Toprağı dinliyorum bakıyorum geceye
duyuyorum dokunuyorum her şeye
derin karanlık ağır sessizlik
iniltiler geliyor dipten dibe
inceden müzik esintisi
şen kahkahaları bastıran
Ne zaman gözlerim dolsa
Sen düşersin yüreğime
Ağırlığınca çöker sevdan
Gönlümün derinliklerine
Sarı başağı öper güneş
Işık kokar yüzün,gözlerin yıldız
Bereketli topraklar üzerindeyiz
Bir ayağımız Mezopotamya
Bir ayağımız sularında Akdeniz'in
Deniz derya içindeyiz
Kaldırıp başımızı bakıyoruz güneşe
Denize batmış yorgun güneşin ufkundayız.
Hıncahınç bir adanın küresel sakinleri
uzakta derin ufuklar hazır filikalar
hedefe gidiyoruz kapalı bilincimiz
uçurumlar belirsiz hedef derinde
bir bireyim ben bölünmem parçalara
sistemlere bölünmem özden geliyorum
Bütün nehirler aynı denize akar
Tropik yağmur ormanlarından
Savanalar dinmeyen gözyaşı gibidir
Yüzyıllardır Mozambikin.
Marcelina Dos Santosun şiirleri
Viva,Viva a Frelimo nun sesidir
Duygularımızı pazarlıyorlar sormadan
harici algoritmalarda
oysa her şey et ve kemikten
her şey organik ritüellerde
gırtlak sensöründe şarkılar
şarkılar duyguların alfabesinde
Karadeliklerin karanlığından
Yıldızların aydınlığına iniyorum
Sensizliğimle başbaşa orada
Işığını bekliyorum yıldız gözlerinin
Gelmeyeceğini bile bile...
Ne çok hayallerim varmış sana dair
Nasıl unuturum;
Bakışlarının gözlerime değdiği anı
Güneş tutulmasıydı sanki zamansız
Gülücüklerin aydınlatmıştı geceyi
Dalıp giderken sözlerine.
Günün içinden uzanıp yalnızlığımı
Gölgeli bir gündü yağmur yüklüydü
Dalgın bakışlarında susmuştu İstanbul
Seni ararken bir zaman diliminde
Mahzun bakışlı sarı bir yapraktın
Toprağa düşen damlalar gibi gözlerimde
İlkbahar aralarken perdelerini
Âlem geceye dönmeden sırtını
Yüzünü dönmez şafaklar,
İşte o andır tükenişi karanlıkların
Açılır gözlerden kirpik kirpik düşen gölgeler
Ufukta morarmış dudaklarıyla
Üşür dünyam yalnızlığında,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!