Gözlerinde görüyorum, o ince perdeyi;
Biliyorum, sen de benim gibi yorgunsun.
Gerçek aşkın, o saf, yalın sevginin,
Ve kırılmaz bir sadakatin peşindesin.
İşte tam burada kesişiyor yolumuz;
Sabahları yorgun uyanıyorum.
“Uykunu alamadın mı?” diyorlar…
Gözler kapansa da beynim uyumuyor.
Kafamın içinde tanımadığım yüzler,
tanımadığım sesler, nesneler…
Gönlümde kor gibi yanan, küllenmeyen aşkın,
İçimde kulaklarına varamayan hislerim var.
Sen benimle yaşarken geçmeyen hasretin,
Düşünürken seni akıttığım gözyaşlarım var.
Yaşanan onca şeye ihanet etmeyen bir ben,
Sevmeyi bilmeyen kalplerde neylersin?
Ne diye kalbini böyle meşgul edersin?
Gerçi sen acı çekmeyi çok seversin,
İstenmediğin yerlerde ne gezersin?
Kalbim seni çok incittiler,
Ellerin uzansa bana, tutacak kadar;
Gözlerin yaşarsa, yanağına silecek kadar;
Ağzını açsan, ses olacak kadar...
Başka sevdim seni be!
Kızgınlığını dinginletecek kadar;
Her yazdığımı yaşamadığım gibi,
Her yaşadığımı yazmamam gibi,
Senin varlığınla yokluğun aynı gibi,
Bir varsın bir yoksun, anlamamam gibi.
Gibilerle dolu bir hayatın dibi,
Bazı ayrılıklar hiç buluşmadan gerçekleşir,
Tıpkı sen ve benim vedam gibi.
Üzgün iki ruh, korku dolu iki kalp;
Biri giderken, diğerinin dur dememesi gibi.
Aynı yönde ilerlerken şerit değiştirdik,
Bazı sözler vardır, ciğer yakar;
Mesela en sevdiğin birinin sana
Güvenmediğini söylemesi gibi,
Veya sana inanmadığını söylemesi.
Sevgine inanmaz!
Sırf üşüyor diye üşüdüğün o insan
Yaz sıcağın da seni üşütme di mi ?
O üzülmesin diye sustuğun o insan
Sana ağzına geleni söylemedi mi ?
Kırılmasın diye düşündüğün o insan
Belki aşkı yazamadım satırlarıma,
Belki aşık olamadım daha hayatımda.
Belki de aşkın içinde kaybolmuşumdur,
Belkiler de aramışımdır aşkı, kim bilir.
Belki değil de “ben ki” veya “sen ki” demek vardı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!