Yolun Kıyısında
Gittiler…
Kimse fark etmedi önce,
bir sabah eksildi suyun sesi çeşmede.
Yorgun Bir Ülkenin Sevgilisi
Bir ülke gibi sevdim seni,
yaralı, yorgun,
ama vazgeçilmez.
Bir şiir gibi değil bu
Bir rüzgâr geçti yüzümden,
adını unuttum, kokunu değil.
Sesin kaldı duvar diplerinde,
bir çocuk ağlıyordu, belki bendim.
Ruhun Eşiğinde
Aşkı bir tenin sıcaklığında aramadım ben,
bir rüzgâr geçip gittiğinde savrulan yaprakta buldum,
bir çocuğun gözlerinde yeniden doğan sabırda,
bir sessizliğin kıyısında bekleyen kelimede buldum.
SANA BAKMAK
Sana bakmak,
bir kentin ışıklarını söndürmek gibi
sessizce, içimden.
Bir çocuğun rüyasından düşen kuş tüyüyle
Sana Kırgınlığım
Söyleyemediklerim çöker gecenin omzuna,
senin adın kadar ağır,
senin sessizliğin kadar ince.
Bir rüzgâr geçer içimden,
Gurbet, ince bir tel gibi boğazımda,
Ülkem, gözlerimde kırık bir güneş.
Göçmen kuşlar geçiyor sokaklarımın üstünden;
Her kanat çırpışı, memleketimden bir parça.
Taşlar düşüyor adımlarımın altına,
Bir çocuk sesi, bir çiçekten kopan yaprak.
Sen benden gittin ya…
bir sokağın bütün adımları yarım kaldı,
yıkık bir duvarın dibinde
kendine ses arayan bir rüzgâr gibi
tutunaksızlaştım.
Kırıldı içimin eski takvimi.
Sen bilmiyorsun
gecenin omzuna yaslanmış bir sızı var bende
seninle başlayan, seninle eksilen
bir sokak lambası gibi yanıp sönen
inatçı, yarım bir umut
sen bilmiyorsun
Sen gittin.
Sebepsiz.
Sebepsizlik, en büyük sebepti belki.
Ben kaldım.
Kalmak, gitmekten daha uzun sürdü.




-
Veysel Narman
Tüm YorumlarŞair kardeş şiirlerin,de daima birleştirici olmanı türk milletinin inaçlarına saygılı kelimer sarfetmenizi arzu ediyorum yeteneklerinizi doğru kullanırsanız inanıyorum çok güzel şeylere imza atarsınız sygılar