Ali Admış Şiirleri - Şair Ali Admış

Ali Admış

Şöyle bakıyorum da hayatıma:
Binlerce insan girmiş çıkmış,
Hepsi bir ders olmuş bana,
Zamanım nasıl da boşa geçmiş.

Her insana güvenmem, yok mu?

Devamını Oku
Ali Admış

Ne kadar da kolay söylersiniz:
“Aşkım, canım, ömrüm…”
Siz aşkı da, canı da, sevmeyi de inanın bilmezsiniz.
Bu güzel sözleri de ağzınızdan hiç düşürmezsiniz,
Siz aşkı, sevdayı, sevgiyi de böylece kirletirsiniz.

Devamını Oku
Ali Admış

Öyle bir söz ki; cam kırığı.
Güzel kalbim mi? İşte o ağrıyor.
Naifsin derken, niye parçalandım?
Sanki en zayıf yerimden yakalandım.
Bilsen ki o güzellik, hep bir yük.
İnce ruhum, şimdi derin bir kuyuya bükük.

Devamını Oku
Ali Admış

Aynı sokakta, tek yönde, karşı karşıya,
Birbirimize bakışır bir hâlde.
Kalabalığın içinde, sen ve ben sadece,
Gözlerine gözlerime daldığında.

Kalplerimizin aniden birbirine ısınması,

Devamını Oku
Ali Admış

Ağlarken mi gözler ıslanır, yoksa
Islanırken mi gözler ağlar, bilemedim.
Bana “Nasılsın?” dediler, “Kötüyüm” diyemedim.
Sorsan onlara, iyiydim ben; bencildim.

Değer verdim, yanımda kalmasını bilemediler.

Devamını Oku
Ali Admış

Sığamadım kimsenin hayat atlasına,
Hep o boşlukta asılı kaldı sorum:
"Sevildim mi, yoksa bir gölge miydim?"
Cevabı bilsem de, tersine yürüyordum yolu.

Gerçek; bir cam kadar berrak ve netti,

Devamını Oku
Ali Admış

Her bana yaklaşanı sen zannetmemi,
Bir başka insanı sana benzetmemi…
Ne kadar acı verdiğini bilseydin bana,
Kendini hiç affedemezdin, sevdiğim.

Gece yarısı korkuyla uyanmamı,

Devamını Oku
Ali Admış

Bugün seni özlüyorum.
Yarın belki senden nefret ederim.
Ertesi gün seni daha çok severim.
Kim bilir, bir bakmışım seni unutmuşum.

Günler sonra yüzünü,

Devamını Oku
Ali Admış

Siz beni bir "insan" değil, bir "imkan" olarak haritaya işlediniz.
Hangi yaranız sızlasa, benim tenimden parça kestiniz,
Hangi boşluğunuz dolsa, benim ömrümü oraya harç diye döktünüz.
Şimdi o haritayı yaktım; koordinatlarım artık sizin dilinizde yok.

Babamın gölgesi üzerime ev değil, mezar oldu,

Devamını Oku
Ali Admış

Üzgünüm; bir yalanı, bir hayali sevdiğim için,
Üzgünüm; kendimden bu kadar çok ona verdiğim için.
Pişmanım, evet... Közü bitmez bir ateşe gönül verdiğim için.
Oysa ben, sönmeyecek bir ışık arıyordum kalbimde,
Meğer boş bir fısıltıymış, duyduğum her söz.

Devamını Oku