Özür her yarayı sarar mı sandın sen?
Kırılan kalp susar ama unutur mu hemen?
Bir sözle yıktın içimde kurduğum her şeyi,
Şimdi bir “özür”le mi sileceksin geçmişi?
Bilmezsin…
Papatyada bir yaprak daha olsaydı
Belki kader başka yazılırdı,
Belki yollar ayrılmaz,
Belki insan sevdiğine geç kalmazdı.
Bir çiçeğin narin yapraklarına
Sevgilim senin de öğretmenler günün kutlu olsun..
Bana sevginin aşkın var oluşumunu öğrettin.
Her sevgi bir gün biter demiştin ..
Ne güzel bir cümleydi ..unutmadım
Ayrılığı öğrettin mesela
Bir pişmanlık her acıyı iyileştirir mi sanıyorsun?
Paramparça olmuş bir ruhu
hangi söz toparlayabilir, biliyor musun?
İçine düşen o boşluğu
hiç hissettin mi gerçekten,
Yoksa sadece konuşmak mı kolayına gelen?
Zaman öyle bir hale geldi ki,
yüzler maske, bakışlar prova,
her selamın ardında saklı bir senaryo,
her gülüşün altında eksik bir duygu var.
Sokaklar bile yabancı artık,
Ruhsuz derler bana, bakmadan geçip giderler,
Gözlerimdeki o yorgunluğu hiç mi hiç görmezler.
Bir kalbim vardı oysa, çoktan susup incinen,
Şimdi sadece kabuğum kaldı, içimden eksilen.
Bir “Nasılsın?” kadar uzağım artık insanlara,
Sesim boğulmuş gibi kendi içimde duvarlara.
Ruhumun sevgine ihtiyacı vardı,
ayrılığı değil.
Gidişine değil,
Umutsuzca sensiz bırakmana değil,
sensizliğe alışmamı beklemene incindim.
Sen kandığım en güzel rüyaydın..
Beni benden alan,
Umut ettirip yolda birakan..
Hayel kurdurup yerle yeksan eden..
Oysa bir rüya olamicak kadar duygumdun.!
Bu sabah sabır çiçeği gibi uyandım hayata,
Sessizdim…
Sanki içimde yıllardır konuşmayan bir mezarlık vardı.
Rüzgâr bile adımı anmaya korkuyordu,
Ben ise hâlâ çocukluğumun kırık ayakkabılarıyla
Geçmişin sokaklarında yürüyordum.
Bana sadık kalana,
hiçbir şeyden vazgeçmem.
Ne bir dosta,
Ne bir söze,
Ne de kalbimin emanetine.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!