Henüz kimseyi sevemedim,
bir yemek yemeyi sevdiğim kadar,
veya bir suyu içmek,
onun verdiği hazzı tatmak kadar.
Bir hayvana yaklaştığım kadar da sevemedim bazı insanları.
Seni beklemek, hiç görmediğim bir denizin kıyısında
Güneşin doğuşunu gözlemek gibi bir şey.
Rüzgar esse, kokun gelir mi diye soluğumu tutuyorum,
Yağmur yağsa, senin sesinle mi iner toprağa?
Henüz adını bile bilmediğim, ey en büyük hasretim.
Bir yanı eksik hikâyenin,
Büyütemediğim o yarım nefes yüzünden.
Kuramadığım bir yuvanın gölgesi,
Peşimde, her güzel kapının eşiğinde.
İşte bu yüzden, doğru dürüst bakamadım,
Bayram gelince,
insanların yüzü değişir derler.
Ben aynaya bakıyorum;
hiçbir şey değişmiyor.
Sanki herkesin içinde bir çocuk uyanıyor,
Bahara, yeni yeni çiçek açan ağacın altında,
Yeşil çimler, rengârenk çiçekler üzerinde,
Kare şeklinde, el ile dokunmuş bir kilim üstünde,
Bu kadar güzellik içinde seni düşünüyorum.
Gök masmavi, bulutlar parçalı bembeyaz,
Gecenin bir yarısı, burnuma kokun geliyor.
Derince çekiyorum kokunu ciğerlerime.
Bu nasıl bir aşk kokusu, göğsüm kabarıyor.
Aldığım her nefes huzur veriyor bedenime.
Eyy bebekliğim, mızmızlanan bebek,
Senin kadar ağlamıyorum artık.
Eyy çocukluğum, herkese inanan çocuk,
Kimseye senin kadar inanmıyorum artık.
Ey gençliğim, o güçlü hırslı genç,
Ben sen sevgimi gör diye
Çok çabaladım, sevgili.
Ama sen her defasında kendini
Görmemeye, inanamamaya kodladın.
Belki de
Hayaliyle uyuyup,
Hayaliyle uyandığım kadın (adam),
Sevgisine sımsıkı sarıldığım,
Sesinin sıcaklığıyla ısındığım,
Göğsünde sevgimi yatırdığım kadın (adam),
Hoş geldin hayatıma, sevdiğim, hoş geldin.
"Dost" demek yetmez bu gönül bağına,
Sen beni huzur, ben seni can bildim.
Düşmüşken bu sevdanın en saf ağına,
Ben senin ruhuna, özüne geldim.
✨
Gözlerin... Görmeden sevdiğim o derin kuyu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!