Sen öyle !
Sana has şenliğinle şerbetinle ,
Bin yıllık tabuları yıka yıka gezersin ,
Bu yeryüzü mahallim de .
Usul avazım benim,
Öz çiçeğim ,
aklımda o kadar yazdığım şey varki,
daha hiç birini gündeme getirmedim.
hırcın rüzgara yerleştirimiş bir toz zerresiyim.
yağmur yağsa topraga gideceğim.,
rahmet ol ve beni göm derinlerine.
incindim!
rüzgarı severim ve dağları
tepemdeki güneşi severim
sonrasında geceye kandil gibi yakılan ay'ı
ve daha başka başka
çimlerin kokusunu
kaldırım taşlarının sıra sıra oluşunu.
Ne zaman yüzüne baksami geçtim artık,
Benimle senin aran da zaman yok artık.
Zamanın olmadığı yerde mekan da bulunmaz artık.
Seninle benim aram da yanlizca sen varsın artık.
Seni severek soyunuyorum
saçlarından yıldızlar çaldığım devirlerdi
ben seni hep uzaklardan düşlerdim
sense yakınlarımdan bir bir içime düşer din
adına aşk dediler de
ne çok gülmüştüm.
yüzüne zorla taşınmış keder,
bakma bana sen!
her serzenişim var olan bir şeyden aşktan.
hatta ölü numarası yap.
bende sana bakayım,
insan elbet sevdiğine döner.
elbet döner!
Dagılmak ne dir diyerek toparlandım dünyadan..
Beni tutan bir şey kalmadi
Sen dışında
Sende oyunun dışında kalınca
Bak bakalım
Dünya ne kadar umurumda
Insanın bağrına basacagi
Yuregine saracagi
Ruhuna alacağı yersin
Bundandır sen bilmezsin
Hep bundandır
Içim de ki her sancı
O 'na bakarken sen tarafından çekilen bir fotoğrafdım!
beni kendi elleriyle yırttı hz.ALLAH'ım
acı duymak değil bu!
hissedemiyorum.
öyle bir boşluk öyle hiçlikteyim ki,
hareket ettikçe daha beter batıyorum.




-
Nazan Gül
Tüm YorumlarDuygulu ve akıcı şiirlerinizi beğenerek okudum. Başarılarının devamını dilerim