İrem bağlarının ahu çiçegi
Sevda yokuşunda açan gonca gül
Çorak gönüllerin tatmayacağı
Aşkın iksirinden içen gonca gül
Tikeniyle hemhâl yar ile yaren
Yüreği yaralım gurbet bakışlım
Gönül dostum sen Sivas a hoş geldin
Kirpikleri gece, gözleri yaşlım
Gönül dostum sen Sivas a hoş geldin
Haber saldım mektup yazdım tez elden
Gönül gel seninle bir karar kılak
Çağrılan her yere gitmiyek gayri
Geçmişin izini kökünden silek
Zehiri bal diye yutmuyak gayri
Dün eskide kalsın biterse bitsin
Mevsim yaprak dökse dönse de güz e
Bahara giden yol kıştaymış meğer
Asırı devirip gelsek de yüz e
Gönül on sekizlik yaştaymış meğer
Gölgeye gölgesi düşmez velinin
Devranın devrildi gocadın gönül
Güle yanaşmadın taşlara döndün
Değmeyenle beni harcadın gönül
Çevirdin yönünü puştlara döndün
Yüzüne gülene tamah eyledin
Eyvallahım yoktur hey hat
Zora inat gülesim var
Gücüme gidiyon hayat
Ya sen ya ben diyesim var
O ebed'im o ezelim
Ölümü öldürenler var
dediler henüz görmedim
Felekten çalınan gün kâr
dediler henüz görmedim
Düşlerime doğan ay'dı
Kalbim başka dilim başka diyorsa
Yazmasın kalemim kırılsın gardaş
Güneşim doğmasın yalanım varsa
Ömrüme pranga vurulsun gardaş
Bozuldu kalbimle aşkın arası
Gökyüzü masmavi
Toprak yumuşak
Buram buram hasret yayılıyor baktığım her yöne
Bir rüzgar geçiyor buralardan
Bir kakül düşüyor kaş arasına
Hiç unutamadığım bir güzellik dokunuyor döşüme
Seni kendim için sevseydim eğer
Kuruyan yaramı deşer miydim hiç
Hayırsız olduğnu bilseydim eğer
Şu karlı dağları aşar mıydım hiç
Gülüşün gökyüzü, cemalin ay’dı




-
Halil Kayar
Tüm YorumlarTebrikler efendim başarınız daim olsun...
Yaşanacak Mutluluklar Senin Olsun