Şiiri severdi
Yemek yapmayı da
En çok gitmeyi severmiş
Gidince anladım
Düşleri güzeldi
Biliyorum
Aşkın böğründen çıkıp gidildikçe
Daha çok yakınlaşırmış insan kendine
İçten içe yakarmış aşk kimsesizleri
Bu kadar doluyken içime dönük
Üzerimizde mevsimsiz bulutlar
Kendilerine özgü serzenişleriyle
Yağıyor şehrin derinliklerine
Sokak aralarında raks eden kadınlar
Anlamsız bir koşturmaca hali
Hiç kimsenin hiç kimseden haberi olmadan
Uzundu geceler
Herkesin içine karışıp gittiği
Uzun çok uzun geceler
Yokluk türkülerinin eşliğinde
Kimsenin duymadığı kendi içine dönük
Herkesin içine yazılı
Ve sonra her şey değişti
Yıldırım hızıyla geçerken geceler
Kabuğunu çatlatıp dünyaya geldi
Çirkindi ama sevimliydi
Üşümüştü gözleri düşmüştü
Savunmasız bir o kadar sevgi dolu
Gözyaşlarına koydum tabureyi
Urganı boynuma geçirip
Cellâdın son dileğin sorusuna
Gözlerinde sallandır beni diyebilmek için
Sen yüreğimin mevsimlerine açan yalnızlık çiçeği,
Hüzün dolu yaprakların süpürür gecelerimi...
Yeşermeden kurutulmuş düşlerini şiirler sulasın.
Sen yüreğimin rıhtımına demir atmış,
Kanadı kırık, fırtınalardan çıkmış yalnız martı...
Yalan oluyor çok şey
Aşk gibi
Ki aşk bilinmezliğiyle
Limon kokusu sabahlarını
Aydınlatırken
Şaşırtan güzelliğini
Seni ilk yazdığımda çoktan gitmiştin
Gecikmişliğin yüküyle asılmıştı kelimeler
Ve kalem inkâr etmişti
Sen her gecenin yüzüne işlediğim
Renkler soldukça tuza bandığım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!