Böyle olsun istemezdim.
Sonumuzu böyle hayal etmemiştim.
Bir vedanın bu kadar sessiz,
bir yokluğun bu kadar sağlanabildiğini
aklımın hiçbir yerinde tutamamıştım.
Bir mezar taşının soğukluğu kadar
soğudum bu hayattan.
İçimde sönen ateşin küllerini
rüzgâr bile taşıyamıyor artık.
Kendimi nasıl anlatayım?
İnsanlar, senin hayatına müdahale edemediklerinde
seni anlamaya değil, yargılamaya başlarlar.
Ulaşamadıkları her duruşuna
bir etiket, bir isim, bir hüküm bırakırlar arkana.
Önce sessizliğini çözmeye çalışırlar,
Vefa ..
Kimi sevdiğimizi bilmeden yeniliyoruz ..
Sor denilen duyguya ..
Kimler için üzülüyoruz bilmeden ..
Dost denilen duyguya ..!
Mutluluk neydi sahiden, bir kalpte mi saklıydı,
Bir çift gözde kaybolup tek bir isme mi bağlıydı?
Yoksa Rabbim yeryüzüne sererken rahmetini,
Her zerrede gizledi de biz mi kaçırdık yerini?
Bir sabah uyanırken yüzüne vuran o ışık,
Mutlu musun sahiden?
Bu soruyu kaç gece
Yastığın uygulandığı da
Cevabını senden alamadım.
Ben bilmiyorum çünkü,
Gülüşümün sesi bile yabancı artık kendime.
Umud ettirip yarı yolda birakmakta
cinayettir ..
Nasil bir acı olduğunu
İnsan hayatina nelere mal olduğunu
Yaşamadan bilemezsin ..
Yeni yıla girerken
Herkes dilek tuttu,
Ben adını tuttum.
Saatler on ikiyi vururken
Kalbimden başka bir şey söylemedi,
Ne para, ne Şans, ne mucize…
Değdimi..!!
Gerçekten merak ediyorum.!
Neden sevdirdin ve gittin.?
Neden ümit ettirdin.!
Hayatta kalacak bir dal var oluşuna inandırıp gittin.!
Kendimi anlamlandırıyorum bu ara,
Kendim kendime yabancı.
Bir tarafım mahşer,
Diğer tarafım papatya tarlası yeri.
Kalabalıklar içinde yalnızım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!