Kemerimde var toka
Çay vurdum kota, kota
Zamane âşıkları
Öldürür vurur sopa
Kaşına bayılayım
Göğsünde ayılayım
Ayrılık deme bana
Kulun kölen olayım
Gözüme oldu perde
Sevdalık yaraları
Öyle yangın var bende
Görmez yar yananları
Gömülecek bedenim
Köyde dağın başına
Kurban oldu diyecek
Kara gözün kaşuna
Ecelden olmayacak
Sevdalık sonum olur
Öpemeden gözünü
Ölüm sonsuzluk olur
Kalp görmedim içinde
Sevdin başka biçimde
Yüreğimi kör bildin
Taktın boş çemberine
Doladın dillerune
Hep yalanlar dolanlar
Gönlüme ot bitirdin
Gözde dolan yaşunla
Akar dere yol olur
Kayalara taşlara
Nasıl da inanayım
O yalan bakışlara
Kopmuş dağdan çiğ
Alır önüne kattığını
Beddua olur sana
Sevdadan yar yaktuğun
Bu günü dünlerden ayırıyorum neden mi nedenini bende bilmiyorum
Sessiz yazıyorum şiirleri sabahın mağrurluğu üstümden kalkmadan
Gözlerimi tam açmadan içimi açmak istiyorum sayfalarıma
Saatin kaç olduğunun bir önemi yok benim şiir saatim gelmiş
Tutarsız cümleler kurabilirim gönlüm tok olsa bile karnım aç bu yüzden
Yanlış telaffuz edebilirim cümleleri kan şekeri düşmüş parmaklarımın
Yoksunluk değil içimin boşluğu varlıkların ihya olmayan yalancı yüreklerinden
Serseri kalışlar teferruat istemez görmek için bakmak yeter düzensiz toplumun marifeti
Katıksız yiyorum artık lokmamı ama biraz büyük koparmışım sanki
Nefes alamıyorum nedenlerini sorguluyorum yalan lokmaları geçmiyor genzimden
Yan kaçıyor tıkanıyorum tıpkı şuan yüreğimin kalemi gibi işte
Açılımı yok ya da çok anlatımı eksik tamamlaması zor ne bileyim konuşamıyorum işte
Dilimde sanki mühür var doğuştan rolünü çok güzel oynuyor gözlerim
Yüreğim milyonları düşünürken dilim bir cümle söylemekten aciz
Bazen deliliğe veriyorum bazen ciddi bir tavır sergiliyorum sevdiğime bile öfke duvarım
Dünyaya geldiğine kimler pişmanlık duymadı ki anneniz böyle düşüneceğimizi bilse zaten doğurmazdı…
Suçlu aramak ne kadar kolay değil mi o suçlu bu suçlu o sebep bu neden şu yalan
Neden açıp yanlış ansiklopedine bir bakmıyorsun okumak güç mü geliyor aman boş ver
Nasılsa kolayı var değil mi yükünü sırtından atıp sebebiyetleri başkasının sırtına vurmak
Yüzsüzlük değil de nedir bu korkaklık değil de başka nedir müzakere başlasın artık dilimle yüreğim…
Zennehar Yılmaz
09.03.2012 08:51:43
Yine içip, içip döktüğüm gözyaşında mey şarabım
Aykırı oldu elimle diktiğim her bir sevgi fidanım
Uğruna dolaştığım yorduğum bu bedene bu cihanı
Sattım. Satışa para yok beleş’e verdim yine alan yok
Tenlere dokunuşta sözüm az gelir
Tersine dünyaya dolaşmak zor gelir
Vukuu bulmuş aşka beden dar gelir
Yanma desem söyle ateş söner mi?
Kadeh diye sundum geceye aşkı merhemi
Sürmeler üstünde çeker kalemi
Ben çabaladım elimden geleni
Kanma desem gönül söyle içmez mi?
Dağılmış saçım tokası kopmuş
Tükenmiş kalem cümlesi bitmiş
Ecele davetiyem çoktan söylenmiş
Ölüme dur desem nefes alır mı?
Kapılar kapalı açılmaz olur
Sevgiler saklanmış saçılmaz olur
Derdime sümbüller sürülse ne olur
Aşkına yanmayan gönül söner mi?
