Her an durmaksızın homurdanırsın
Yağmurlar yatıştırır huzur bulursun
Yemyeşil ormanlarla mutlu olursun
Nedir bu haşinliğin,bu sert duruşun.
Mezar yaptın yüzyıllara açtığın bağrı
Karadeniz saltanat kurmuş gönlümüze
İnadına kanatıyor kalbimizi
Üstümüze üstümüze geliyor dalgaları
Beyaz köpükleri çıldırtıyor
Ölümsüz bir sevdanın ak elleri gibi
Karadeniz'in her dalgasında ayrı bir sevda
1-Tanrı yürüdü Aden bahçesine
güneş işledikten sonra kovuldu Havva
lânetlendi yılan bütün dünyayı saptıran
şeytandı yılan kadının topuğuna saldıran
ezecekti yılanın başını kadının soyu
günahların sonucu utanç...
Bir güvercin uçtu gökyüzüne
Kanadı kırık,
Mavi masmavi bir özgürlüğe
Meteorlar yağdı üstüne
Hâki renkli,kan kırmızı,
Gagasında bir demet çiçek
Senin bakışların uzun kar ışığı
Yanıldım yıldızlara bakarken
Bir kaç adım ötemde,
Karanlık kuyuların kör bakışında
Bir muhalif sestin duyulmayan.
Gönüldür bu;
Gönlüme kuru bir çöl kumul kumul yığıldı
Yıllar yılı bir vaha özlemiyle beklerken
İçimde kırık bir saz rüzgârınla inledi
Gönlümün mızrabıyla şarkımızı söyledi.
Deli denizlerinin her dalgası bir sevda
Her dalgada büyüdün,büyüdün yüreğimde
Sokakları fersah fersah arşınlarken
Bir sokakta karşılaştık seninle
Peşin sıra giderken.
Gülen yüzünün aydınlığına kapıldım
Yağmura tutulmak gibi bir histi
Islanmadan kurtulamazdım.
İşte sen bu kaderle yaşayacaksın gülüm
Tebessümlerinin ardında yaşam
Kıskanan biri çıkar herzaman
Gülü soldururlar niçin
Karınca gibi ayakların var senin
Sevdası tükenmeyen bir yüreğin
İstanbulun kanatlarındayım
Beyaz gemiler geçiyor gözlerimden
Kuşlar iki özgürlük arasında
Bir mevsim ölüyor gözlerimde
Dünyanın bakır tasından
Altın saçların okşuyor beni
İstanbul'un elleri;
Hissiz bir yabancıdır parmakları
Bir yakadan öbür yakaya uzansa da
Çoğaldıkça yalnızlaşır sokakları.
Seni sevmedi bu şehir,ellerini tutmadı
Umutların inkitasıdır çaresizlik




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!