Zennehar Yılmaz Şiirleri - Şair Zennehar ...

Zennehar Yılmaz

Gönlüme kurduğun dert köprüsünü Tufanlar kopup da savurup yıksın Kinayeli verdiğin her bir sözünü Tutmayan dilleri lüzumsuz kılsın Hidayete ermeyen gözüm aşikâr Umudun salını sürüp savursam Geceler ismini bir, bir sayıklar Sarmayan belini lüzumsuz kılsın Ebedi sanmıştım sevgi ekeni Gönlüme serdiğin kaktüs dikeni Gün olur özüne batıp çıkmasın Her günü güneşin lüzumsuz kılsın Dağlarda kovuklar da yatar bedenim Koyun keçi çayır her gün güdenim Etimle kemiğime bende büründün Donsun kanın akmasın lüzumsuz kılsın Şeytanı sen ettin musallat yoluma Başımı eğdirdin hakkın kuluna Müfessir oldum sayende eşim dostuma Gözlerinden akanlar lüzumsuz kılsın

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Kalbimi mahkûm bırakıyorum sevgisizliğe Kimse sevgi merhamet aşk dilemesin kalbimden Ruhum dilenci elbisesi gibi yırtık pırtık yamalı Kendine hayrı yok ki boş yere sevgi beklemeyin benden Yeşermiyor otları gönül bahçemin kupkuru her ne kaldıysa Boş verin yüreğimi mahkûm bir serde bir yudum sevgi dilenmen benden Beynim algılamıyor artık sevgi çemberlerini dolanmıyor bedenim Karanlıklarda nokta ışık aramayın bende yok ettim kalbimde sevgiye dair Kendimden nefretim şaşmıyor koskoca dağlar çıkıyor önüme yolum aşmıyor Bedenime değen sevgiler taş olup kapanmayan izler bırakıyor Hissetmiyor tadına varmıyor yok ettim her ne varsa mahkûm bıraktım kendime Sevgi kuyuları açmıştım sıra, sıra öyle derin öylesi varılmaz derinliklerde Şimdi sıra, sıra kapadım tüm sevgi boşluklarını karaya buladım ayın bıraktığı beyazlıkları Dondurdum zamanı ortada bıraktım bedenimi İmitasyon sevdaları yaktım gönül cehenneminde Bir dilim sevgi beklemeyin benden ruhumla böldüm bedenimle gömdüm kalanı Acıtıyor mu artık diye sormayın sevgi güllerinin dikenleri Kalmadı yeşeren bitkilerim bana hayatı renklendirecek ne varsa küle buladım Şimdi benden sevgi dilenmeyin merhametimi sevgi mezarıma taş yaptım Yazısını ruhunu sitemle bitirdim noktasız hayat soru işaretsiz mahkûmiyetteyim Kimse sevgi, merhamet, aşk dilenmesin kalbimden…

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Efkâr bastı gönlümü Yine düştün aklıma Perişan gezdim durdum Yanan Laz âşıkları Alamadım dersini Aşkı yaşayanlardan Neler geldi başıma Anlatın Laz âşıkları Kor olur yanan ateş Sevdalık çeken çilekeş Ne kül oldum ne ateş Yansın Laz âşıkları Derde salar ömrümü Açtıramam gönlümü Gözümün akar seli Siler Laz âşıkları Müfrezeler kurulmuş Dertlerim hazır bekler Gönlümdeki ateşi Söyler Laz âşıkları

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Yine sessiz imtihanlar soluksuz nefes alışlar
Yarınsız bu güne dair dualar
Bağrı ezik dağlara yaslanışlarım
Dolusundan bir göz pınarı daha felek kadar karşılıklı doldurup veriyor
Tanımsız duygular hissederken mutluluk huzur karmasından ayrıştırmamak ne mümkün
Tutunamamak nefesi boşa harcamak

