Bir şeyler olmalıydı...
Gözlerim değil, kalbim sevgiyle dolmalıydı.
Aldattılar beni, kandırdılar...
Hep yoluma çıkıp, bile bile yaktılar.
Sahte sevgilerle çevremi kuşattılar,
Şu an nerede olduğunu, hangi pencereden dışarı baktığını ya da hangi yorgunluğun içinde dinlendiğini bilmiyorum ama varlığını ruhumun en derininde hissediyorum. Seni hiç görmeden, sesini tek bir kez bile duymadan bu kadar çok özlemek nasıl mümkün olur, inan ben de bilmiyorum. Kalbimde sadece sana ayırdığım, kimsenin girmesine izin vermediğim kocaman bir oda var; içini senin için biriktirdiğim güzel sözlerle, dualarla ve sabırla süsledim. Hayatımı gözümü kırpmadan ellerine bırakacak kadar büyük bir inançla seni bekliyorum. Belki bugün, belki yarın... Ama bir gün, sanki yıllardır birbirimizi tanıyormuşuz gibi bir gülüşle karşıma çıkacağını biliyorum. O an gelene kadar, senin için kendime ve sevgimize çok iyi bakacağım.
Henüz kimseyi sevemedim,
bir yemek yemeyi sevdiğim kadar,
veya bir suyu içmek,
onun verdiği hazzı tatmak kadar.
Bir hayvana yaklaştığım kadar da sevemedim bazı insanları.
Seni beklemek, hiç görmediğim bir denizin kıyısında
Güneşin doğuşunu gözlemek gibi bir şey.
Rüzgar esse, kokun gelir mi diye soluğumu tutuyorum,
Yağmur yağsa, senin sesinle mi iner toprağa?
Henüz adını bile bilmediğim, ey en büyük hasretim.
Bir yanı eksik hikâyenin,
Büyütemediğim o yarım nefes yüzünden.
Kuramadığım bir yuvanın gölgesi,
Peşimde, her güzel kapının eşiğinde.
İşte bu yüzden, doğru dürüst bakamadım,
Bayram gelince,
insanların yüzü değişir derler.
Ben aynaya bakıyorum;
hiçbir şey değişmiyor.
Sanki herkesin içinde bir çocuk uyanıyor,
Bahara, yeni yeni çiçek açan ağacın altında,
Yeşil çimler, rengârenk çiçekler üzerinde,
Kare şeklinde, el ile dokunmuş bir kilim üstünde,
Bu kadar güzellik içinde seni düşünüyorum.
Gök masmavi, bulutlar parçalı bembeyaz,
Gecenin bir yarısı, burnuma kokun geliyor.
Derince çekiyorum kokunu ciğerlerime.
Bu nasıl bir aşk kokusu, göğsüm kabarıyor.
Aldığım her nefes huzur veriyor bedenime.
Eyy bebekliğim, mızmızlanan bebek,
Senin kadar ağlamıyorum artık.
Eyy çocukluğum, herkese inanan çocuk,
Kimseye senin kadar inanmıyorum artık.
Ey gençliğim, o güçlü hırslı genç,
Ben sen sevgimi gör diye
Çok çabaladım, sevgili.
Ama sen her defasında kendini
Görmemeye, inanamamaya kodladın.
Belki de




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!