Dinlesem kendimi gözüm ağlıyor
Gönlüme oyalı çember bağlıyor
Ne kadar sussa da birden çağlıyor
İstemese de yürek zorla sever mi?
Nergisi koparmış almış dalından
Solmasın diye doldurmuş gözyaşından
Vazosu kırık yar gönül camından
Çerçeve içine de alsan durur mu?
Meyvesi aşktır hayat işinin
Sevgisi doldursun hep temennisi
İçimi açtım söyle biçimi
Dünyayı terk edişe yüzler güler mi?
Zennehar Yılmaz
01.04.2012 01:14:01
Gönlüme sevme dedim hiç dinlemeyi beni
Delirdi yaralandı oldu gülün dikeni
Kapıldım gideyirum denizin karasına
Devasuz dertler açtum şu yürek yarasina
Açtı yarum meşeden
Gelsede kavuşamam
Mezarım gülden olsa
Topraksız yaşayamam
Çıra tuttum yanmadı gönlümün fenerine
Süremedim safayı sevdaluk seherine
Başumi koymiş idum o yar benimdur diye
Ben onsuz yaşayamam kim girerse gönlüme
Açtı yarum meşeden
Gelsede kavuşamam
Mezarım gülden olsa
Topraksız yaşayamam
Kapısında kestane dalı var budanacak
Sevdalığın hatrı yok bilse kime konacak
Yeşil boyadum yeşil evimin balkonunu
Ölenler nerden bilsin sevdalığın sonunu
Açtı yarum meşeden
Gelsede kavuşamam
Mezarım gülden olsa
Topraksız yaşayamam
Uçurtma etmiş idim
Karaçamın dalından
Uçururduk yar ile
Bizim evin başından
Kestiler karaçamı
Gözlerim ağlamaklı
Yardan ayrı kalmışım
Kurtulayım bu dardan
Atmaca atar, atar
Tutanın kalbi atar
Yarsız kalan yürek
Gecesi aysız batar
Maziden bir gün idi
Sevdalı buluşmalar
Maziyi düşledikçe
Her gün gözlerim ağlar
Seren dere çıkardım
Sererdim mısırları
Elbet bir gün görecek
Yüreğim sevdaları
Umulmadık limanlardan yelken aldım
Seherlerden yel dinlendim usulca
Kayıp sandalları kurtarmak bulmak
Terk edilmiş yüreğe benzeyen
Uçsuz bucaksız nehirler gördü bu yürek
Seline kapılacak salını sürecek yel bulamadı
Kapkara oldu gökte isi dumanı ağlayamadı
Tıpkı gözlerim gibi sözlerimle düğüm oldu
Aldanışta seferlerim varacağı limandan habersiz
Kopuk halatlarla nasıl bağlanırım korkusu
Bekleyeni olmadan aldanıp hayale dalmak
Sorgusuzca ürpertilerin izlerine sarıldım
Gazelini döktü sonbahar dalları
Kar taneleriyle anlatır içindeki hüznü
Ben hep martıların sesiyle karşılandım
Sanki benim için çığlıkları gözyaşları acır gibi
Rüzgârlar duyun içimi kurumuş hazanımı
Dökmesin dallarım ne bahar ne yaprağımı
Sevgi dolu bir yürek olsun bugün ki uğrağım
Sözlerinde neşeyi gözlerinde aşkı okşayayım
Gönlüme kurduğun dert köprüsünü
Tufanlar kopup da savurup yıksın
Kinayeli verdiğin her bir sözünü
Tutmayan dilleri lüzumsuz kılsın
Hidayete ermeyen gözüm aşikâr
Umudun salını sürüp savursam
Geceler ismini bir, bir sayıklar
Sarmayan belini lüzumsuz kılsın
Ebedi sanmıştım sevgi ekeni
Gönlüme serdiğin kaktüs dikeni
Gün olur özüne batıp çıkmasın
Her günü güneşin lüzumsuz kılsın
Dağlarda kovuklar da yatar bedenim
Koyun keçi çayır her gün güdenim
Etimle kemiğime bende büründün
Donsun kanın akmasın lüzumsuz kılsın
Şeytanı sen ettin musallat yoluma
Başımı eğdirdin hakkın kuluna
Müfessir oldum sayende eşim dostuma
Gözlerinden akanlar lüzumsuz kılsın
