Sultanlar sultanı âlemler şahı
Buyur et kapında kölen olayım
Gizli yaraların eşsiz cerrahı
Nasip et yolunda ölen olayım
Aşığım aşkınla bağrını yakan
Susma İstanbul
Köyümü yuvamı terk edip senin
Ayağına geldim susma İstanbul
Bulutlar ağlıyor yaslı mı günün
Döşüme döşüme esme İstanbul
Alaca karanlık günle örtüşür
Susunca kuşların kanat sesleri
Şehir yalnızlaşır agaçlar üşür
Susunca kuşların kanat sesleri
Güneş çekilirken hüznünü eker
Değmeyene değer verdim
Üşüyorum üşüyorum
Gönlümleymiş meğer derdim
Küsüyorum küsüyorum
Esir aldı bir yarımı
Şu yalan dünyada karneme düşen
Tek zayıfım sendin sınıfta kaldım
Bir günde kırk kere karar değişen
Tek zayıfım sendin sınıfta kaldım
Bir diğer yarımdın mutlu yanımdın
Eskiden, toprak gibi, toprağı sever
İnce çubuklarla çizgiler çizer, olmazdı eşeler
Tozlara belenirdik
Çamurdan havuzlar,
Bahçe duvarı çakıl taşlarından evler yapardık
Kalbim başka dilim başka diyorsa
Yazmasın kalemim kırılsın gardaş
Güneşim doğmasın yalanım varsa
Ömrüme pranga vurulsun gardaş
Bozuldu kalbimle aşkın arası
Gökyüzü masmavi
Toprak yumuşak
Buram buram hasret yayılıyor baktığım her yöne
Bir rüzgar geçiyor buralardan
Bir kakül düşüyor kaş arasına
Hiç unutamadığım bir güzellik dokunuyor döşüme
Seni kendim için sevseydim eğer
Kuruyan yaramı deşer miydim hiç
Hayırsız olduğnu bilseydim eğer
Şu karlı dağları aşar mıydım hiç
Gülüşün gökyüzü, cemalin ay’dı
Kızılcık dudağın aşk öpülesi
Kahverengi gözler efsun ötesi
Ruhumu gasp eden o titrek sesi
Senin diye sevdim sen diye sevdim
Merhabayı kesip açma arayı




-
Halil Kayar
Tüm YorumlarTebrikler efendim başarınız daim olsun...
Yaşanacak Mutluluklar Senin Olsun