Doğduğumuzda üryan bedenimle buluştu
Özgürlüğün mavi kuşları,
Ben büyüdükçe o hep aynı kaldı içimde
Özlem kanatlı...
Ahmet TIĞLI 3.9.2006 (Sevgi Merdivenleri)
Gel kardeşim takıl peşime
Nereye gidiyoruz deme
Gideceğimiz yer uzak değil
Gönüldebn ırak değil.
Mavi gözlü yavuklun mu var
Yeşil gözlü sevgilin mi
Yıdızlar uykuda
Gece uykusuz kalmış
Dokunmayın yüreğime
Tükeniyorum...
Sokakta ulu orta kırbaçlanmış
Küheylan gibi
Güz bitti sevgili;
Soğuk kış beklerken
Bir bahar gibi esti yüreğime
İri gözlerinin uçuk bakışlarından
Süzülen mehtap...
Sende tamamlanmamış bir şey var
Bir yüreğin aleviyle tutuştu
Kleopatra'nın saçları
Aşk şafak kızıllığında ulaştı
Yanmaya hazır dağların ardından
Yüreklerin kalderasından
Küllerini savurarak şehrin eteklerine.
O karanlık o karanlık çökecekti sokaklarımıza
biliyorduk asılacaktı özgürlük
sevgiler mahkûmdu duvarlar arasında
yücelerden esen rüzgârlarda
sarp kayalardan dönüyordu çağ
günahların bacalarında kurum
Ben sustum susmadı sevdam
Hüzzama çalındı tüm şarkılar
Bulutlara nasıl yükleniyorsa yağmurlar
Öyle yüklendin gözlerime
Umuda yolculuğa çıktı muhacir düşlerim
Mekânsız kuşlara döndü gönlüm
Sen şafak sökerken sızdın
Karanlıklarla boğuştuğum odama,
Kolay mı öyle karanlıklardan kurtulmak
Baykuşların tünediği gözlerimde gece,
Ve sen ey aşk,tek hece,
Uykularıma gönderilen kâbuslar gibi
Poyraz ürküntüsü bakışların lacivert yüzün
Eşsiz güzel seni seyretmek gönül balkonundan
Uçuşan gölgelerin sağır,karanlıkların uçurum
Güneşin alnına vurmuş suların bayram şenliği
Yıllanmış sevdalar akıp gider yüreklerden
Donmuş sular yanık tenleri yok eder
Sen gelmez oldun;
Altın boynuzda indirdim yelkenleri
Sustu sular,gökyüzünde turnalar
Kara haber getirir
Gece madende bir acıdır
Karanlığın gölgesinde bu şehir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!