Ne oldu sevgilere?
Birden düştü gözümüzden
İhtiyaçmı kalmadı ne
Sevgisizliğin kol gezdiği
Sokaklarda...
İstirahate çekilir gece gözlerimde
Yıldızların söndüğü kuytularda
Dağ yosunlarından suların çekildiği
Yosunculların yapıştığı saatlerde
Yorgun saatlerin bir bir üstüne
Yıkılışıdır zaman
Ufuk çizgisinden uzaklaşıyor gözler
batan güneşin ardı sıra ıslak
aydınlık büyük aydınlık!..
Cehaletin gözlerine inen yumruk
zulme galebe çalan bir salkım ışık
talan edilen yaşamlar yalan her şey yalan
Durulmuş bir denizdir
engin gözlerin
yavaş yavaş vurur göğsüme
sahili döver gibi.
Hiç bir şey mutlu edemez beni
senin mutluluğun kadar
Yine geldin;
Ayların hasta yüzü,
Ellerinde uçurum kadar ayrılıkla
Toprakta sürüklenen kanatlarınla.
Yine geldin;
Bir bıçak gibi sevdamı
Hepimizin yer aldığı Sisifosvari çaba
ölümü zincirlere vurdu bir kısmımız
bir kısmımız önde ötekiler geride
yenilgi başarının kalıcı olduğu yerde
yeniden diriliyor ondokuzuncu yüzyıl
yirmibirinci yüzyılda mülkiyet çağı
Kim yağmalar seni;
Baykuşlardan başka,
Kızıl gözlerin kanattığı gece
Ufukta salkım salkım dağılır
Karanlık yüreklere somurtur aydınlıklar
Azgın dalgalarla boğuşur
Kısrak başı kalkıyor bu deniz dalgaları
kozmik nida çağrısı bir fısıltı gökyüzü
karnı doymuş aslanın uykusu derin derin
bozbulanık akıyor suları Ezine'nin
bir sergi görünümü dal budaklı sahiller
derinlere gizlenmiş ürkmüştür tüm canlılar
Elimle dokunduğum sevgili değil
Onunla paylaştığım sevgi yalanmış
Bir sanal âlemde yaşıyormuşuz
Bu benim ellerim gözlerim değil
Beynimde dolaşan sanal aynalar.
Duyguyla sezmeler o da yalanmış
Seni hiç mi hiç unutmayacağım;
Bir unutursam ladesleneceğim
Bir aşk ki; hayallerim kadar büyük
Onun için umutlarım bileyi taşında
Suyunu vermedeyim...
Karabasanları sussun zifiri karanlıkların




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!