Ezberleri bozan farklı bir çağrı
Göz göze gelince dolan gözlerin
İçimde dinmeyen asil bir ağrı
Karanlık kirpikli olan gözlerin
Güneşi gördükçe doğrulan başak
Dağ bayır yeşerir sevinçler başlar
Son cemre toprağa düştüğü zaman
Kelebekler uçar, çöp taşır kuşlar
Kuzular kırlara koştuğu zaman
Gözünün Yaşını Görsün İstanbul
Kalbimle eğleşip ilmek attığın
Ağını başına örsün İstanbul
Kanıma girdiğin onca yılların
Hesabını senden sorsun İstanbul
Yağmur taşıyan göklerin
Alaz döşlü, nazar benekli nazlısı
Kalbinin kanatlarını
Uçurturken aşkın tılsımlı sesleri
Savrulan saçlarının üzerinde mavi kanatlı bir kelebek
Gamzelerinin, hüzünlerimi öldüren gülümsemesiyle
Sebepsiz bir kavganın çiçek kokan teninden
Ayrıldım aşkla ruhun birleştiği yerinden
Tanrı bilir iyiyi o hep doğruyu söyler
Ben gitmeliydim önce gelincik gözlerinden
Semazenler semahta, cemde kırklar yediler
Gelincik II
Tutuşturduğunu, cennet bahçeleriyle
Avundurduğunu sanan
Sen de dayanamadın sevmelerime
Gözümün nuru bebeğim ömrümün nazlı çiçeği
Hangi ara büyüdüyse uçup benden gidecekmiş
Baharlarımın goncası evimin ballı böceği
Kendisine yeni hayat seçip öyle gidecekmiş
Su akar yolunu bulur gönül yürür benzerine
Ateşi küle çevirip
Aşkı şiirleştiren gözlerini kapatarak
Arkana bakmadan gidiyorsun
Yeminleri, duaları
Birlikte yazdığımız şiirleri yetim bırakarak
Öyle ya da böyle ömür bitecek
Yolun açık olsun git güle güle
Benim yalnızlığım bana yetecek
Yolun açık olsun git güle güle
Seni kendim gibi bildim bileli
Ben de bu dünyadan sessiz sedasız
Göçüp gideceğim gelmemiş gibi
Ömür tarlasını sürdüm sefasız
Göçüp gideceğim gelmemiş gibi
Vakit akşam oldu daraldı ara




-
Halil Kayar
Tüm YorumlarTebrikler efendim başarınız daim olsun...
Yaşanacak Mutluluklar Senin Olsun