Kiraz dallarında sarı gagalı serçeler dünyaya uyandığında güneşin arkasında duran sen
gece boyu yıldızlar akmış saçlarına
boncuk boncuk büyüyen gözlerinden
prangalarını kıran kelebekler geçiyor
Bahar ötesi bahçelerden
Gökten indirilen emrin
Yeryüzündeki varisi
Vaat edilen zafer senin
Önce vatan boş gerisi
“Ay yıldıza yar Mehmet’im
İki gönül arası gidip gelen mektuplar
Niçin bana uğramaz bir havadis vermezler
Önümden gelip geçen divaneler meczuplar
Kendilerinden sayar farklı gözle görmezler
Belki çok çok akıllı belki hepten deliyim
Çarşafı beyaz tertemiz bir yatağa uzansam boylu boyunca
Silinse hafızamdaki her şey unutsam evveli, ezeli
Göz değmemiş düşlerle uyansan yeni bir sabaha
Lavanta kokulu hilesiz ışıklar
Penceremden dolsa odama
Bir şiirim olsa, sen olsan içinde
Mercan gözlü mağrur bakışlı güzel
Dağa taşa "sardı", beriye gelmez
Gonca gül üstünden savruldu gazel
Aşk’ı düşe "sardı", sevda mı bilmez
Susmasıyla içime düş sancıları koyan
Sevgi mekânlarının mor saçaklı yeriyim
Zihnimdeki aşkına gölge olmadan zaman
Bende ki benden emin sevgiliyi isterim
İsterim yaşamayı, çözmeyi de isterim
Ele minnet eyleme kendin kendinle
Gel seninim başım gözüm üstüne
Yaşadığın her ne varsa geçmişte
Sil seninim başım gözüm üstüne
Mamur eyle zemherimi tipimi
Her yüze güleni sevilir sanma
İnsan çeşit çeşit dil başka başka
Türlü yaprak açan derilir sanma
Toprak çeşit çeşit gül başka başka
Gönlü güzellere güzel bakılır
Sıcak yarada barut, tevhitle heyecanım
Kudretim, asaletim, Oğuz neslinden geldi
Var oluş, diriliş bu, her damlasında kanım
Parçalanan döşümden çıktı arşa yükseldi
Ateş, demir ve nefret, ölümü soludular
Rabbim lütfetmiş bu günü
Bugün kimsesizler günü
Unutmayalım düşkünü
Bayramımız bayram olsun
Gelin çoğaltalım azı




-
Halil Kayar
Tüm YorumlarTebrikler efendim başarınız daim olsun...
Yaşanacak Mutluluklar Senin Olsun