kafatasımın içinde yaşayan minik adamlar var
bir de onlarla konuşan
minik kadınlar
gece rüyama inerler
asma köprülerden geçer
gözlerimde konaklar
küçükken
onlar oyunlarına almamışken beni
kucağımda görünmez kedi
oynar dururdum
ne zaman seslense biri
kedime sımsıkı sarılırdım
geldiğimde yoktun
bomboş viraneydi yeryüzü
sen geldiğinde
pek gelmezsin yine de
kan kaybından ölüyordum
sonrası sessizlik
gürültüsü tırmalıyor kulaklarımı
konuşacak bir şeyimizin olmadığını fark etmek
gitmem gerek .z
meyve kokusuna koştular
bir avuç çocuktular
önce elleri yanmaya başladı
sonra küçük bedenleri
vietnamda
bombalardan sadece biriydi
seni görüyorum
içindeki çocuğu
onun hayalerini
neye ihtiyaç duyduğunu
bana geliyorsun
nedenini bilmeden
ne çok birikmiş içimde deniz
ne çok mavi olmuş akşamlar ve sabahlar
ne yana dönsem sizsiniz
ne çok anı var
karışmış suyuma suyun
üzgünüm
sana veremediğim her söz için
eşlik edemedim
söylediğin türkülere
gözlerime uzanan
sen gösterdiğinde kolundaki yara izini
değiştirdik rolleri
ben senin annen oldum
sen ilgi bekleyen küçük kız çocuğu
ben yara aldığımda sakladım bazen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!