Ey sevdiğim
Kalbine kimi aldın da beni ittin
Ey sevdiğim
Gönül sarayımın surlarını bir bir devirdin
Sana çıkan yolların hepsini kapatıp gittin
Beni bu ıssız karanlığın tam ortasında bitirdin
Dağlar başı karla kaplı,
Gönlüm bin bir dertle saplı.
Kime desem, kim haklıydı?
Sustu diller, yara derin.
Akşam olur, gölge düşer,
GÜL Kİ GÜLLER AÇSIN
Gül ki güller açsın şu yalan dünyada
Yüzün gülsün, gönlüm ersin murada
Gül ki güller açsın şu yalan dünyada
Dün geceyi dertle kapattım belki, Ama her sabah başka bir güneş doğar. Ruhumdaki o sızıyı dindirir elbet, Göğsümde filizlenen taze umutlar.
Kırılan yerlerimden çiçek açtım ben, Zorluklar beni bükse de yıkamaz. İçimdeki ışığı söndürmeye, Karanlığın gücü asla yetemez.
Gülümse ey gönlüm, yolun aydınlık, Kaderin heybesinde güzel günler var. Yarınlara dair büyük sözüm var; Beni bekliyor o masmavi ufuklar.
Garip gönlüm dumanlı dağdır
Sert esen yel dertlere ağdır
Eriyen kar bahçeli bağdır
Gözüm yaşı dinmek bilmez de
Felek bana hüzünler vermiş
Çileli başım dinlenmez
Garip halim hiç bilinmez
Yazılan yazı silinmez
Kader beni zorluyor bak
Açan gülüm erken soldu
Sana Deli Gibi Vurgunum Haberin Olsun Kara Gözlüm
Felek vurdu sillesini, döndüm şaşkına
Hasretin narıyla düştüm ben aşkına
Bir mecnun misali düştüm köşküne
Sana deli gibi vurgunum, haberin olsun kara gözlüm...
Gönül bağım viran oldu, güllerim soldu
Sözü pazar eyleyip, piyasada yitene,
Özü darda değilken, kapıma yetene,
Felsefem ağır gelir, o sığ sohbetine;
Gölge etme yeter, ihsanın kalsın.
Seninki bir heves, dilde boş bir yankı,
Benimki bir ömür, gönülde derin sancı.
Perdeler hafifçe aralık
Odanın içinde ay ışığı süzülürken
Zaman durur, dünya susar
Sadece nefesin kalır geriye
Usulca sokul yanıma...
Heya... Gule...
Bu renkli gecenin içinde, deli olalım
Ekranların ışığı bizden uzak olsun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!