ocakta yeni demlenmiş çay
içerde onu bekleyen kalabalıklar
falına bakılmış fincan
sabahları kızıl güvercinler uçururum
göğsümden
derdimi alır
yağmur getirirler bana
iyi anlaşırız damlalarla
sesimi denize ulaştırırlar
bir yandım
bir söndüm
bir kayboldum
bir göründüm
bir yaşadım
bir öldüm
lalenin müşkil olduğu devirde sen ve ben
siyah laleler kol geziyor beride eğil ve eğlen
yaklaş, menekşe-i sultan teftişte
sarmaş dolaş şehir, ben eh işte
adım bir kitabın üzerinde dursun
adım adım unutulayım biraz
bu yaz uyusun tüm çocuklar
mevsimler saatini şaşırsın
gitsin gelsin
ilk bahar yaz
sen
gelmek istemiştin
kapılarımızı açmıştık sana
oysa karnımdayken öğrendim
çok kalamayacağını aramızda
sonrasında çokça ağrı
dediler ki kız kulesinin
aşığı pek çoktur
şairler şiir yazar
savaşa çıkar
eskiden yediğim pamuk şekerleri
kaybetti rengini
lunaparkta sallandirdigim dünya
avucuma sığmıyor artık
çarpıştı arabalar yerine golgeler
vazoda bir parça toprak
soludum havayı boğularak
bir çiçek dalı
yahut bir tohumum ne fark eder ki
vazodan çıkamıyorum
yeterince kahverengi
camdan çiçek
okşasan dökülür yaprakları
saklasan
bir kitabın arasına




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!