Kendi kabına sığmadıkça
Yeni bir sayfa aralanıyor
Tutunmak istedikçe
Gözlerin uzaklara dalıyor
İzahı yoktur bazı şeylerin. Bulanık görünmüş olsa bile yaşanır. Arkasında herhangi bir sebep aranmaz. Devriktir cümleler ve tam açıklaması yapılamaz. Yaşanması gerekir ve yaşanır.
Ben kaçmaya çabaladıkça sen tuttun ellerimden… Kaçamadım senden ve seni yazmaktan…
Mühürlü bir kapıydın önümde ve anahtar filmlerde olduğu gibi paspas altında hiç değildi…
Yazdım ve yazdıkça sen çoğaldın, ben küçüldüm sevgili…
Artık bir sabahın ayazıydı düşlerim… Sensizdi ve sensizlik boşluktu. Düştüm…
Öyle hırçın, öyle asil…
Yıldız uçurduğum gözlerinden ayrı kaldım. Sönük bir volkan küslüğü şiirlerim…
Tüm yüzlere seni asmışlar sevgili… Ben bocaladıkça, set örücüler karşıma dikeliyor.
Nefesim ol! Duy bu sesimi… Kesik bir dil ve kendi içinde birçok söylence…
Kederli bir akşamın son demlerinde yuvarlıyorum seni satır aralarına… Orada kal!
Öyle gizli, öyle sevecen…
Seni kimsesiz gecelere uğurladım…
Bir damla gözyaşına tahammülü kalmayan şiirler ağladı…
Ağladık satır aralarında sevgili…
Öldü dedim. Öldü… Duyuramadım sesimi kâğıda kaleme…
Yazdıkça yazdı seni olmazlarında…
Ne zaman aklıma düşsen, yeni bir sayfa açıyorum. Belki diyorum sana dair yazdıklarımı okursun diyerekten... Seni yazıyorum hiç usanmadan ve en çokta F5 tuşunu seviyorum. Her sayfa yenilemesine senin gelebilme ihtimalini ekliyorum. Şiir bitiyor ve yoksun. Yeni bir sayfada buluşuruz ümidiyle, çarpıya basıyorum.
Öyle kızgın, öyle durgun...
Severken seni...
Şehirler dolduramaz boşluğu…
Gitmeyi istiyorsan eğer sessizce gideceksin. Ardından bakan bir sevgili değil şehir olacak.
Şehir özleyecek seni ve şehir duyacak kimsesizliğini, duyuracak… Giderken hiç kimseye haber vermeyeceksin. Sadece şehir bilecek seni ve sen şehri bileceksin.
Sizlere çok güzel aşk sözcükleri yazabilirim.
Bunu da iyi becerdiğim söylenir.
Öyle ki kuşların kanatlarını boyayıp,
yıldız bunlar diye yutturmuşluğum bile olmuştur…
Siz yinede kulak asmayın her söylenen söze, yazılıp çizilene
Aslında hiç kimseyiz bu dünyada…
Bir biz varız birde aradığımız ben’ler
Kandırdım yine sizi…
Yok öyle bir şey önce siz varsınız sonra sen’ler
Hiçbir şey canımı bu kadar yakmamıştı ve hiçbir şey bu kadar kimsesiz hissettirmemişti. Tutunduğu daldan düşmemek için çabalayan son yapraktım ve sen bir rüzgâr olup estin. Düştüm... Hiçbir yürek böyle bir acıya dayanamazken, ben seni için için sevdim. Sevdikçe koptum benliğimden... Tutunmak istedikçe içine çekildim sensizliğimin durmak bilmez girdaplarına... Her gördüğüm ışık sen yandı. Yanan ışıkları hep sen sandım...
Öyle masum, öyle kirletilmemiş bir dünyadaydın ve sana ulaşmak için geçtim şehirlerden…
Boştu şehirler, kimsesizdi. Birazda sen gibi…
Ben olamazdı. Çünkü ben seninle bir ben’dim.
Öyle masum, öyle kirli…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!