Dağ dağı görende rüzgârlar susar
Güneş gökyüzüne kendini asar
Cennet kokan tenin sinemde eser
Hani sen nerdesin ben ne haldeyim
Sen baharın kızı sen gül kurusu
Akşam oldu gün tepeyi aşıyor
Boynum bükük ağlıyorum nerdesin
Gözyaşlarım göle döndü taşıyor
Damla damla boğuluyom nerdesin
İsyanların duvarları yarıldı
Yaprak açtım diye şımaran çiçek
Türüm türüm kokan dalların hani
Bağrında geçinen kanatsız böcek
Şebnemin, şerbetin balların hani
Kırılan kalp murad almış mı olur
Ömür bir su misali akar çekilip gider
Saçlarını savurup esmek nereye kadar
Uzak dediğin nedir dünya kaç arşın eder
İrtibatı kopartıp kesmek nereye kadar
Kapat kirpiklerini hissettirme bilmeyim
Ne tadım var ne tuzum var
yağmursuz çöller gibiyim
Ruhum sanki bağbozumu
kuruyan güller gibiyim
Rüzgarlar zamansız esti
Dağların döşünü yaran gençliğim
Bahar gelmiş ömür geçti neyleyim
Bol geliyor sırtımdaki içliğim
Bahar gelmiş ömür geçti neyleyim
Düştüğüm de oldu koştum yoruldum
Cennet gözlerinde aşkı bulduğum
Seviyorum diye bu zulmün niye
Özenle yaratmış kurban olduğum
Seviyorum diye bu zulmün niye
Dobra dobr oldum dolandırmadım
Duruşun sevgili kucağın ana
Kendime yavaşım acelem sana
Denizin savrulur düşer toprağa
Dilim susar rehber kalemim olur
Nolur öp alnımdan öp be İstanbul
Gizli tuttuğun kahkahaların
Kem gözlerden sakındığın mutluluğun
Hüznün duvarlarıyla zindanlandığında
Ağır ağır gelir soluksuz suskun geceler
Ağır ağır hatırlarsın aşk bilip aşk sandığın
Hayatının içine aldığın o hayırsız yolcuyu
Seni aşkın narında yakmışlar da
Yüzükoyun bırakılmışım toprağına
Heykel tıraşın beton artığı tozlarında
Kanadı kırık kelebeğin ayak izleriyim mira
Küllerinden esen duman çekiyor gözlerimi




-
Halil Kayar
Tüm YorumlarTebrikler efendim başarınız daim olsun...
Yaşanacak Mutluluklar Senin Olsun