Git diyemiyorum gönlüme gelene
Haindir kalbim dermansız sevemem
Uğruna mal değil canım veremem
Lügatsiz cümlelerim tükendi bitti
Kırdım dalını gülü bedeninden
Kalbimi söküp de alıp gidemem
Ayaklarım yürümez artık dermansız
Feri sönmüş gözlerimin tükendi bitti
Aydınlık ufkumu karartan olur
Geceyi özlerim günleri boğdum
Hayata ay diye geceden doğdum
Rüya göremez rüyalar tükendi bitti
Çalındı gecemin tek, tek yıldızı
Parıltıların kalmadı en ufak izi
Kinayesiz söylemi bulunur sözü
Kapıldım gizeme kaybolup tükendi bitti
Özümden zerreler süpürüldü
Arayışları rüzgârlar götürüp gitti
Hayıflanır gönlüm izsiz aşksız kaldı
Kalbimde sevgiler hazan olup tükendi bitti
Özlemi tatmıyor anlam yok olmuş
Dalarken gözlerine kaybolmuyorum
Arayışı yok ruhumun çoktan toprak olmuş
Ruhuma faydasız aşk duası öldü de kapandı bitti
Vatan birlik olmaktır, sevda ile dolmaktır
al bayraklar üstünde sarılıp da yatmaktır
gülümser vatansever bayrağına baktıkça
yıldız gözlere düşer, al bayrak sallandıkça
sevmez düşman, dimdik ayakta duranı
İlham gelir nağmesiyle
Söz olur cümle olur ulaşır varacağı yere
Ne gidene dur dersen durabilir
Ne geleni yolundan edebilirsin
Ne kadar kapıların ardına bent yığ sanda
Bir rüzgâr uğultusu olup girer gelmek istediği yere
Kalbime taştan duvar ördüm çare gelmez
Gelecek olan gelir girer haberim olmaz
Ucu yanık mektuplarımı koklar
Okşar başucuma gelip
Ürpertilerinden korkulardan terlemiş yanağımı
Ben yine duymam hissetmem sanıp
Yer bulur dünyamda haberim olmadan
Yıkar bütün duvarları kilitler kopuk
Kalbim ayan kalır gelene dur diyemeyip
Gideni geri döndüremediğim gibi işte
Bir karar aldım artık
Kendimi anlatmaktan pes ettim
Sen anlamamaktan yorulmadın
Anlatmıyorum paylaşmıyorum içimi
Dökmekten yoruldum içimi
Dudaklarımı mühürledim
Ne varsa beni boğacak boğsun artık
Korkmuyorum ne unutmaktan ne unutulmaktan
Sesimi kıstım çıkmayacak nefesim
Kulaklarım tıkalı inatlaşmalar yorucu
Pes ediyorum artık mağlup düştüm
İsyanları isyancılara sancıları sana bıraktım
Kollarımı dolayacak hayal kurmuyorum
Fısıldayacak sözler ummuyorum
Kanatlandım uçuşa geçtim
Bedenimi sana ruhumu karanlıklara gömüp gidiyorum
Kendimi bıraktım senin içinde
Beklilerimi koltuk altına alıp
Seyrine dalarak pes ettim gidiyorum
Ummanlarda kaybolup kendimi sende
Sendeki bırakıp sessizce gidiyorum…
Sevmiştim seni gözüm görmeden
Göğsüme yarayı açtın bilmeden
Gördüğüm rüyayı ele demeden
Savurdun her yana sevmiştim seni
Açmayan goncadan seni sorarım
Gözüme şifa merhem ararım
Aykırı değil yolum divanım
Beklettin gelmedin sevmiştim seni
Değmez oldu bastonum toprağa taşa
Işık oldum gökten uçan her kuşa
Kanatlanıp gelsen beklerim seni
Rüyamda görmedin sevmiştim seni
Günlük değil ömürlük sana sevdalar
Çok kanım döktürdü her gün vedalar
Beni kasabanda değil dağlarda ara
Gözüme nur oldun sevmiştim seni
Ezber ettim seni kimdir yazanın
Kurduğum oyunu her gün bozanı
Sövsem de dünyayı üçe satanı
Pahası biçilmez sevmiştim seni
Dilimde nakarat oldu sevdalar
Ölmeden mezarım oldu kazılan
Sözlerde ibretim sitemim yatar
Sarmadan kefene sev mi şem seni
Kırpık gözlerim sözlerindeki neme siteme
Tükeniş değil bu bırakışta sessizliği günüm
İçiyor, içiyor dudaklarım değiyor damla, damla
Sevgi kanıyor sol yanımdan bardaktan boşalır gibi
Kanıyor özlemi canlanıyor bakışlarını arıyor sevdanın
Acıtmıyor desem de göstermesem de kanayan yaramı
Bıraktığım noktadan adımlarım geri gidip gelesi var
Sevgi kanıyor sol yanımdan bardaktan boşalırcasına
Kördüğüm olmuşum varlığını düşlerken soluğunun
Yokluğunda kahrolup acıya dağılmış yağmalanmışım
Her kırpışında gözlerimi kirpiklerim deki gözyaşım
Saçaklardan buz olup sarkanlar gibi batıyor yüreğime
Sevda kanıyor sol yanımdan merhemsiz şifasız
Gülüşünle ki hayat bulan ben gidişinle paramparçayım
Her ayak sesinde seni arıyorum geldin sanıyorum
Damla, damla kirpiklerim kanıyor sende boşalıyor yüreğim
Kımıldatamıyorum sözümdeki sitemleri özlüyorum
Geçenlerde hani bir mektup yazmıştın ya değdirme gözyaşlarını
