Zennehar Yılmaz Şiirleri - Şair Zennehar ...

Zennehar Yılmaz

Ağlıyor yine gözlerim boşluklara Damlalarında idamlar var mahkûmlar var İçimi acıtan çaresiz çarelerim mi var Kurduğum hayalleri siteme kefen yapıp gömenim var Yıkılır dünya sanki üstüme ben küstüm candan dostuma Ne geldiyse felek verdi başıma Dağıma kar olan sevgiye küstüm Seyirsiz kaldı baktı kaderim sevene gidene yine küstüğüm Bedenim canını sende bulmuştu ya hani oda yalan çıktı Küstüğüm yüreğim sancı içinde gözlerim ağlıyor dağlar biçimde Yürüdüğüm yollar pranga biçimde ayağıma dolanan yola küskünüm Dev oldu karınca engel yoluma sevgiye su dökme çürür dalımda Nerden çıktıysam birden karşına sevdiğim güne aya küskünüm Yemeğim sevdaymış şimdi karnım aç kapılar kapalı çatılar ayaz Yağmurlar değdiği yerleri yakar açılan yaraya merheme küskünüm Duymuyor sesimi yücedir dağlar Akıtır gözlerim denizler çağlar Yoluna döktüğüm güllerim solar Ben benden beni alana küskünüm…

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Sunay"ın yaşı daha 14 ve hayalleri çok büyük herkesle paylaşamadığı bir çok şeyi içinde yaşar sürekli hayal kurup bunların gerçekleşeceği günü bekler durur Sunay bir gün yine böyle bir hayale dalmıştı komsunun evinden gelen hafifçe bir müziğe takıldı ve ne düşüneceğini unuttu ve bu onu çok mutlu etmişti bu sesi çok merak etti Sunay Sunay 17yaşina geldiğinde o müzik sesi hala kulağındaydı bir kez duymuş olsa da sözleri de hala aklındaydı ailesi kalabalıktı ablaları kardeşleri ağabeyleri olmasın rağmen çok yalnız ve kendini sevilmeye layık görmüyordu sevgisiz kalmıştı sanki yüreği bu yüzden arzu ettiği sevginin hayaliyle yaşıyordu günler böyle gelip geçiyordu bölesi bir günde radyodan 14 yaşında duyduğu müziği duyar ve bu müzik onu yine sarhoş etmeye yetti ve bu zamana kadar kurduğu hayalleri yıkıp silip yeni bir hayale başlar o müziği söyleyeni hayallerinde canlandırmaya başlar Sunay sanki etrafında o kadar insan yokmuş gibi onu dinleyen anlayan kimse yok gibi hissediyordu sürekli yalnızdı kendi içinde doldurmaya çalışıyordu içindeki boşlukları yine böylesi bir hayaldi işte müziği duydu birden yine ve karanlıklar ardından gelen o sese doğru yürümeye başladı yakınlaştıkça artıyordu heyecanı sanki kalbi yerinden çıkacakmış gibiydi yakınlaştı ve içinden bir şeyler kopup gitti Allah`ım bu ses beni aldı götürdü dercesine seyrine dalmaya başladı ve birden annesi kızım uyan hadi der ve uyanır ama hala o heyecan aklındadır ve her gece uyumadan o hayali görür ve onunla uyku ya dalıyordu aynı hayalle sabahı ediyordu o hayale başlamadan gözlerini kapa yamıyordu Sunay simdi 35 yaşında hayatında çok şey değişti evlenip gitti ama o hayali hala gözlerinde var mı sizinde böyle hayalleriniz hiç silinmeyen unutulmayan :))

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Elimde orak biçiyorum sevgileri buket, buket Kurutuyorum… Unutuyorum böylece hasretli şarkıların nağmelerini Düşlerken hür olmadan Bağlanmaların kurdelesini çözüyorum Üşüyüşümde örtünecek… Çiçeklerim olduğunu bilerek ölüyorum Dağılıyor kuraklığında demetler Tükettiklerimi Hatırlatırcasına suçluyorum yüreksizliğimi… Af dilemeye dönmüyorum dilim İflah olmasa da çektiğim zülüm Sitemkâr değil, Saygısızım yüreğime tenime Avuntusu olmayan yerini alamayan Bir sevda ki bağrımı karalayan Susuzluğuma kanıyorum… Akıntısına kapılıp yok olup boğulmaktır niyet Kabul görülmeyen duada temenniye Sancılardaki mahkûmiyet Sitemkâr değil, Küçümsenmeyecek kadar çok özlemim var Zennehar Yılmaz 02.04.2012 13:18:42

