Yine uykusuz gecenin bir vaktinde,
Sensizim; sensiz olunca ben kimsesizim.
Yarsız olunca, yaralıyım.
Yokluğunda, deli divaneyim.
Sensizliği anlatacak,
Merhaba Eski Dostum
Sen benim eskiden sevdiğim dostum…
Seni sevme yükünü
Yıllarca üzerimde taşıdım.
Seni, bu kalbim sen olmasan da
Sorsan ben deliyim sana, divaneyim,
Kim bilir, belki de sırılsıklam aşığım.
Görsen ben de ben değilim,
Kaşık ağzımı bulamıyor, güzelim.
Düşünceler beynimin içini kemirmekte,
Evet, seni sevmedim; haklısın.
Çünkü sen zamanını ayırmadın bana,
zamanla aradın beni.
Senin aklına düşmem için gerekli olan tek şey
bana değer vermendi.
Bir akıl hastanesinin bilmediğim katlarından birinde,
Tek bir odada, yapayalnız bir köşede pencereden dışarı bakıyorum.
Camın hemen önünde kocaman bir ağaç var;
Sokak lambasının ağaca vurmasıyla üzerime değen bir gölge oluşuyor.
Sessizce oturuyorum, insan sesi duyamıyorum.
Oysa ben hep severdim insanları, doğayı, yaşamı;
Bir sonbahar sabahı sokağa düşen yaprakları,
Tasoyu, saklambaçı, kör ebeyi, mahalle maçlarını…
Ne çok severdim mahallede misket oynamayı.
Oysa ben nasıl da hayat dolu bir insandım;
Elbet bir gün bu dünyadan göçeceğiz.
Kimsenin kimseden haberi olmayacak.
Dün konuştuğun insanı bugün göremeyeceksin.
O kişiyle kurduğun tüm hayaller yarım kalacak.
Bugün aklına gelenleri yarına bırakma.
Bir yanı eksik hikâyenin,
Büyütemediğim o yarım nefes yüzünden.
Kuramadığım bir yuvanın gölgesi,
Peşimde, her güzel kapının eşiğinde.
İşte bu yüzden, doğru dürüst bakamadım,
Bahara, yeni yeni çiçek açan ağacın altında,
Yeşil çimler, rengârenk çiçekler üzerinde,
Kare şeklinde, el ile dokunmuş bir kilim üstünde,
Bu kadar güzellik içinde seni düşünüyorum.
Gök masmavi, bulutlar parçalı bembeyaz,
Gecenin bir yarısı, burnuma kokun geliyor.
Derince çekiyorum kokunu ciğerlerime.
Bu nasıl bir aşk kokusu, göğsüm kabarıyor.
Aldığım her nefes huzur veriyor bedenime.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!