Zühre Türkeli Şiirleri - Şair Zühre Türkeli

Zühre Türkeli

Siyah beyazdı her yer, sen geldin boyadın Kalbimin paslı kilidini tek hamlede açtın Hiç sorma "neden" diye, cevabı gözlerinde Bütün yollarım kapalıydı, sende takılı kaldım

Yükledim sırtıma tüm hayalleri Seninle her yol, cennet bahçeleri Durmak yok artık, gaza basalım Dünyayı yerinden hep biz oynatalım!

Hadi, vur kadehi aşkın şerefine Karışalım gecenin en deli rengine Korku neymiş? Bize vız gelir Teslim olduk sevdanın en güzeline!

Devamını Oku
Zühre Türkeli


Aşkı yolcuya sormuşlar; "Hiç bitmeyen bir menzildir" demiş. Mahkuma sormuşlar; "Duvarları yıkan tek hayaldir" demiş. Aşkı yalnıza sormuşlar; "Kalabalıkta duyduğum tek sestir" demiş. Bilgeye sormuşlar; "Sükûtta saklı olan en büyük sırdır" demiş. Şaire sormuşlar; "Mürekkebim bitse de bitmeyecek mısradır" demiş. En son yaralıya sormuşlar; "Canımı yakanın içinde nefes almaktır" demiş.

Tarih: 27 Aralık 2025 Saat: 02:15

Devamını Oku
Zühre Türkeli


Yola çıktım kalbimi yanıma alarak,
Bir adım aşk, bir adım umut.
Arkamda özlemin sessiz izleri,
Önümde adını bilmediğim bir güç.
Rüzgâr sorular sordu geceme,

Devamını Oku
Zühre Türkeli

Bağlı Eller, Dağılan Düşler
Güneşin doğuşuna yasak koyulur mu hiç? Ya da nehrin akışına "dur" denir mi? Sevene "bırak" demek, bir uçurum kenarında, Rüzgara karşı kanat çırpmayı dilemektir.

Nasıl sökülür ki ruhun ilmek ilmek dokuduğu, Gözlerin ferine sinmiş o tanıdık gölge? "Vazgeç" demek kolaydır, dilde bir hece, Ama kalpte koca bir yangın, bitmez bir gece.

Avuçlarında tuttuğun sadece bir el değildi, Bir ömrün umudu, bir düşün emanetiydi. Şimdi "bırak" diyorlar, ellerin boş kalsın, Sanki sevda dediğin, bir oyuncak, bir masalmış.

Devamını Oku
Zühre Türkeli


Yüreğimde bir ışık, gözümde parlak bir iz, Hedefim gökyüzü, yollarda hızım deniz. Her engeli aştım, her dönemeçte coştum, Benim adım azim, ruhumda büyük tutku.

Attığım her adımda, iz bıraktım derince, Sırtımda yükler değil, hayallerim binlerce. Düşmek korkutmadı hiç, kalkmayı bildim daima, Hayat bir sahne, ben de parlayan drama.

Yazılmamış bir destan, henüz okunmamış bir söz, Her başarım bir zafer, her gün yeniden bir öz. Alın terimle süslü, bu yükselen kuleler, Gelecek benimle başlar, bende biter tüm dertler.

Devamını Oku
Zühre Türkeli


Sessizce çekilen bir set gibidir içimdeki sabır, Bir kez aşılırsa, geri dönmez o vakur nehir. Her yaranın bir izi, her ahın bir tartısı var, Kırılan her umut, kendi ağır yükünü taşır.

Zamanı geri sarmaya yetmez hiçbir pişmanlık, Adalet, ruhun derininde bekleyen bir karanlık. Verilen her söz bir borçtur, tutulmayan her el bir veda, Yaşatılan acının yankısı, ömre yayılan bir yalnızlık.

Bana acı yaşatırsan bedelini ödersin, Girdiğin o çıkmaz sokakta izini kaybedersin. Ektiğin fırtınanın ortasında kalır da nefesin, Kendi yarattığın sessizliğin içinde tükenirsin.

Devamını Oku
Zühre Türkeli

Her gece aynı perde, simsiyah ve ağır,
Gözlerimde bir yorgunluk, aklımsa uyanık.
Yastık buz kesmiş, ne dost ne de sağır,
Bir sır var odada, bir bilinmez tanık.

Dönüp dururum sessiz, sebepsiz bir telaş,

Devamını Oku
Zühre Türkeli

✋ Bırakılamayan El

Yorulmuş bir el bu, tutmaktan yorgun, Avucunda bir ömür, biraz kırgın. "Bırak artık," diyorum, göğsüm daralıyor, Fakat o el, benim canımdan bir vurgun.

Senin her düşüşün, benim içimde yara, Dışarıyla uyumlu, bana gelince hara. Biliyorum ki ben, senin son sığınağın, Gizlediğin tüm fırtınaların durağın.

Devamını Oku
Zühre Türkeli

Bir Ömürlük Yemin
Geçici bir heves değil, bir ömre sığan, Yüreğimde filizlenip, seninle doğan. Sadakat dediğin o görünmez bağla, Seninle bir bütün olup, zamanı boğan.

Ne hıyanet uğrar bize, ne de bir yalan, Sadece ikimiziz, gerisi hep talan. Ellerim ellerinde, kalbim kalbinde, Sen olacaksın bende sonsuza kalan.

Zühre Türkeli. Nin kaleminden

Devamını Oku
Zühre Türkeli

Bir Yolcunun Hâli
Bir yolcu vardı, ağır adımlarla yürüyen, Sırtında yükü değil, yüreğiydi eriyen. Zannedersin uzun bir tırmanıştı biten, Oysa yokuşlar değil, çevresindeki insandı cidden yoran.

Her selam verişte, ruhundan bir parça gitti, Her yeni beklentide, bir umut daha tüketti. Gürültü değil yoran, fısıltılar, sessiz dertti, Kendi kuyusuna düşen, el uzatanı beklerdi.

Şimdi durdu, nefes alıyor derin bir yerde, Etrafında ne ses var, ne de sahte perde. Anladı ki en büyük sığınak, kendi gönlünde, Ve en zorlu savaş, dışarıdaki izlerdi bedende.

Devamını Oku