Çağdaşlıktan geri kalmaz çalışır
Lokmasını garibanla bölüşür
Zalimlerle döne döne dövüşür
Kurt bakışlı kartal pençeli erler
İşte ona bizde yiğido derler
Bu sabah
Güneş nazlı, ortam sessiz, hava biraz ıslaktı
Şiir, yaz beni diyordu
Kalem, kağıt ve hatırı sayılır bir çay aldım
Düşündüm, düşledim,
Lal bir ateşin pençesindeyim
Gecelerime kurtlar saldırıyor
Cellâtlar kapanlarını biliyorlar
Sokaklara çıkıyor düşüncelerim
Kapkara kuşlar
Akşamın bir vakti gelip ansızın
Karşıma oturdu kahve gözlerin
Ayazı çözüldü camdaki buzun
Maziye götürdü kahve gözlerin
Düşlerin perdesi kırk türlü yama
Ve…
Kalem dile gelir
Unutulan aşkların son yolcusu
Senin silahın benim
Duvar diplerinde öldürdüğün
Kalemimin dili sanki ben değil
Gizli düşlerimi ele veriyor
Dostluğum ebedi, küs'üm kin değil
Sırlarımı deşip yele veriyor
Özlediğim yarim, yazdığı umut
Düşkünüm… Huzursuzum…
Onu arayışımın şahadeti ısıtırken arzuları
Duygularımın ortasına kızıl bir düş oturdu
Eşkıyanın namlusuna kıyameti asar gibi
Uykuyu uyuttum aştım geceyi
Gel de dolaşalım bağı bahçeyi
Bahar gelmiş börtü böcek uyanmış
İstemem, neyleyim karşı geçeyi
Kalp mi kırılırmış sevdim diyerek
Karadut’um narçiçeğim
Bahar olup açacaksın
Gün düşecek dallarına
Sevinçlerle uçacaksın
Can evinden en derinden
Vakit tam da bu vakit
En koyusundan dem
İnce belli keklik gelin lazım
Buharı üstünde sınırsız semaver
Bir de sen




-
Halil Kayar
Tüm YorumlarTebrikler efendim başarınız daim olsun...
Yaşanacak Mutluluklar Senin Olsun