Nisan da kar mı yağar sevgili,
Sen yoksun ya,kış direniyor
Gözleri bembeyaz nisanın
Sen yoksun ya;
Karları erimiyor baharın.
Güneş mavi gözleriyle bakmıyor
Kesişen gözlerimiz bir sevdayı arar gibi
Gerçek mi düş mü gönlüm bunu sorar gibi
Bir bahar havasına düşen bir cemre gibi
Isıttın yüreğimi bir bahar yeli gibi.
Sen ne Mina'da şeytan taşlayan taş yığını
Ne yanardağdan fışkıran lâvsın
Susun yıldızlar
Sevgilim gözleriyle konuşacak
Karanlıklar silinecek
Mehtap göz göz inecek
Arsız gecelere
Bir kutup yıldızı
İçimin gecesine düşen yıldız
Hangi dünyalardan getirdin
Mehtabın meltemini
Ağzında muştular taşıyan güvercin
Rüzgarlarına kurdum hamağımı
Aşkın iplerine tutunarak
Yarım kalmış hevesleri
Taşımaktan yorgun gönlüm
Sevdaların rüzgârına
Kapılıpta esen gönlüm.
Karanfilin kokusuna
Muson yağmurları nasıl doldurursa okyanusları
Gözlerin öyle doldurur yüreğimi
Bir deli sevda eser gözlerinden
Gözlerin gecelerimin ayışığı
Dalga dalga harelenir...
Bizim aşkımız tennureler giymiş
Ötekiydiler;
nerede olurlarsa olsunlar öteki
açlık çizgi çizgi dizilmiş yollardır
ölüm alanlarından yürünür
sanal yaşam alanlarına
Tarlabaşı'nda mola alır
Büyücüler gece karanlığında geldiler
İsli ve marsık kokan yüzleriyle
Zümrüdüanka kuşunun kaf dağı ötesinden
Kötülük damıtılan tütsüleriyle
Yakıp yıkarak geçtiler üstümüzden.
Sevgi iki yürek derinliğinde
Yordun beni
İpek kozasına sarılmış yalanlarınla
Yıktın beni yaşadığın dramlarınla
Kararttın gönlümü bitmeyen ısrarınla
Ben senin doğal halini
Damla damla gözyaşlarımla bekledim
Sen boşlukta bir seyyare
Güneşini bekleyen,
Okyanusların dibinde
Yosun tutmuş karanlıklar
Kuytularda asırlık kaplumbağaların
Sırtlarında kat kat dünyalar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!