Bir şeyler olmalıydı...
Biliyorum, bir yerlerde bir şeyler başka olmalıydı.
Gözlerim bu yaşlara değil,
Kalbim o sığamadığım sevgiye dolmalıydı.
Aldattılar...
En saf yerimden, en çok inandığım yerden kandırdılar beni.
Bazı sözler vardır, ciğer yakar;
Mesela en sevdiğin birinin sana
Güvenmediğini söylemesi gibi,
Veya sana inanmadığını söylemesi.
Sevgine inanmaz!
Sırf üşüyor diye üşüdüğün o insan
Yaz sıcağın da seni üşütme di mi ?
O üzülmesin diye sustuğun o insan
Sana ağzına geleni söylemedi mi ?
Kırılmasın diye düşündüğün o insan
Belki aşkı yazamadım satırlarıma,
Belki aşık olamadım daha hayatımda.
Belki de aşkın içinde kaybolmuşumdur,
Belkiler de aramışımdır aşkı, kim bilir.
Belki değil de “ben ki” veya “sen ki” demek vardı,
Sevilmeden sevmek mi? Kesinlikle olmaz.
Acılar mı, yeniden mi? Yo yo, çekemem.
Kuruyorum yine kafamda sana göre;
Kurduklarım bir bir gerçek çıktı, cane.
Kazanmadan kaybetmek mi? Hayır, hayır.
Efkarın zirve çıkışlarında,
Hayatın bu çıkmaz karmaşasında,
Seni düşünebiliyorsam ben hâlâ,
Beni daha sevmelisin, daha fazla.
Uyuyana, uyuncaya kadar sevebiliyorsam,
Her sabah bir mecburiyetle uyanırım,
Yirmi dokuz yıldır süren bu uyanış.
Omuzlarımda sorumluluklar, önümde hedefler,
Hayatta kalmak için attığım her adım.
Dört yaşımda başlayan o zorlu sınav,
Öyle çok şey düşünmeden, beni sevsen ya.
Tek kelime etmeden, öylece karşımda dursan ya.
Üşüdüğüm için değil, sarmak için beni sarsan ya.
Sadece gözlerime bakıp, beni anlasan, olmaz mı?
Hissettiklerimi hissedip, yanımda kalsan ya.
Beni bilmeden konuştunuz, varsın olsun,
Ben kendimi biliyorum, yetmez mi insana?
Yarım kalmış cümleleriniz, dolanır arkamdan,
Ben sustum, sustukça büyüdüm zamana.
Ben hep sevdiklerime inanırdım zaten.
Ama anladım ki, kimseye körü körüne güvenmemek lazımmış.
“Canım” dediğin, ne çabuk can yakan oluyormuş.
Meğer değer dediğim şey, sadece bana göreymiş.
Değer verdiğim insanın değişme hızı hâlâ şaşırtıyor beni.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!