Günaydınla başladığım günüme.
İyi geceler dilediğim geceme.
Soframda şükrettiğim nimete.
Musluğundan kana, kana su içtiğim çeşmeme.
Sordum mutluluğu seni söylediler..
Dalında açan yeşil yaprağa
Su değmemiş kurak kuru toprağa
Çiçeklerden bal toplayan arıya
Sordum aşkı seni söylediler..
Masmavi denizimin martısına
Sonbaharın kışa dönüş vaktine..
Koyunların süt kokan kuzusuna
Açılmamış gülümün goncasına..
Sordum huzuru seni gösterdiler..
Gelin olmuş yağan karım yağar
Dala yaprağa..
Tırpan değmemiş çayır çimen otlara
Gözlerine tente olmuş karakaşlara
Sordum şefkati seni gösterdiler..
Geçmişi karartıp doğup gelen
Şimdiki günüme
Sıcaklığın aşktan
Işıltın mutluluktan
Umudu aydınlıktan
Verdin geldin gönlüme
Hüzünlere perde çektin
Sevda koydun coşan deli ömrüme..
İçimi acıtan katlanılış erittikçe inceltiyor umudu…
Tükeniş başlıyor direniş yorgun, bitik, suskun artık…
Artık öğretecek bir şey bırakmıyor hayat
Öğreneceğim sancılar zaten volkan bağrımda…
Azımsanmayacak kadar dert, sitem özlem tükettim
Yol tükettim iz tükettim sen tükettim seninle ben tükettim
Ölümü, azraili düşledim ateş ortası buzlu odalarda
Odak noktası kuramadığım bağlaçlar birleştiremedim
Tükendim ama hala nefes almaktayım… Ölmedim…
Yılları çızdim hayat çizgimde silinmez izi derinde…
Görünmez görünse sessiz duyulmaz duyulsa nefessiz boğulmaz…
Bir ben tükettim bir sen tükettin nokta koydun sen ben bitirdim…
10/01/2012
Güdemedim rüyalara kar beyaz kuzuları
Sessizlik yine kapsıyor gecelerin uğultusunu
Unutmak yetişmiyor verimsiz toprağım
Hüzün perdeleri kısacık kaldı kocaman pencereme
Çekmeye çalıştıkta geriye gidiyor
Tıpkı adımlarımın sana koşmak arzusunda olup
Geri geri gitmesi gibi…
Doğadan almış demini içimdeki hüzün çeşmesi
Suyu çekilecek diye ödüm kopuyor
Damarlarımdaki sen kokan kanı kalbime akıtmak istedikçe
Kuruyacak diye ürkek davranışlar sergiliyorum
Hep ama hep bu yüzden sitemim kendime
Neden bu ödlek korkak ürkek bakışımdaki sevgi yansıması
Canlanır her bahar güzden solan yaprağım
Demlenir gibiyim nisan yağmurunda
Ilık ve ıslatan nağmeleriyle ruhuma damladıkça
İşleyişi nakış gibidir miras kalırcasına yarınlara
Örneği yok anlatısı çok karmaşası yok aslında
Ama çözemeyen benim galiba kalbimde yaşattığımı
Gözümden yansıtamıyorum yeterince
Tarif etmeye çalıştıkça yeni yeni baharatlar gereksinimi duyuyor
Sevgide sevgiyle yapılan yemek gibidir
Sevgiyi de baharatlamasan ne tadı olur ne içini yakan acısı
Benim içimin bu kadar çok yanışı bu yüzden
Eksik değil sevgiye isot, u fazla katmışım
İşte bu yüzden ne benden kopup ayrılabiliyorsun
Ne de vazgeçmek için çaba sarf edebiliyorsun…
Aşk içimde yükselen mutluluk
Umut rüya sandığım
Koşmak sevgiyi haykıra, haykıra
Sana sesimi duyurmakmış
Gözyaşlarım bağrımın susuzluğunun sebebiymiş
Duydun mu artık sesimi.
