duvarda bıçak
bıçakta pas
her dakika ağırlaşıyor
her dakika güçsüzleşiyor ellerim
inancım az
Biri alsın zehrini saatin
Zaman geçtikçe
Geçmeyen şeyler var
Biri en yukarıya tırmansın
Kuledeki kız
dokununca parmaklarına
toprağıma dökülürsün
öykünürsün
deniz kokan kadınlara
seninse ömrün geçmiştir
kıyıda
mum yandı
doğdu aslı
etrafı kalabalık
annesinin suratında parıltı
mum yanıyor
senin ruhun ağır
taşıyamıyor aklım
bedenindeki yorgunluğu duyuyorum
fısıldıyor sigaran, çayın
senin ruhun ağır
A.y.tezulaş'a
kürsüde bir adam vardı
konuştukça şairler dolaşırdı etrafta
konuştukça kalabalıklaşırdı sınıf
kürsüde bir adam vardı
hiç yakışmadı üstüne bu renkler
gelip gidenler bitmedi bir türlü
sanki ölüm kokuyor dudakların
kaşlarını kaldırdığında
icimden çıglıklar doguruyorum sana
boş
iki kuşum var benim
biri kafeste
diğeri rüzgarla dans ediyor
biri sustukça diğeri konuşuyor
iki kuşum var
sen şimdi burada olsaydın
kahvenin kokusuna
sözlerin eklenirdi
gün donmazdı
gelecek telaşının tortusu gözlerimde
güneş demlenirdi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!