Ellerim ellerinden düşecek
Saçlarım saçlarınla örecek toprağı
Dudaklarımızı böcekler kemirecek
Dokunduğum teninden tenimin izleri silinecek
Aşkımızın devasa yolculuğunda
Bir yürüyüş başlayacak sonsuzluğa
Kaç kez duyduk biz beraberiz
Kaç kez birlikteyiz diyenleri
Ne kadar da kolaymış birliktelik
Sevgiden de ileri...
Ağaçlarda ormanda yanyana durur
Farkında bile olmadan
Gökyüzü yıkandı çöktü karabasanlar
"Ruhsuz Otomatlar "tiyatrosunda
çekildi insanlık sahneden
üst üste koyduklarımız silindi belleklerimizden
yüreklerimizdeki birikintiler isyandır bu çağa
ortak oldu virüsler yaşam atlasımıza
Yıldızın çok düşük iskambil kağıtlarında
Yalancı medyumlar çizer kaderini
Karanlık sokaklarda
Gözlerinde iki çizgi var
Kedinin tırmıkları kadar kararlı
Koşu parkurudur yaşam
Seninle bu gece3 depremleri konuştuk
enkazı kaldırdık yüreklerimizden
yıkık dökük bir mesken gibiyim
altımızda kaynayan bir cehennem
üstümüze çökmüş bir gökyüzü
ruhumda dinmeyen acı...
Hergece saltanat kayığına biner
Uçarım maviliklere,
Hangi limanda bulurum kendimi
Yırtılır yelkenlerim
Son fırtınasında yüreğimin
Mayna eder duygularım
Gözlerim istirahate çekilmiş
Dalarken düşlerin deryasına
Zamanın zamansız boyutunda
Bedenimden havalanıyorum
Bulutların üstüne...
Bir kâbus homurtusu çarşafa sarılmış
Tüm mahmurluğuyla indi gözkapaklarım
Kirpiklerim kepenk oldu gözlerime
Çatık kaşlarınla geldin dün gece
Bulut yüklü özlemlerin ardından.
Bakışlarında kaçak hayallerin vardı
Dudaklarında unutulmuş tek hece
İsli bir lâmbaya bakar gibi bakıyoruz
Güneş tutulması gözlerimizle
Karanlıklara korkarak giden
Akşam gibiyiz.
Uygarlıklar aydınlıksa
Neden yokolmuyor karanlıklar.
Siz yapamazsınız herşeyi
Şair yapar.
Gökkubbeyi ters çevirir
Kadeh yapar.
Koyar şarabı içine
Şerefine kaldırır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!