Yâr'dan bûse almadan esen gönlüm avâre,
Yakandı bu ruhumu arzu duyan dudaklar.
Dalar gibi derinden mâzideki hayâle,
Ruhumsa bu gönlümü bir çıkmazda kucaklar.
***
Terk ederek bedeni, sessiz kendi hâlinde,
Huzuru ölünce, seni sevince...
Bak, inceden ince karlar yağıyor.
Dilim lal oluyor seni görünce,
Şu Ay gözlerinde, sende doğuyor.
Siyahı beyaza kar arada bir.
Ne istersen var burda, o âlemi ara bul!
Ağyar olmuş Fatih’e o nazlı kız İstanbul.
Yine yürür gemiler, bayrak olur ordumuz.
Bilmeyiz nâ'mahremi, pâyidardır yurdumuz.
Savrulan bir yaprak misali dünya,
Gözlerinde hasret bende ümit var.
Hatırası keder her hâli rüyâ,
Ölüm yakın dert çok, işte bu kadar.
Bir gece sinsice girdi kanıma.
Dilleri baldan tatlı sevse bir sırma saçlı,
Ruhum ateşte yansa, rüzgârlara "es" demem.
Ey gözleri bir âhû, günahımsın hem suçlu,
Çeksen de cehennemden cennetine, istemem!
Kapıldım bir inceye,
Sev, böyle seveceksen.
Dertler düşer geceye,
Gönlüme ereceksen.
*
Kanmam dünya malına,
Giz dolu gözlerimin istersen ferini al,
Yollarını kaybeden aşkın fırtınası ol.
Sığındığım limandan dertler sahrâsına sal,
Hazân olmuş ruhumun sen ki maskarası ol.
Kaşların karasına, al beni arasına,
Sarsana arasıra, kara gözlü sevdiğim.
Kulakları küpeli, çok incedir elleri,
Baldan tatlı dilleri, kara gözlü sevdiğim.
Bir gece sinsice girdi kanıma,
Akarak delice değdi canıma.
O'nu hece hece yazdı alnıma,
Yandı garip ruhum, inan tutuştu...
Mevla'ya şu canım onla kavuştu.
Kalbim sende kaldı, zormuş çağırmak;
Kendine iyi bak, dönmeyeceğim.
Zoruma gidiyor senden ayrılmak,
Yemin ettim artık sevmeyeceğim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!