Ah, bu geceler, yok mu bu geceler?
Israrla bir türlü uyumayan şu bedenler.
Of, şu sessizlik, yok mu şu sessizlik,
Düşüncelerin birbirine girdiği şu saatler.
Beyni o kadar yoruyorsun ki,
Kurbanı olduğum bir sevdanın kansızlığı,
Çok sevmenin sonucu çektiğim yalnızlığı,
Onunla birçok kez hayal kurduğum yazlığı,
İçinde balık tutmaya çabaladığım bir sazlığı.
Onu düşünürken elime kağıt kalemi aldığım,
Ne adım atacak halim var,
Ne de seni sevecek cesaretim.
Ne savaşacak gücüm var,
Ne de kazanacak mühimmatım.
Bir pazar sabahına daha sensiz uyandım.
Pazar gününün sevinci var içimde,
Bir de bitmek bilmeyen özlemin…
Bu pazar da yoksun, güzel gözlüm.
Bir pazar sabahına daha gözlerimi açtım.
Gözlerimden dökülen yaşlar da senin eserin.
Bu dünyada ne eşin var ne de benzerin.
Sen yanımda olsaydın, belası olurdum kanserin.
Yoksun, güzelim, yanımda yoksun.
Sessizliğimi bozan büyülü bir varlıktın.
Seni dinleyip anlamayarak,
İçim yanarken, dışımda çiçekler açarak,
Bazı gerçeklerden kaçarak,
Hataları görmezden gelerek.
Dinlemeden konuşup susmayarak,
Çok yorgunum arkadaşım, çok.
Sen bunu benden ilk defa duyuyorsun.
Duyduğun hâlde öylece dikilip duruyorsun.
Belli ki sen benden daha çok yorgunsun.
Seni kim yordu, arkadaşım?
Babamı, annemi, kardeşlerimi, arkadaşlarımı,
Daha yaşarken gömdüm kara toprağa.
Bunu başarana kadar çok gözyaşı akıttım,
Travmalarım oldular; sonunda bunu da atlattım.
Hak etmediniz size karşı olan sevgimi,
Rüzgar bazen yön değiştirir, bilirim
Dün estiği yerden, bugün esmez.
Ağacın dalları eğilir, bükülür
Ama kökleri topraktan kesmez.
.
İnsan da öyle, değişir elbet
İyi değilim, anlamıyorlar, anlamıyorlar.
Kimseyle konuşasım gelmiyor.
Hele yeni bir insanla tanışasım yok.
Hayatla irtibatı koparmışım.
Değişik bir kafa, bomboş bir kafa.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!