Göğsüm kanıyor bardak dan boşalırcasına özlemi uyutamıyorum
Benim sol yanım alev almış yanıyor mayın tarlası gibi hasretin
Hani demiştin ya artık sol yanım nefes almaya başladı
Gözlerim özlemlere kapanıyor gördüğü hayaller sevgi selinde
Sana varıp seline katacak cinsten içine alacak ruhunda okşayacak
Sol yanım bardaktan boşalırcasına özlem selleriyle sana akıyor
Bitişleri yaşıyorum kurutmaya başlayan gözyaşlarımı
Özlemle bekleyiş alıyor yerini sitemlerim suskun durgun
Gözlerim yalnızca hayaline kapanıyor uykuya rüya olduğunda
Sol yanım damla, damla sevgiyle özlem yağıyor sana sevdama
Geçmişi silip de atsam yâd ele
Gönlüme baharın dalın doğrulmaz
Sermayesi değil mi kalbi büyüten
Odur bağrımda ataşı külü soğutan
Maziyi tekrarlar gözler manidar
Rüyalar hece, hece ismin sayıklar
Kalbinden sürüldü bütün âşıklar
Bağrımı su değil sendin soğutan
Aklını başından alan emeller
Çoluk çocuk eş sevgini bekler
Beşikte sallanan melül bebekler
Eskisinden seni yenisi soğutan
Kışır bağlamış ruhunun duvarı
Latiflik beklemek yanlıştır sende
Gözümle gördüğüm gerçektir bende
Ele günden gelen değil soğutan
Azlettim gönlümde senden kalanı
Soğuttum içimde yanan volkanı
Taşa döndü beden senden olalı
Döşüme buz basmandı beni soğutan
Özlem çeker yüreğim
Ne yardandır ne darlıktan
Buruk yine sol köşem
Hasretli bakıyor gözlerim
Nemlendi nemlenecek
Yanağım susuz mu kaldı
Kurak mı çok zamandır
Ruhunu akıtmaya mı özlemi
Kırık notlar verilmiş yüreğim
Boynu bükük sorguda
Ya içimin buzlu dumansız
Dumanı boğan çekince nargilesi
İsli camlara özlem satırları
Yüreğime acı zamanları
Dünüme bugünü çizmekteyim
Her çizgide seni süslemekteyim
Soracak olursan halımı ağlarım
Dayanamam gözyaşım dolup çağlar
Beterim günden güne
Sen çayım olda bende dem
Güler yüzler sanki söver gibi gelmişe geçmişe
Yarına söyle canlar nefes mi dayanır can mı dayanır
Kâinata inat kefensiz topraklara gömülüp gidiyorum
Hezimete uğramış sevgileri ayak tozumla ardımdan sürüyorum
Öfkeyle bakışım var keskin kılıç örsünde dövülmüş gibi
Kılı kılından ayırır gibiyim ömre can mı yoksa set mi dayanır
İsyankârlıkla aykırı yollar dolanıyor ayaklarıma inatla sürgülüyorum
Ucunu kaçırmış hayat yumağını kadere dolayıp sürüyorum
İbadeti yokmuş gibi hayatın günahına sarmalanır sanki bedenler
Sürgüne çekilen ruhları ezip görmezden gelenler
Ruhuma bir Fatiha okumasını bile bilmeyen yüreklere serilmişim
Ölümsüz sandığım kahırlı zamanın sandalını küreksiz sürüyorum
Beynimde hükümlü bıraktığım düşünceler firarda
Gardiyanı olan kalbim bin bir isyanda yetişin derki im da, da
Gidecek yer bulunur mu bilmem bir daha her cümlem esirim
Savruk düşünceleri serdim rüzgâra lodoslar eşliğinde süründürüyorum
26 Nisan 2011 Salı,
18:19:33
Gözlerin harlı bahçe
İçine ben dalayım
Eşin yok benzerin yok
Gülüm kurban olayım
Sözlerin tırpan gibi
Kesmeden kurtulayım
Kopar beni dalımdan
Gülüm kurban olayım
Koynundaki mendile
Sar hatıra kalayım
Böylesi güzelliğe
Gülüm kurban olayım
Sevdim gülü çiçeği
Dallarını kırmadan
Gözlerim kör olsa da
Gülüm kurban olayım




-
Mustafa Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
Tüm Yorumlarsayın zennehar hanım
geçmişten günümüze giresunlu şairler Antoloji adlı eserimizin son aşamasındayız. Eğer Giresunlu iseniz 1 adet resim,5 adet şiir, ile 5 satırırı geçmemek üzere zgeçmişinizi ([email protected])
adresine atarsanız. antolojide yer almış olursunuz.
Musta ...
Yüreğine darbeler değil, kalbimi vurayım. senin sevgine layık değil, karşılığında sunulayım her zerrede aşk, her aşkta sen varsın. kanda canda cansız bedene can veren ruhsun senı oylesı sevdim ki ölüm bile bana acı değil en büyük hediyedir sevdiğimsin can damarım sın ruhumsun kalbimden akan bir nehi ...
gerçekler. biz nasıl bir yapıya sahibizki gerçeklere göz kapayıp hayali büyütüp yaşıyoruz sonrada kırılınca yıkıma uğruyoruz. sevgiyi bile kat kat artırmak yerine karşımızdaki hata yapsada diyecek söz hakkımız olsun diyerek pusuda bekliyoruz. yaradan kadar kudretli olamasakta hatalarımızı örtmesini ...