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Sanma yüreğimi sevgiye kanar bir ömür aşkın yolunu arar İçimi kopan nice fırtınam var kopmaya bir görsün yıkılma sakın Kabuksuz kanıyor her bir yaram ilacı olmadı yarayı saran Kanayıp duran yüreğe vurgun vurmakla kalmaz bu gönül Aşk mıdır yıkan gönül divanı ömrüme biçiyor birden fermanı Gözlerim akıyor kendi deminde yarınlar bu günlerin mateminde Gamsız kalmaz yürek sevdikçe duygusuz olur mu kalp sevilince İstemsiz sevdalar boğulmuş bende içimde ruhumu bedenimi de Pervasız sevince bu gönül aşkı tanıyıp tatmadı mı sence El ayak dermansız her bir düşüm de dillere düşme dimi aşkı içince Kapılmadım girdaplara nereye varacağını bilmeden dönence Yürek aşkı tatmadı mı sence, sence de seni sende sevince Kayıp olur gülden dikeni goncası içime tutuşur bir çam çırası Bedenimi eritip yok etmedi mi bir ömür uğrunda harcandı bence Aşk, aşk dedim ömrümü tükettim başka sıkıntı görmez oldu sanki gözlerim Sancılı ölümmüş aşk ile doğuş uyanış sanmışım, ölüm son yokuş Aşka tutuklu kaldım mı yoksa ebedi mahkûm mu sence Yok, ettim bedende atan kalbimi sevdalar saydım her atışında Hafızam bomboş bırakmışım sende bu gönül aşkı tatmadı mı sence Korkusuz olmuyor aşka düşünce sevmemiş bir yürek bulamamışım Kuytular köşeler başka biçimde aşkı bu yürek tatmaz mı sence Arayışta değil gözüm yaş ile isyanlı dilim infilak içinde Koparsın deli fırtına bedenim harabe gönlüm yıkıntı bedende Fakirim doğuştan sevgi içinde küpünü eşeler topraktan çıkar mı sence Varı yok bunun yürekte acıtan isidir dumanı sende ömürle biçilen Fermanı nerde dünyayı savurur gönül aşkı tanımadı mı aşkın içinde Tatmıyor dilim sevdadan başka tat ermeyen ömrüme bin bir feryat Aşkla yoğrulan âşıklar nerde bu yürek sevdayla boğulmaz mı sence İbadet saymaz mı yüreğim sevdasını secdesi aşktır tespih acısı Sabrını çekmez mi bin ömür gönlüme düşen ölüm olmadıkça Yüreğim ağlamaklı hatırladıkça yaşlarım dökülmez mi inanmadıkça Ebedi olmuyor aşklar doyunca ölüm ayırmaz aşk sonlanmadıkça…

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Yorgun düşüyorum yine karanlığın ardına suratsız sevimsiz Ben böyle olmamalıydım diyerek kendimden ürküyorum Sanki bağrımın yangını küllenir güneşe inat bedene bezgin Yudumlarken aykırı atışını yüreğimin yoruluyorum sensizliği yorumlarken Temkinsiz yaklaşımlarım vardı ya hani bir türlü alışamadığın Kabullenişi olmuyor niyedir bilmiyorum şu kendine benzetme çaban Beni ben gibi kabul etsen ne olurdu yürek yanmazdın belki dokunuşuna Yalıtımsız kalışlar olamazdı katımsallaşmazdı bedene isyanlar sensizliği yorumlarken Belli belirsiz puslu aynalar ardındaki gizemdim belki sürprizlere gebe Yansımalardan korkarken teline köz düştü yine saçlarımın Gam düştü çekilesi, çocuksu gözyaşı düştü yüreğime ısrarla Solunum yetmezliği var bu sevdanın aşk buharları yetmiyor sensizliği yorumlarken Tebessümü solgun gül misallerine sarmalarken damla, damla gözyaşına bürür Sevdayı sallandırırken kopuşlar olur geride kalan ayrılığın başına altın taçlar Sensizliği sessizliğe bürürken bensizliği yetim kar bırakıyorum ardıma sana Dökülmesiymiş deyip akıttığım gözyaşlarına sarmalanırken sensizliği yorumluyorum… Zennehar Yılmaz 05.03.2012 12:56:53

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Yorgun düşlerle uyandım yine sabaha Aynadaki yüze bakıp ağlar gözlerim bu ben miyim dercesine Sakinleşmek istedikçe iç çekiyorum üşüyorum yaz sıcağında Nedensiz dökülen gözyaşlarım sanki sebebini ara sor der gibi Nedenleri sorgulamaktan o kadar yorgun düşmüşüm ki Artıkları topluyorum hani vardır ya temizlik hastalık derecesinde Bende şimdiye kadar döktüğüm hayal kırıntılarını büyük bir titizlikle topluyorum Bazen deli diyorlar bazen de en iyisini sen yapıyorsun derler Ama bir an olsun senin içindekinin sana ne kadar ağır geldiğini tartmayı beceremezler Dışarıdan baka kalmak Anlamsız bakışların içine bürünmek artık sitemsiz geliyor Öfke zinciri koptu artık nefret yağmurunun bulutları birer, birer kayboluşta dönmemecesine Örtüyorum düşleri toz bağlamasın diyerek Metrelerce uzunlukta bir kumaş baya da pahalıya patladı Bir önemi yok artık ürkekliğin üstüne de benzin döküp yaktım Dostluk rüzgârının savruntusunda sallanırken saçlarım Özümden söküp aldığım sahtelik ardına bakıp giderken sanki ağlamaklı Sitemkâr olamamanın verdiği bir haz ile el sallıyor Süslediğim odalar renginden yoksunlaşmışken Artık temizlik vaktidir… Gülümseyişleri kaldırdığım raflardan indirme vakti geldi Sevgileri gömdüğüm toprağı eşeleme vaktidir Kâbuslu gecelere yıldız serme vaktidir Öldüğüm değil nefes aldığım günün gelmiş vaktidir bu gün Yarınların meçhullüğü arayışta kalsın yine Bu günü arındırma vaktidir bütün fazlalıklarından… Zennehar yılmaz 20.05.2012 21:03:43

