Durulmuş bir denizdir
engin gözlerin
yavaş yavaş vurur göğsüme
sahili döver gibi.
Hiç bir şey mutlu edemez beni
senin mutluluğun kadar
Yine geldin;
Ayların hasta yüzü,
Ellerinde uçurum kadar ayrılıkla
Toprakta sürüklenen kanatlarınla.
Yine geldin;
Bir bıçak gibi sevdamı
Hepimizin yer aldığı Sisifosvari çaba
ölümü zincirlere vurdu bir kısmımız
bir kısmımız önde ötekiler geride
yenilgi başarının kalıcı olduğu yerde
yeniden diriliyor ondokuzuncu yüzyıl
yirmibirinci yüzyılda mülkiyet çağı
Kim yağmalar seni;
Baykuşlardan başka,
Kızıl gözlerin kanattığı gece
Ufukta salkım salkım dağılır
Karanlık yüreklere somurtur aydınlıklar
Azgın dalgalarla boğuşur
Kısrak başı kalkıyor bu deniz dalgaları
kozmik nida çağrısı bir fısıltı gökyüzü
karnı doymuş aslanın uykusu derin derin
bozbulanık akıyor suları Ezine'nin
bir sergi görünümü dal budaklı sahiller
derinlere gizlenmiş ürkmüştür tüm canlılar
Elimle dokunduğum sevgili değil
Onunla paylaştığım sevgi yalanmış
Bir sanal âlemde yaşıyormuşuz
Bu benim ellerim gözlerim değil
Beynimde dolaşan sanal aynalar.
Duyguyla sezmeler o da yalanmış
Seni hiç mi hiç unutmayacağım;
Bir unutursam ladesleneceğim
Bir aşk ki; hayallerim kadar büyük
Onun için umutlarım bileyi taşında
Suyunu vermedeyim...
Karabasanları sussun zifiri karanlıkların
Bir vefanın gözbebeklerinden
Acılar gökyüzüne çekilsin
Bu gece herşey sussun
Ellerin duaya her kalkışında
Umudun damarlarına yürüyen
Her damlada
İnsanlık onuru da kanatlanır bazen
Bazen de denk düşer çıkarlara
Uygarların dünyasına yük olur kara lekeler
Eller,kollar,ucuzladıkça ucuzlar
Sanırsınız ki; merhamet ürünüdür özgürlükler
Donanmalar Amerika dan,İngiltere den yol alır
"Bugünler iyiliksever bir perinin
ustaca anlattığı acımasız bir masal"
loş bir karanlıkta keman ezgisi
bir dalın ucunda asılı kalan
güneşten kavrulmuş kuru bir yaprak
yoksullaştırıcı bir karanlık zulmün yüreği




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!