Yollara düşüp gelme peşimden
İstemem ağlamanı
İçimde yelkensiz bir poyraz eser
Alır götürür sevdaları
Geçtiğimiz yerlerde nefesi var
Durak durak yaşanan sevdamızın
Bu gece hayal okyanusunun dalgalarındayım
İçimde patlayan dalgalar
Karanlık suların girdabında
Sağnak yağmurlarla susturdum
Martı kanatlarına yüklü muştuları
Hiç beklemedi aşkın gözlerime
Aktarılabilir bilgi birikimidir kültür
değildir yalnız insana özgü
memeliler ve kuşlarda
bir iletişimdir bu birikim
babadan anneden ve de toplumdan
alır bu ilk dersini
İçimizi kasıp kavuran çöl fırtınası
Hayallerimizi yakıp yıkarak esmekte
Gözlerimizde umudun fersiz ışığı
Karanlığın gece lâmbası gibi yanmakta
Özgürlük yağmur bekleyen toprak
Demokrasi sehpasında idamın
Huzurumsun! ..
Bütün huzurları kovdum
Haşa huzurdan
Onlar zaten huzursuzdu
Bir tek sen kaldın huzurumda,
Hızurum...
Bir gidip bir geliyorsun düşlerimde
Sonbahar yaprağından topluyorum saçlarını
Rüzgârın hırçın yelesinden sessizce
Bulutlarından yağıyorken duygularım
Yüreğimde yüreğinin sıcaklığı var.
Kızıl derili güneş ala kesiyor düşlerimi
Suskunluğunda kanıyorum
İçimin sessiz çığlıklarında
Gönlüm direnirken
Beynimin dirençleri bir bir yıkılıyor
Gönlümün kasırgaları
Sarı yaprakları döküyor
Sen içimdeki alâim-i sema
Aşkın rengarenk halisin
Boyuyor tüm atlasımı
Aşk ikliminin renkli yağmurları
Ve esiyor gönül sahillerime
Muson rüzgârları....
Güneşe gömelim aşkları
Soğusun gönül çeperleri
Sismik bir fırtınada
Kırlır gönül fayları
Ne zaman durulur
Artçı sarsıntılar bilinmez
Gözlerinin ufuk çizgisinden bakıyorum
Gönlünün enginlerine,
Gözlerin derin bir gökyüzü
Sayfa sayfa açılmakta galaksilere
İçimi ısıtan güneşlere...
İki dünya var içimde birisi sen;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!