Hissettin mi nefesimdeki özlemimi.
Bunca yıl nasıl yakmayı başaramamış
Belki biraz kendine kızgın
Beklide boynu büküktür sana
Ama tek bir gerçeğe inanarak yol almış
Düşlediklerinin düşünde
Gözlerinin hayalinde büyüttü seni
İşte ömrümün meyvesi
Kalbimin tamir hanesi
Belki kırdın parçaladın
Ama yine birleştiren sen oldun
Hiç kırılmamış gibi gönlümün tamirhanesi
Tamir hanemin tek tamircisisin
Seni çok seviyorum…
Elleri sevgi merhemi kokulu yârim
Bendeki beden deki diğer yarım…
Rıhtımlar yalnız gamlı hüzünlü hasretlere sitemkâr
Bekleyenlerin adımlarında saklıdır gizemi özlemi her bir satırda
Beklentilere ekilmiş ayrılık zehri büyümüyor özlemle sulanmadıkça
Sevgililer gününde gamlı, yaslı, puslu, tozlu yine yalnızım
Ayazda kalmış sanki içimdeki duygular
Rıhtımların savurgan dalgalarına ulaşamamaktan korkular
Serinliğini belki sevgisizliğe sunar bahar mı kar mı ayazlı yollar
Yine yalnız sevgililer gününü kutluyorum partnerim gölgeler mezem ayrılık
Cümleler dökülsün ister kalemim yazılsın ayrılığa yoksunluk sitemi
Her gece köşe başında gördüğüm gölgendi
Ya yasaklı ya tutsaklı hep mahkûm kalıpta sanki beklenilenler
Ben sevgililer gününde yine yalnızım gölgeler arkadaşım hep yasaklanmıştır
Beklentilerin sonuna nokta koymaktan aciz kalemim korkak bir o kadar ürkmek
Ellerimde yalnızlığın boş sayfası yüreğimin akışlarını gözlemekte
Damlalarında karalanıp kirlenmeyi bekler gündüz gece
Kutluyorum içimde sessizce sevgililer gününde sevgilisizliğimi
Parçalıyorum karanlığın aydınlığını örten perdelerini
Görmekten korkuyor gözlerim belki de kör olmak ürküntüsü yatıyor bakılan her noktaya
Seviyorum deyişleri özlüyor dilim sanki bedenimde gereksiz gibi söylenmedikçe
Yine sevgisizliği kutluyorum sevgililerin gününde yine özlemleri yazıyorum pankartlarla seyirlerde…
Gezemem dağı taşı
Gözlerim oldu şaşi
Bu inatlar bu nazlar
Uyuz um gelde kaşi
Battım çıkamayırum
Attım tutamayirum
Öylesi vurdun beni
Yara saramayırum
Ot bitmesin taşına
Hep sararıp solasın
Bedduam aşktan yana
Gündün güne yanasın
Kapıda iğde ağacı
Büyürde meyve vermez
Dilerim yaradan dan
Yüreğin aşkla sevmez
Kurban olurdum senin
Sözüne laf atışına
Ecelim sende olsa
Daha çıkmam karşına
Yatıp ta uyuyamam
Çayım var kurutamam
Yürek laf tan anlamaz
Seveni alan olmaz
Sevdanın dikenleri
Deldi bağrımı deldi
Umuruma gelmez din
Ne yaptımsa olmadı
Kalbim tek seni sevdi
Yine duman, duman tütüyorum hasretlerde
Acınası bir iç çekişim var ki görmen gerek
Sancıların acınası hallerine ağlıyorum
Haykırıyorum derman, derman diye
Tükenişim devasız umutsuzluğum sevdasız
Kapılışım fırtınasız yelkensiz gemi gibi sensizim
Acıttığın yüreğim kana yaram gibi metanetsiz
Senli yılların ezikliğinden bezginliğinden sevda çıkarır
Takınmadan sakınmadan sevmenin vebalini ödemekte
Saklamalıydı yüreğim içinden geçenleri
Beynim dile vurmamalıydı sevgi cümlelerini
