Gönlün taşmış bir pınardır
Nereye akacağını bilemezsin
Gözlerimin yaşını boş sanma
Anlamına kapılıp boğulabilirsin
Seversin delice ölürsün beklide
Görenin olmaz sanıp ağlayabilirsin
Yarının doğmaz ümidin biter
Bu güne sözün var soluk kalmasın izlerin
Kapılmış gidersin hep hayaline
Gözünün önünde görür gibisindir..
Uzanır ellerin dokunacak sanırsın
Hayal olur üzülür gözlerin nemli ağlar gibidir.
Acılar sancılı geçmek bilmiyor
Doktor merhemi artık sancına fayda vermiyor
Bir dokunuşunla şifa bekler ellerim.
Gözümü kapatınca görür gibi seni gözlerim
Arzu sevgi dolu seslenir sözlerin
Uçurum dibidir hep inişlerdeyim
Nakış gibi seni kalbime iğneyle işlerim
Kanadığı an seni düşlerim gözlerim parıldar işte özlemim
Derdime dermanım olmaya gel
Ardından koşmaya imkânım ol gel
Yaramı sarmaya merhem ol gel
Severim delice bil de bana öyle sıcak gel
Kanmasın yüreğin yaban sözüne
Gözlerin değmesin haram yüzlüye
İçime aktığın o deli dereden
Sevginle taş gel kalbime kuş olup uçta gel
Demedim mi demedim mi?
Sevgiye beden olmaz
Hiç sana söylenmedi mi?
Bakarsın çok hoştur
Kalbine girer koştur
Başının yandığında
Yakma beni de dağlama yüreğimi
Haykırışlarım sende duyulmasa da,
İçimdeki fırtınalar da savrulan sensin
Kalmasa da senden tek eser aydınlığıma,
Ruhuma ışık saçan yinede sensin…
Yok, etsem de gözyaşlarımı artık gözümden
İçime akıttıklarımı görmeye yeter misin?
Savrulsa da deli rüzgârlara saçlarım
Deli rüzgârlar sana sunar mı kokusunu
Yakar mı senide benim gibi delice
Boğuyor yoruyor beni artık şehrin ışıkları
Sabrım yetmiyor ayaklanmaya tükendim
Dermansızım sensiz acımasız şehrin sokakları
Vicdansız sokaklar ürpertiyor parçalıyor bedenimi
Yok, ediyor yüreğimi dağlıyor gözlerimi yokluğunda
Yeminler vermiştin diz çöküp gözlerime dalıp
Ölümüm senin yüreğin yanağındaki gamzen mezarım
Suyum gözyaşın mezarımdaki gülümse senin gülüşün
Söz vermiştin yeminler etmiştin hani nerde
Kaybolup gittin rüzgâr değmeyen diyarlara
Su akmayan çağlayanlara salınmayan yellere
Sen beni ellere bırakıp gittin içimdeki senide yok ettin
Şimdi dönsen de hala seviyorum desende el ekmeği yedim
Doymadım desende…
Artık kokusu kalmadı rüzgârlara saldığım saçlarımın…
Dokunası ellerin
Teri ben olaydım
Çalan türkülerin
Tek sazı ben olaydım
Çamlara çıra benim
Çak kibriti yanayım
Ayrılık boğar gibi
Gel de nefes alayım
Bak güneşe yansısın
Gözlerinin rengidir
Öyle bir sevda ettim
Tam kalbimin dengidir
Acısız yaşanır mı?
Bu hayat tadı tuzu
Sevmek ebedi olsun
Azrail bulur bizi
Yürürüm bayır çayır
Düştüm kokun peşine
Sevmeye yürek gerek
Ayrılıktan bana ne
İstemişim bir yürek
Vermesen neme gerek
Aşklara sitemkârım
Gönlüme küllü gerek
Yakar geçer ateşi
Su atsam da sönmüyor
Toprak al el üstüne
Bedenim can veriyor
Aykırı açmak ister
Yaban elin çiçeği
Bu yüreği sevecek
Aşkın tam o gerçeği
Temkinli adımların
Yolu varmaz sevgiye
Hep şüpheyle bakılır
Gelen her yabancıya
Bayır yokuş koşarım
Kaçmak için yaradan
Hiç sevmez derdi yürek
Aşktır onu kanatan
Dikenli yolları var
Sokakları nede dar
Sevda şehri düşlerim
İçinde acılar yaşar
Gülfidan dikeceğim
Büyütüp seveceğim
Renginde allar pullar
Sevene dereceğim
Zennehar yılmaz
21.05.2012 10:10:06
Gözlerimde hain perde
Salındım dertten derde
Sandıkta ki çeyizlerim
Küf tuttu sen gelmeden
İçimi açta oku
Bak sana ne yazıyı
Bu ayrılık derdiyle
Dayanamaz mezarda ölür
Yükseklerde kuş oldum
İçtim de sarhoş oldum
Sevgiyi aşkı ararken
Aşkta kitabına konu oldum
Sarmaşık dallarına
Asacağım kendimi
Sevecek bulamadan
Tüketeceğim ömrümü
Açtım mendil dilenirim
Büyük cami yanına
Cumadan çıkar diye
Dilenci koydun adıma
Eskimesin şehrinin sokakları
ayaza düşmesin yaz sıcağında
buruk kalmasın yürek ayrılığı tadışında
dersini almalı insan her elveda ya yol alışta...
