Ne ipe geliyor ne de bir sapa
Şeref şerefsize ne yapsın gardaş
Ne söz kar ediyor ne yağlı sopa
Şeref şerefsize ne yapsın gardaş
Kaynayan kazanda pişmeden taştı
İÇİMDEKİ VOLKAN MUHTAÇKEN SUYA
ÇEVİRDİN YOLUMDAN DÖNDERDİN BENİ
SULARI ÇEKİLMİŞ DİPSİZ KUYUYA
YÜREĞİMDEN VURUP İNDİRDİN BENİ
NE YÜZÜNE GELDİM, NE SORU SORDUM
İğde çiçek açtı ibibik uçtu
Arının suyundan kelebek içti
Kınalı turnalar yamaçtan geçti
Aşkımız vuslatsız kaldı sevdiğim
Yaşadığım dünyam şehirim sensin
Ey yücelerin yücesi ey sultanların sultanı
Bir huriye gönül verdim badesin içirecen mi?
Sevabımla günahımla kulun kölen olan beni
Kader çizgime dokunup sevinçten uçuracan mı?
Dagarcığım şiskin değil, bir lokma ekmek bir kaşık
Sultanlar sultanı âlemler şahı
Buyur et kapında kölen olayım
Gizli yaraların eşsiz cerrahı
Nasip et yolunda ölen olayım
Aşığım aşkınla bağrını yakan
Susma İstanbul
Köyümü yuvamı terk edip senin
Ayağına geldim susma İstanbul
Bulutlar ağlıyor yaslı mı günün
Döşüme döşüme esme İstanbul
Alaca karanlık günle örtüşür
Susunca kuşların kanat sesleri
Şehir yalnızlaşır agaçlar üşür
Susunca kuşların kanat sesleri
Güneş çekilirken hüznünü eker
Değmeyene değer verdim
Üşüyorum üşüyorum
Gönlümleymiş meğer derdim
Küsüyorum küsüyorum
Esir aldı bir yarımı
Şu yalan dünyada karneme düşen
Tek zayıfım sendin sınıfta kaldım
Bir günde kırk kere karar değişen
Tek zayıfım sendin sınıfta kaldım
Bir diğer yarımdın mutlu yanımdın
Eskiden, toprak gibi, toprağı sever
İnce çubuklarla çizgiler çizer, olmazdı eşeler
Tozlara belenirdik
Çamurdan havuzlar,
Bahçe duvarı çakıl taşlarından evler yapardık




-
Halil Kayar
Tüm YorumlarTebrikler efendim başarınız daim olsun...
Yaşanacak Mutluluklar Senin Olsun