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Ay düştü üzerime, geceden ayrı ziyandı sanki
İsyandı geceden düşüşü, zay idi ömrümün pörçüklüğü
Bir tutam dı sanki tebessüm her an gelip kayacakmışcasına
Biraz bay der gibi ömür ayak ucumdan çıkarcasına....

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Eziyet olmasın sana gülüşlerim Dön ardına git bakmadan git Pişmanlığım olmasın, olmasın imkânsızlığım Donuk kalsam da bakma ardına git Ayrı değim tebessüme ziyaden İadem değil ağlatışına sitemkâr oluşum İçtenliğim bu değil sahtekâr oluşunadır bu isyan Savurgandı yürek tohumları rüzgâra kapılıp giden Kimliksiz bıraktığın ruhum isimsiz bıraktığın yüreğim Göremediğin bir ben daha vardı çığlıklarına boğulan Ummadığın anlarda el kaldırıp dua da olan Hiç olmayacak bilmeksizin özleminde yudumlarım Aldırışı olmayan göz süzmelerim oldu dolduğu anlarda Eğeye vurduğum öfkelerim oldu sitem ardında tebessümle gizlediğim Yarımlar bıraktın yüreğimde kuruttuğum hayaller Ürktüğüm karanlıklar sokaklar yangınlar kaldı Tahammülsüzüm artık silip atmaya çalıştıkça Üstüme, üstüme gelen kâbuslara döndün ömrümün Üstlendiğim sevda yükünün altında ezik mağrur buruğum Demsiz uykuların ürkütücü rüyasıyım Dünyasıyım belki de ayrılığın yangınıyım ya da sönmeyişin İnce, ince işleyiş var nakış gibi yaralar kanadıkça büyüyen Ağaç kovuklarına sakladığım sevda buzları var değmesin ateşlere Çözülmesinler ürkek kalsınlar hep dökmesin gözyaşını Silecek mendil aramasın gözlerim Tebessüme boğulsun gerekse sahte olsun özlemsiz acısız olsun Sadece tebessüm olsun düğümleyen boğazımı Yara olmasın kanatan aşk olmasın ardına bırakan Tebessüm olsun yarına doğan… Zennehar Yılmaz 06.02.2012 09:40:28

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Seni sevdim; yaraladın aldattın Yüreğime ayrılık hançerini çekip sapladın Revamı sevene böyle kıymak Sevgisini çamura kire bulamak Yüreğim sevdi kolay mıdır unutmak Bir can bendim ben sende Sendeki hala bende bendeki bu bedende Umudum var doğan güne karalara buladın Sevdamı kefene sarıp beni kırıp parçalandım Dünya değil tek sendin çare olmuşum aşkı virane Olmaz derdime yepyeni sevdalar hep bahane Gururumu yok ettim gece gün kapında yattım Böylesi sevmiş idim seven hiç böyle aldatılır mı? Masumdu melek gibi tertemiz ipek gibi Yok, ettin her ne varsa kin doldurdun içimi Şimdi uza haydi git kime eğilirsen eğil Bedduam aşktan olsun boş koysun hep kalbini Yanına yaklaşmaya bir kediye hasret kal Kalbin kapkara olsun aydınlatmasın hiç güneş ay Artık uzak ol benden gözüm görmesin seni Ne sevinip mutlu ol ne kimse alsın seni kalbine Perişan olsun dünyan muhtaç kalasın sevgime Hakkım bundan sonra haramdır kalbim yasaklı sana Ne bir selamın gelsin ne de kuru merhaban

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Gözlerim kör olsa da yüreğim savruk Kocaman dünyayı göğüslüyorum Aydınlık perdesi kör bir karanlık Kendi dünyamda kayboluyorum Bedenler sevgiyi ara doyunca Ebedi son değil ölüm olunca Kazdığım kuyular boylu boyunca Yakarım bu kalbim bomboş kalırsa Acıtan yaralar açma göğsüme Üşürüm şalımı örtü ver ne olur Kabuk tutmaz gönül ebedi yaram Darlığa başını koymadan gel beni ara Sağlığı kaybetmiş gönül murada Ermeden ölürmüş gitmeyen gördün mü? Kapa yar yüreğin kapama Mezarcı bulunmaz ölen çok ama Kalbime kazmayı atan sen olsan Bu bedende can çıkmaz ölse umursamaz Gel yaban gülü sende gel eyle Gönlüne bir fidan dikte gül eyle

Devamını Oku