Yıkadım Gülüşünü
Derdinle dertleşirken
Güneş doğmadan erken
Derdinle dertleşirken
Akşamın bir vakti Sivas gar’ında
Ardından gizlice baktım ağladım
Otobüs perondan çıktığı anda
Derince bir eyvah çektim ağladım
Bir halden bin acı doldu içime
PENALTI YOK SİVASLIYA
ADAM TOPU KOLTUKLADI
GÖTÜRÜYOR VERMEM DİYOR
HAKEM GÖZLERİNİ YUMDU
GÖREMEM DE GÖRMEM DİYOR… Diyor diyor diyor
Sallanır göklerin kar beyaz bulutları
Ahşap evlerde duman
Bahçelerde son güz gülleri
Çiğ düşer yapraklarına mehtabın
Martılar ıslanır
Martılar sessizliğe susar
Hazırlanmadan kabrim kopmadan kıyametim
Müjdeleseydin beni son günahın olsaydım
Bir canım vardı sendin, varlığım ganimetin
Uyusaydım döşünde kan uykuya dalsaydım
Suçluyum…
Bu sabah merdivenlerden inerken
İki basamak arkandaydım
Senden gelen orkide kokusu aşk a çağırıyor
Sordum Sorguladım Beni
Aldım kendimi karşıma
Sordum sorguladım beni
Issızda yalnız başıma
Sordum sorguladım beni
Dün yoktur, bugün bitti, yarın var mıdır bilmem
Her şey gelip geçiyor elde kalanı söyle
Yarayı açan gelsin ölsem yüzüne gelmem
Menzil uzakta olsa yolda kalanı söyle
İğne sahipsiz değil ol diyenin eli var
Ey yücelerin yücesi ey sultanların sultanı
Bir huriye gönül verdim badesin içirecen mi?
Sevabımla günahımla kulun kölen olan beni
Kader çizgime dokunup sevinçten uçuracan mı?
Dagarcığım şiskin değil, bir lokma ekmek bir kaşık
Sultanlar sultanı âlemler şahı
Buyur et kapında kölen olayım
Gizli yaraların eşsiz cerrahı
Nasip et yolunda ölen olayım
Aşığım aşkınla bağrını yakan




-
Halil Kayar
Tüm YorumlarTebrikler efendim başarınız daim olsun...
Yaşanacak Mutluluklar Senin Olsun