Ey kararan gözlerimin mor çehresi
Ey kartalların özğürlük pençesi
Acıları çığlık çığlığa yankılanan çentikli kayalar
Ey cesaretimin heybetli temsilcisi
Dönüp öylesine bakmıştın
Elim havada sallandığında
Gözden kayboluşun
Son yolculuğa uçan
Göçmen kuşu hatırlattı
Ganimet Salih’indir göz koyduğu her yerde
Nankör Salih yakınır, der kör talih körlerde
Oysa dört ayaküstü, düştü son ki seferde
Yeni adet çıkarttı dur merkebim dur be çüş
Ankara’ya varınca bir hoş oluyor bir hoş
Güneş gibi durur başında alı
Gölge mi olurmuş zakkumun dalı
Aylardan haziran günlerden salı
Aşık oldum o gün sana ölürüm
Birazcık geç kalsan halin sormasam
Kıymet vermişliğim insan olana
Gani gönüllüyüm ganimet sanma
Çürümek yetmez mi ibret alana
Helal olmayanı hak nimet sanma
İçi çürük dışı kalay olanı
Dönen dönsün sevgi bizim yolumuz
Yolcunun yoldaşı sarı papatyam
Sasımız sözümüz gülen yüzümüz
Sevmek yolun başı sarı papatyam
Bulut alçalınca, kaçar karınca
Hangi kitap da yazdı, bu nasıl bir ölümdür
Sen yaşa, ben öleyim, ben öleyim Sedanur
Bu kaçıncı katliam, bu kaçıncı zulümdür
Sen yaşa, ben öleyim, ben öleyim Sedanur
Sen açmamış çiçeksin, sen ballı bir böceksin
Mavi gökyüzüm
Yeşil vadim
Kayalara vuran dalgalarıyla duyuluyor
Yosun kokulu güzel denizlerim
Kör kütük aşkınla düştüm yollara
Şehrini dolaştım sabaha kadar
Unutma, gelirim demiştim sana
Şehrini dolaştım sabaha kadar
Neyin rüzgârıydı başında esen
Sen öğrettin
Dalgaların kıyıları döverken
Yosunları bilinmezin ıssızlığına
Çekip sürüklediğini
Sen söyledin




-
Halil Kayar
Tüm YorumlarTebrikler efendim başarınız daim olsun...
Yaşanacak Mutluluklar Senin Olsun