Acılar yangısı her yerde
dingin gözlerde harlanan ateş
rüzgârın keskin ıslığında
hüzünlü müzik...
Açlık bağırgan gerçek,haykırıyor
bir süt birikiyor kısır memelerde
Bana susmasın gözlerin
Gecenin karanlığı susmaz
Yıldızlara sitem eder
Mehtapla boğuşur karanlıklar
Gözlerinin suskunluğu
Karanlıklardan da derin
Ya bende kayboldu aşk
Ya sende sustu yakamozların aydınlığı
Susma karanlıklar gibi,
Güneşimi söndürüyorsun inan.
İki gezegen nasıl bakışırsa
Öyle bakışıyoruz seninle,
O diyor ki;
ŞAİRLERİN PRENSİ:
'İlk kez göksel koro içinde
Toplu şarkı söylemiyor şairler'
Büyük ozanlar! ..gömün şiirlerinizi yüzyıl
Hugo'nun ölürken yaptığı gibi...
Nedensiz değildir sana gelişlerim
Dalga dalga ruhumda esen
Rüzgârların üstünde
Bir çay molası tadında
Sende dinlenişlerim
Özlem çivilenmiş duvara
Gözyaşlarımız sinsi bir yağmur gibi
İşliyor içimize,
Susuz yaz akşamlarında su içen yıldızlar
Sürüklüyor mehtap ırmağını
Karanlığın bir duvar olup
Yaslandığı gözlerimize
Yüreğinde renk renk sevda gülleri
Bahar kokar yanar gönlün içinde
Kıskandırır susar öten dilleri
Bir hicranı sezer bülbül içinde.
Ayrılığın sessiz gönül telleri
Gökyüzü arapsaçı ve homurtulu
kuşlar dane arıyor apartman boşluklarında
gagalarında hüzünlü cılız muştular
bahçede zakkum ağacı ölüm orucunda
zulüm iyilik kervanlarının yol keseni
bir devenin hörgücünde tükenen iksir
Sizin şehirleriniz yürür hep yürümüştür
çünkü ayakları taştan ve çeliktendir
ama görünmez ayaklarınız
karanlıkta çıplaktır.
Oburdur şehirleriniz
çorak bozkırlarımızın üstünde tepinir
Bir fırtına bulutu çökmüştür şehre
bu son saatlerde Bizans'ta
ne fikir ayrılıkları ne din tartışmaları
Basileus'u korumak içindir bütün çaba
Kyrie Elei son duasındadır bütün halk
Ortodokslar Katolikler dünyeviler çocuklar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!