?"Aslen Doğu Türkistanlı olup, Nevşehir'in Gülşehir ilçesinde dünyaya geldim. Hayatımın bu döneminde Kayseri’de ikamet etmekteyim.
?Sanat yolculuğuma şair, yorumcu, içerik üreticisi ve radyo sunucusu olarak devam ediyorum. Şiir, benim için sadece kelimelerin dizilimi değil, ruhun en derin tınılarının kağıda dökülmesidir. Her bir mısramı, yaşanmışlıkların ve içsel keşiflerin birer izi olarak görüyor; eserlerimi Zühre Türkeli.nin kaleminden ??,bazanda Eyşan Zuhre Türkeli kaleminden ?? diyerek mühürlüyorum..Sosyal medya da takma isim olarak E ...
Güneş doğmadı o sabah, buz kesti şehirler
Kıyamet koptu sanki, sustu bütün diller
Beton yığınları arasında can çekişir hayaller
Toz duman içinde kaldı o güzelim eller
Şu yalan dünyanın cefası bitmez Dost bildiğim yüzler güldürmez oldu Gönül bir ah çeker, dumanı tütmez Umutlar sarardı, açmaz
Adaletin terazisi bozulmuş Yiğidin sırtına yükler dizilmiş Alın yazım dertle gamla yazılmış Talihim yüzüme bakmaz oldu
Zühre der ki; sabır taşım çatladı İçimdeki sızı dile katladı Gönül kuşum şu gurbete kanatladı Eski neşem artık kalmaz oldu
Zihnin kapıları aralık kalmış bir kez,
Mantık, bir gölge gibi çekilirken derinden,
Aşk dediğin, fırtınada yönünü şaşırmış bir gemi,
Kurtulmak istemez o hırçın dalgaların içinden.
Herkes "delilik" der bu hesapsız yanışa,
Tanrı Dağı yankılanır, bir feryat değil bu ses, Gök bayrağın rüzgarıyla alınan her bir nefes. Kırılsa da prangalar, sönmez içteki ateş, Zulmetin karanlığına doğacak elbet güneş.
Kadim toprak, ana yurdu, sızlar her bir köşesi, Duyulan ayak sesleri, hürriyetin neşesi. Vatan için can verenler, toprağın öz mayası, Silinmez alınlardan şanlı bağımsızlık davası.
Eğilmez dik başımız, sarsılmaz imanımız, Bu kutlu topraklar için helal olsun kanımız. Kardeş feryat ederken, susmak yakışmaz bize, Zalimler diz çökecek, gelecekler dize.
Karanlık gecelerin sabahı yakın artık, Gök mavisi ufukta, şafak söküyor artık. Yeminimiz baki kalsın, sarsılmasın bu vatan, Selam olsun ecdada, toprak altında yatan.
Asırların uykusundan uyandı koca çınar, Damarlarda akan kan, hep o eski hıncı taşır. Ötüken’den yola çıkan, durmaz menzile kadar, Kutlu bir şafak için, dağları aşıp taşır.
Anneliğin Bedeli: Son Veda Hikayesi 🥀
Bir zamanlar, ellerimle ilmek ilmek dokuduğum sıcak yuva, Şimdi yarısı bomboş, diğer yarısı sessiz bir keder doluydu. Kapı sertçe kapandığında, bir yemin kırıldı, bir dünya devrildi, Geride kalan sadece ben, bir de o küçük, titrek kalpler. Ben, unuttum artık adımı, sadece bir koruyucu, bir anne, Hayatımın tek gayesi: onların geleceğini dikmek.
Boşanmanın soğukluğunu taşıyan ilk gün, donuktu hava. Güneş doğsa da ruhumda hep bir karartı vardı, bir yara. Aynadaki gözlerim, uykusuzluğun ve yalnızlığın izlerini taşırdı, Ama onlar uyanınca, o sahte güçlü maske takılırdı. Gülümsemek, sabah ritüelimdi, en zor dersimdi, Onların küçücük ruhuna gölge düşürmemek yegâne emelimdi.
Her kuruşumu saydım, her nefesimi onlara verdim. Kendi hayallerimden, isteklerimden sessizce feragat ettim. O eski romantik düşler, o özgürlük kokan gençlik yılları, Şimdi okul taksitleri, hasta geceleri, sonsuz telaşlarımdı. Unuttum ne zaman kendime bir elbise aldığımı, bir kahve içtiğimi, Tek baktığım, onların eksiksiz ve mutlu olup olmadığımdı.
Gençtim, yuvamdı kollarım, sığınağımdı evim, Yaşlandım, bir yük oldum, bölündü sevgim. Kapılar kapandı yüzüme, sokaklar oldu yoldaşım, Yüreğim buruk, gözlerim nemli, dertle doldu aşım.
Bir avuç toprak şimdi tek tesellim, Mezar taşım oldu son yuvam, son durağım. Burada buldum huzuru, son uykumda, Kimsesizim ama şimdi kimseye muhtaç değilim.
Konum: Kayseri, Türkiye Saat: 17:08 Tarih: 06.01.2026
İki liman arasında rüzgâra tutsak gemi,
Ne yelken açacak cesareti var, ne demir atacak yeri.
Bir şehrin kokusu sinmiş üstüme, gitmeye mecbur,
Diğerinin ışığı çağırır durur, dönmeye umutsuz.
*
Bir ipeksi zar ördüm, kimse görmesin diye,
Kırılgan bir sınır bu, içerideki yara.
Bütün kederlerimi yuttum derine,
Dudaklarımda bir tebessüm, alaycı ve boş.
Sanki kalbimde bir nehir kurumamış,
Sanki bu ruh hiç yorulmamış, dağılmamış.
Aşk ateşi düştü cana
Yol görünür Hak divana
İkrar verdik dönmeyiz biz
Can katıldık bu meydana
Dön Can Osman’ım dön meydana
Aşkımız bir rüya değil sevdiğim (aman aman)
Gönlümün sarayı, dertli durağım
Hasretin narıyla yandı yüreğim
Kurudu dillerim, yanar dudağım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!