Oysa içimden geçenler sığmıyordu hiçbir kabın içine
Ve hiçbir şiirin gücü, seni anlatmaya yetmezken
Kelimelerin düğümlenip kalmışlığı karşısında
Vuruyordu pencereden içeriye düşen ışık huzmesi
Sessizliğin can bulduğu saatleri gösterirken
Çok kalabalıklar içinde
O kadar yalnızım kendimden
Söylediklerim yarınlara eşdeğer
Tutulurken kaçırıldım kimliğimden
Bu çözünülmezlik kafası
Bu boşluk hissi
Yokluğunun vurduğu
Günlerin birbirine karışıp gittiği
Şiirlerin sustuğu
Yazmak hiç kolay değil
Şimdi neresinden giriş yapsam diye düşündüğüm şiirin, tam ortasına düşmüşken buluyorum kendimi ve dökülüyor gecenin içine kelimeler…
Karanlığın içinde uçan martıların
Sessizliği bozan çığlıklarını
İzleyen bir çift göz ve
Aşk pusuda kol geziyor
Şimdi bir şiir düşer kalemimden
Öncesi yüreğimde demlenmiş
İçine neleri sığdırdığından öte
İçinden neleri uğurladığını yazan
Bir şiirdir ne de olsa
Bir şiir sadece içine dünya sığmış
Bir akşam saati
Herhangi bir günün gelişiyle
Sessiz bir özlemin son buluşuna tanık
Sesli bir coşku seli
Gecenin içine dökülen
Bilindik fasıllardan uzak
1-
Senin içinden geçenleri bilmek isterdim
Benim bu kadar dışa vurmuşluğum karşısında
2-
Nasıl bir neşter vurdun bu aşka
1-
Bir gülüşün var
Yüzlerce şiire sığmayan
Gülüşünün içinden geçip gidiyorum
Uzak şehirlerin en uzak olunası köşelerine
Bir sen arıyorum böyle dokunulmuşken benliğime
1-
Nasıl bir mucize
Hayalleri gerçeğe döndürecekse
O olsun, o olsun, o olsun
2-
1-
Çok konuştu çok söylendi
Bir şiir yazmadı
Belki yazmak istedi
Belki yazdı söylemedi
Bildiğim tek şey




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!