Satırlar dökebilirim her şeye dahi
Yine efkâr bastı gönlümü
Yağan yağmurdan serinlik dilendim
Yüreğime akan hüzün gözyaşlarımı
Sevince döndürecek bir kul dilendim
Her sabah yakan güneşimden
Yüreğimdeki gözyaşlarımı kurutmasını dilendim
Hasret duvarları ördüğüm ömrüme
Bir özlem denizi akıttım gönlüme
Nice geçen naçiz ömrüme
Bir selam verecek bir dost dilendim
Onca yürek tanıdım hep kapalı yürek kapıları
Bir selam yetiyormuş açmak için yolları
Ben bu dünyadan yar değil
Yüreği yaralı dostlar dilendim
Yaralı dost yüreklerine merhem elendim
Acılarla yas tutup karalansa da
Yüreği yaradan hep kanasa da
Tanrımdan kullarına yar değil yürekli bir dost dilendim
Bir dostum selamı ömre bedelmiş
Yıllar geçse de cana değermiş
Unutulmamak nede güzelmiş
Unutmayan dostlarıma bin ömür sevgi dilendim
Tüm candan yürekli dostlarıma
Yağan yağmur gibi mutluluk diledim…
Köz düşürdüm gönlüme
Zarar verdim ahir ömrüme
Belalı bir sevda ettim
Yazık geçen her günüme
Elimde altın iğne
Nakış dokur satarım
Sevdalık başa bela
Sevmeyene laf atarım
At meşede kişnesin
Sen ne güzel bişesin
Sevdin seveceğin yok
Artık yakamdan düşesin
Yüzüne gece ay doğsa
Güneşin her gün batsa
Yinede gönül vermem
Bu dünya hep senin olsa
Dermanı olmuyor sevda yüreğimin
Mutsuzluk sarıyor yine yüzümü tebessümü mü?
Gülemiyor sevgiyle umutlanmak yetmiyor
Açılan kapılardan adımlarım korkuyor adım atmaya
Yorgun düşüyorum farkında olmadan
İçimde bir cehennem yanıp duruyor sönmüyor
Acılar boğuyor sevdayı gönlümde nefesim kesiliyor
Durmadan akan gözyaşımın sonu tükenmiyor bitmiyor
Sümbüller açıyor sanırken dallarımda dikeni sarmalıyor gülün
Boynumu büküyor sevda yükleri
Kalbimi daraltıyor acılı kaçışlarım aşktan
Gidişler var ardıma bıraktığım hiç bir şey tamamlanmıyor
Yarım kalıyor boyadığım resimler çizdiğim çizgiler
Koşarken yolum birden uçuruma varıyor
Serap görür gibi olurken çöllerde hayal kırıklığında buluyorum kendimi
Parçalıyor güle dokunurken sanıyor ellerim kaktüs dikenlerine sarmalıyor
Böyle olmamalı diyorum durup düşününce sevda ancak
Geçmiş kalıcı sevdalara bir bakış atınca
Hangi sevgili bir ömür mutlu olmuş sevdasıyla
Aslılar keremler Leylalar mecnunların kanıyla yazılmış tarihteki aşkı memnular
Nerde oluru nerde kavuşmanın sevinci
Yok, yok inancımı kaybettim gerçek değil sevgiler
Bir saplantı gibi yürekte
Çekip çıkarınca kan gövdeyi yüreği alıp götürüyor
Ne yalan dünyada buluşması ne gerçek âlemde
Kim bile bilir ki sevgiliden az günahı cennette buluşsun yüreği
Kandırmaca yalan sözlerle bağlanır sanılır sevgiliye yürek
Ancak oda günün birinde uyanır yalan sevdadan
Elinde avucunda kalan kazancı sadece gözlerinin yağmur misali
Gözlerinin suyunun son damlaları oluyor
Ve anlıyor ki aşk yalan sevda yalan
Kazancı oluyor dünyada cehennemi tek başına yaşayan
Kalbime koymuşum bende sevdadan en büyük yalanı
Gözlerime yüreğime bağladım idam ipini
Çekiyorum çektikçe biraz daha kesiyorum nefesimi…
Göklerin taşını alıp vurma başına
İmanı kaybetmiş düşmez peşine
Gün olur girince o dar kabre
Pişmanlık döşüne volkanlı lavdır
Kış günü yağar karlar dağlara
Karşı koyabildi mi açan bahara
Eriyip karıştı kar koca pınara
Geç kalış döşüne yağlı urgandır…
Hiç kaldı mı meyve ebedi dalında
Yol vermedi mi söyle solan yaprağına
O yaprak düştü mü yer yatağına
Çürüyüp kokarsın vaktin dolduğu VAKİT
Zennehar Yılmaz
25.04.2012 22:40:45




-
Mustafa Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
Tüm Yorumlarsayın zennehar hanım
geçmişten günümüze giresunlu şairler Antoloji adlı eserimizin son aşamasındayız. Eğer Giresunlu iseniz 1 adet resim,5 adet şiir, ile 5 satırırı geçmemek üzere zgeçmişinizi ([email protected])
adresine atarsanız. antolojide yer almış olursunuz.
Musta ...
Yüreğine darbeler değil, kalbimi vurayım. senin sevgine layık değil, karşılığında sunulayım her zerrede aşk, her aşkta sen varsın. kanda canda cansız bedene can veren ruhsun senı oylesı sevdim ki ölüm bile bana acı değil en büyük hediyedir sevdiğimsin can damarım sın ruhumsun kalbimden akan bir nehi ...
gerçekler. biz nasıl bir yapıya sahibizki gerçeklere göz kapayıp hayali büyütüp yaşıyoruz sonrada kırılınca yıkıma uğruyoruz. sevgiyi bile kat kat artırmak yerine karşımızdaki hata yapsada diyecek söz hakkımız olsun diyerek pusuda bekliyoruz. yaradan kadar kudretli olamasakta hatalarımızı örtmesini ...