Kalbine mukayet ol aklın yolundan şaşma
Fırtına sel getirir rüzgâra karşı koşma
Pişmanlık fayda etmez dönüş yolu azaptır
Aşk vardır aşktan öte sen sen ol sakın düşme
Evliye gönül verme eve gider unutur
Evvelin bir damla suydu ezelin toprak
Doğduğun gün ağladın sen ey insanoğlu
Dön de bir bak ne haldedir kuruyan yaprak
Maddeye bel bağladın sen ey insanoğlu
Hesapsız eylemin sonu gelmezmiş akla
Kahverengiydi saçları
sümbül salkım omuzlarına inerdi
Çakır düşler balkon kâffe de işlenir
Pembe tebessümleriyle
Aşk parlardı gözlerinde
Bana kanadı kırılmamış bir aşk söyle
Dikeninden kanamayan bir sevda
Gözyaşlarıyla yeşeren bir gül söyle
Bekletenin şeytanı sürtük olunca
Bekletilenin hayalleri buz tutar
İnsan insandır söz sözü över
Bencillik şah olup azana kadar
Kimi vicdan vardır içini döver
Kimi hesap sürer mizana kadar
Özünden ayrılan çaresiz kurur
Gardaş
Açma yaraları dert derdi yutar
Çile çekmek ile küçülmez gardaş
Yollar karaçalı yürüsem batar
Mevla’m ayak vermiş uçulmaz gardaş
Şimdi geceye sen düştün, Aşk düştü
Şimdi bu şehrin bütün sokakları
Kapılarını sana açtı
Şimdi sevda çiçekleri şarkılara eşlik ediyor
Rüzgârlar sus pus
Yıldızlar demleniyor şavkında
Delişmen zamanların yangınlarında
yeni yetme hayaller değişiyorum
güzel çirkin neye dokunsam
ucu yanık sevdalar basıyor düşlerimi
sevdiğime pişman ediliyorum
Yeni bir yar geliyormuş söyleyin de gelmesin
Kalbimdeki yaraları gizli tutun bilmesin
Ne bende çekecek hal var ne gönlümde yer kaldı
Gelenlerim gidenleri arattı aratalı
Kötü deyin olmaz deyin kaş oynatın göz edin
Kanım kaynamasa gönlüm sevmese
İçimden gelmese canım der miydim?
Gözlerimden gitsen mutsuz olmasam
Sen yokken acıyor yanım der miydim?
Her kim ne düşünüp kurarsa kursun




-
Halil Kayar
Tüm YorumlarTebrikler efendim başarınız daim olsun...
Yaşanacak Mutluluklar Senin Olsun