Şehrin çok sesliliğine dalıyor gözlerim
Ki ardına gizlenmiş özlemlerle
Karışıyor sesim boğazın hırçın dalgalarına
Ey şehrim İstanbul
Senin içinde yaşamak mı güzel
Yoksa kitaplardan görüp okumak mı?
Susmak gerekiyordu sustum
Kendi içimi parçalayarak
Sesim kesilip, boğulurcasına sustum
Gün doğmaz şehirlerin içinden geçip
Sensizliğin getirdiklerine sustum
Varlığını yüklediğim gecelere
Bu şehir ne kadar boş geliyor
Sensiz yaşanırken günleri
Sokaklarına hüzün girmiş
Kaldırımları yalnızlıkları süpürüyor
Nasılda İstanbul kokuyorsun
Nasılda gözlerin düşüyor yedi tepesine
Sen beni sev bende seni.
Bir yerlerde buluşalım şarap içelim.
Sonra gece olsun.
Sonra yürüyüp gidelim kumsallarda; koşalım yıldızların peşinden sarhoş olalım. Gecenin hüznünü dağıtalım. Düşelim kalkalım aşk olalım. Şarap içelim üzerine cila yapalım. Güneşi birlikte batırıp, birlikte doğuralım. Gece bitmesin biz sabahını karşılayalım. Bir çorbacıda soluklanalım. Kırlarda yürüyelim piknik yapalım. Ben şiir yazayım, sen yazdıklarımı okumamı iste; sesli şiir okuyamadığımı bildiğin halde beni zorla, gülelim. Bir öpücükle kandırıp yazdıklarımı elimden alıp oku. Sen beni izle bende seni. Zaman dursun…
Karanlıktı düşlerim
Kurtulmak istedikçe boğulduğum
Nefes almanın zorlaştığı
Yalnızlık iklimlerine soyunukluğumda
Günler gecelerden ayrışmış
Saatler seni gösterir
Senin olmadığın zaman dilimlerine
Senliğin vurduğu krizler depreşir
Eksikliğim sendendir ey yâr
Köşesi tutulmuş hayatın içine sığınışım
Sesin aynadır yüreğini gösteren
Ve yüzün güneştir sabahlara ışıyan
Bu kadar sokulmuşken gözlerine
Uzak durma istersen bakışlarıma
Temize çektiğim ne varsa bu dünyada
Gece elbise yerine hüzün giydi
Kulağımda dünden kalan şarkının tınısı
Unutmak istediklerim unutulun
Çünkü ben iyi unuturum
Unuttukça yenilenir hayat
Boşa kürek sallamanın anlamsızlığı
Sesinin yansımasıdır
Gülüşüme sebep
Görmeden görebilmekti
Gözlerindeki ışıltıyı
Dokunuşlarını duyumsamaktı
Mesafelerin önemsiz kaldığı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!