Kalbimi mahkûm bırakıyorum sevgisizliğe
Kimse sevgi merhamet aşk dilemesin kalbimden
Ruhum dilenci elbisesi gibi yırtık pırtık yamalı
Kendine hayrı yok ki boş yere sevgi beklemeyin benden
Yeşermiyor otları gönül bahçemin kupkuru her ne kaldıysa
Boş verin yüreğimi mahkûm bir serde bir yudum sevgi dilenmen benden
Beynim algılamıyor artık sevgi çemberlerini dolanmıyor bedenim
Karanlıklarda nokta ışık aramayın bende yok ettim kalbimde sevgiye dair
Kendimden nefretim şaşmıyor koskoca dağlar çıkıyor önüme yolum aşmıyor
Bedenime değen sevgiler taş olup kapanmayan izler bırakıyor
Hissetmiyor tadına varmıyor yok ettim her ne varsa mahkûm bıraktım kendime
Sevgi kuyuları açmıştım sıra, sıra öyle derin öylesi varılmaz derinliklerde
Şimdi sıra, sıra kapadım tüm sevgi boşluklarını karaya buladım ayın bıraktığı beyazlıkları
Dondurdum zamanı ortada bıraktım bedenimi
İmitasyon sevdaları yaktım gönül cehenneminde
Bir dilim sevgi beklemeyin benden ruhumla böldüm bedenimle gömdüm kalanı
Acıtıyor mu artık diye sormayın sevgi güllerinin dikenleri
Kalmadı yeşeren bitkilerim bana hayatı renklendirecek ne varsa küle buladım
Şimdi benden sevgi dilenmeyin merhametimi sevgi mezarıma taş yaptım
Yazısını ruhunu sitemle bitirdim noktasız hayat soru işaretsiz mahkûmiyetteyim
Kimse sevgi, merhamet, aşk dilenmesin kalbimden…
Efkâr bastı gönlümü
Yine düştün aklıma
Perişan gezdim durdum
Yanan Laz âşıkları
Alamadım dersini
Aşkı yaşayanlardan
Neler geldi başıma
Anlatın Laz âşıkları
Kor olur yanan ateş
Sevdalık çeken çilekeş
Ne kül oldum ne ateş
Yansın Laz âşıkları
Derde salar ömrümü
Açtıramam gönlümü
Gözümün akar seli
Siler Laz âşıkları
Müfrezeler kurulmuş
Dertlerim hazır bekler
Gönlümdeki ateşi
Söyler Laz âşıkları
Yine sessiz imtihanlar soluksuz nefes alışlar
Yarınsız bu güne dair dualar
Bağrı ezik dağlara yaslanışlarım
Dolusundan bir göz pınarı daha felek kadar karşılıklı doldurup veriyor
Tanımsız duygular hissederken mutluluk huzur karmasından ayrıştırmamak ne mümkün
Tutunamamak nefesi boşa harcamak




-
Mustafa Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
Tüm Yorumlarsayın zennehar hanım
geçmişten günümüze giresunlu şairler Antoloji adlı eserimizin son aşamasındayız. Eğer Giresunlu iseniz 1 adet resim,5 adet şiir, ile 5 satırırı geçmemek üzere zgeçmişinizi ([email protected])
adresine atarsanız. antolojide yer almış olursunuz.
Musta ...
Yüreğine darbeler değil, kalbimi vurayım. senin sevgine layık değil, karşılığında sunulayım her zerrede aşk, her aşkta sen varsın. kanda canda cansız bedene can veren ruhsun senı oylesı sevdim ki ölüm bile bana acı değil en büyük hediyedir sevdiğimsin can damarım sın ruhumsun kalbimden akan bir nehi ...
gerçekler. biz nasıl bir yapıya sahibizki gerçeklere göz kapayıp hayali büyütüp yaşıyoruz sonrada kırılınca yıkıma uğruyoruz. sevgiyi bile kat kat artırmak yerine karşımızdaki hata yapsada diyecek söz hakkımız olsun diyerek pusuda bekliyoruz. yaradan kadar kudretli olamasakta hatalarımızı örtmesini ...