Sağır olmalıydı kulağım yabancıdan gelen söze
Tutkunsu bir şerbetti seni yudumladığım
Arzu halimi beyan edemediğim dostane sevdaydın
Senleri ben yaptığım hatıra defterimde
Karaladıklarım araladığım perdelerden süzülüp gidendin
Zennehar Yılmaz
19.03.2012 08:36:10
Git diyemiyorum gönlüme gelene
Haindir kalbim dermansız sevemem
Uğruna mal değil canım veremem
Lügatsiz cümlelerim tükendi bitti
Kırdım dalını gülü bedeninden
Kalbimi söküp de alıp gidemem
Ayaklarım yürümez artık dermansız
Feri sönmüş gözlerimin tükendi bitti
Aydınlık ufkumu karartan olur
Geceyi özlerim günleri boğdum
Hayata ay diye geceden doğdum
Rüya göremez rüyalar tükendi bitti
Çalındı gecemin tek, tek yıldızı
Parıltıların kalmadı en ufak izi
Kinayesiz söylemi bulunur sözü
Kapıldım gizeme kaybolup tükendi bitti
Özümden zerreler süpürüldü
Arayışları rüzgârlar götürüp gitti
Hayıflanır gönlüm izsiz aşksız kaldı
Kalbimde sevgiler hazan olup tükendi bitti
Özlemi tatmıyor anlam yok olmuş
Dalarken gözlerine kaybolmuyorum
Arayışı yok ruhumun çoktan toprak olmuş
Ruhuma faydasız aşk duası öldü de kapandı bitti
Vatan birlik olmaktır, sevda ile dolmaktır
al bayraklar üstünde sarılıp da yatmaktır
gülümser vatansever bayrağına baktıkça
yıldız gözlere düşer, al bayrak sallandıkça
sevmez düşman, dimdik ayakta duranı
İlham gelir nağmesiyle
Söz olur cümle olur ulaşır varacağı yere
Ne gidene dur dersen durabilir
Ne geleni yolundan edebilirsin
Ne kadar kapıların ardına bent yığ sanda
Bir rüzgâr uğultusu olup girer gelmek istediği yere
Kalbime taştan duvar ördüm çare gelmez
Gelecek olan gelir girer haberim olmaz
Ucu yanık mektuplarımı koklar
Okşar başucuma gelip
Ürpertilerinden korkulardan terlemiş yanağımı
Ben yine duymam hissetmem sanıp
Yer bulur dünyamda haberim olmadan
Yıkar bütün duvarları kilitler kopuk
Kalbim ayan kalır gelene dur diyemeyip
Gideni geri döndüremediğim gibi işte




-
Mustafa Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
Tüm Yorumlarsayın zennehar hanım
geçmişten günümüze giresunlu şairler Antoloji adlı eserimizin son aşamasındayız. Eğer Giresunlu iseniz 1 adet resim,5 adet şiir, ile 5 satırırı geçmemek üzere zgeçmişinizi ([email protected])
adresine atarsanız. antolojide yer almış olursunuz.
Musta ...
Yüreğine darbeler değil, kalbimi vurayım. senin sevgine layık değil, karşılığında sunulayım her zerrede aşk, her aşkta sen varsın. kanda canda cansız bedene can veren ruhsun senı oylesı sevdim ki ölüm bile bana acı değil en büyük hediyedir sevdiğimsin can damarım sın ruhumsun kalbimden akan bir nehi ...
gerçekler. biz nasıl bir yapıya sahibizki gerçeklere göz kapayıp hayali büyütüp yaşıyoruz sonrada kırılınca yıkıma uğruyoruz. sevgiyi bile kat kat artırmak yerine karşımızdaki hata yapsada diyecek söz hakkımız olsun diyerek pusuda bekliyoruz. yaradan kadar kudretli olamasakta hatalarımızı örtmesini ...