Güneş dokunuyor ellerime
Gözlerinden uzaklarda
Yanıp giderken bakışların arasında
Kendi kendime yabancı
Hüzünlü akşamların getirdiği
Yazdıkça yazmak
Kelimelerle sevişmek
Kimi zaman hüznü
Kimi zaman hazzı işlemek
Geçip giderken dudaklarından
Ve ben tutkulu şiirlerden vazgeçip
Nutkumun tutulduğu imgelem kuyularına düşmüşlüğümle yazmıştım seni
Saçlarına dokunabilmek adına rüzgârları kıskanıp
Gözyaşlarını saklamak için yağmur olmuştum
Sadece ellerin üşümesin diye mevsimleri bahar saymıştım
Her geceyi sen bilip, sabahlarıma seninle uyanmıştım
Sözleri küskün şiirlerden ayrılırsın
Gözlerin düşerken ak sayfalara
Ellerin dokunur ellerime
Sıcaklığın düşerken kelimelere
Hüznün d/indiği gecelerde
Söylenirsin aşk diye yazılan şiirlere
Yalnız bir sayfaya düşürülen
Onca harf yumağı bütünlüğü
Ve açılan dudak arası trafiği
Dökülür
……….Dökülür
Şimdi ne oldu biliyor musun?
Bazen sesli yâda sessiz düşünüyorum. Çok mu eskidik, çok mu zaman içine karıştırdık birbirimizi ki tanıyamıyoruz. Oysa bir bütündük, ne ara böyle uzaklaşıp koptuk birbirimizden...
Son zamanlarda şiir yazmıyorum, kitap okumuyorum eskisi gibi. Yeni kitaplar alıyorum alışkanlık işte ve bir köşeye bırakıyorum. Hani insanın ağzının tadı kaçar ve hayattan zevk almaz; işte öyle bir şey yaşıyorum. Şimdikiliğim karışık ve bir o kadar sessiz diye tanımlanabilir.
Biliyorum senin de söyleyeceklerin vardı benim duyup duymazlıktan geldiğim. Başta dedim ya koptuk birbirimizden, bir daha yakınlaşmamacasına...
Çayı sevdim
Birde çay karası gözlerini
Bana çay deme
Gözlerin gelir aklıma
Demleyip içerim yüreğimde
Seni yaşamak şiirse
Yazdıklarıma say gitsin
Senden öncesi olduğunu
Senden sonrasının milat
Şiir gibi sevdim
Şiir gibi yaşamadan
Hangi yöne dönsem bir sen
Şiir okunsun gözlerinden
Duyarım sesim çıkmaz
Sessizce dokunup bıraktığın
Senin gitmiş olman neyi değiştirir
Gitmiş olduğun senden gidemedikçe




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!