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Sevgiye hasret bağlarım meyvesiz Geçmiyor gençlik çağlarım her şey çaresiz Sevgide yalan aşkta yalan dünyada yalan Boynu bükük gezer, gezer ağlarım derde bağlarım Lütfüne ermez varsa gönül koşup aşkına Taşındım senin istemesem de gönül köşkünden Giderken bomboş duvarlara kokumu kazıdım Az değil yüreğimde sevdam gönül yakılmış Azalmış sanırsın pınardır yürekte sevdan Gözümde sevda sele döndüğünde anlayacaksın Yarına seni miras gömdüğümde beni tanıyacaksın Açılsın sayfalar bana bırakılmış kendini bulacaksın Kopmasın bağları dağından eteğinden kopup Issız bir ocak tüter uzaktan gördüğünde Sobasında sıcak çorbası ekmeği bulduğunda Kavuşmaktır sevdalıya işte o bayramındır Yürümektir koşmaktır belki de dağdan aşağı Çığ gibi çoğalarak önüne her geleni içine alarak Yaklaşmaktır umarsızca yıkmaktır belki de Bayramdır işte kavuşmadır kayıp sevdaya Bir yanım hep eksik kaldı geçen ömrümde Ne diledimse oldu fazlasıyla belki de Umutlarım ayyuka çıkıp gittiğinde düşündüm yine Bayramı yaşamak sevdalıya koşmakmış, ona dokunmak değil…

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Ruhuma ilaç ömrüme benimle gölge, güneşimle sıcaklık, gecemle aydınlığım, sesime nefes dünyamın bütünlüğü, içimdeki taşan çağlayan sevda.
cümlendeki heceyim.. Üstünü örten geceyim kimse görmesin diye sessizce geleceğim...
Sonsuzluğun resmini ciziyorum. Bak gör seyreyle, göremezsen üzülme AŞK sonsuzluk görülmeyecek kadar uzak sevgimi taşıyacak kadar büyüktür...
Sevgimi elek ettim eliyor zamanları, sevdiğime selam gönder bu zamane sazları, gönlüme sunduğun sevda çeşmesinden, kana, kana içeyim seninle sonsuzluğa kadar.Ört sonsuzluğu gözüme seni sevdiğim kadar...
Sevemedim kimseyi boyun eğecek kadar, al boynum kıldan ince, kopar gözün kırpmadan, sevdama inanmasan bir kurşunluk değil bir söz kadar canım var...
Seni çok seviyorum birtanem

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Kalbim durak değil uğrayıp geçmeye Sevda bir çeşme kanarak içmeye İçtiği her yudumdur dert çile içine çekmeye Ruhum tek değil bir bedende var olmaz Girdiği her yürekte bir parça bırakmadan ayrılmaz Bir çelişki değil mi kalpte sevdalar En derin yarayı açana ağlar Yaşar unutmak için nice sevdalar Dökülen gözyaşında unutmak istediğini arar Kesilse de dilde fermanlar kalmaz ki dizde dermanı Sevda kanununda bellidir yananın fermanı Kalpler taş mı gözler yaşlı sevdaya bulaşmış, Ruhlar kararmış aydınlığı merakla bekler durur Her yeni sevdada bin kere öldüm Her ayrılık sevdamın sonu ölümdür Ayrılık insanı kalpten vurur öldürür Kalpsizlere sitem kabul günüm bugündür…

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Gözüm görmese de yüreğim seviyor Her uykuya dalışımda seni sayıklıyorum Yüzüm gülse de kalbim özlüyor sensiz ağlıyor Fırtınadan çıkmış parçalanmış gemi gibiyim Demir atacak dermanım bile yok Kanadı kırık bir kuş gibi kalbim Kalbinden başka kalbe konup ta duramıyor Aç yüreğinin kapısını ben geldim Kapıyı çalmaya elim varmıyor Gözlerimin feri söndü Senin gözlerinden başka göze bakamıyor Aç gözlerini belalı sevdiğim Gözlerine bakmazsam ölüm sonum oluyor Uyan artık ebedi yattığın derin uykundan Yüreğim sensiz nefes alamıyor Bir bakışın yeter bahar açmaya Bir gülüşün yeter kalbimi ısıtmaya Bir nefesin yeter rüzgâr olmaya Bu yürek sever uğrunda dünyayı yakmaya Aç gözlerini belalı yârim Kapıların kapalı ben ardında kilitli kaldım

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Yürek sevince hiç dinlemiyor Sitemler sanki sözbirliği ediyor İçimde sancılar hiç çekilmiyor Ruhum mu suçlu yoksa hayaller mi? Açılan gözler kapanamıyor Sevgiyi görmeden aydınlanmıyor Aynası aşktır baktıkça canlanıyor Ruhum mu suçlu yoksa kalbim mi? Kırsam aynalar içim parçalar Sevene sevme demek ölüm aralar Kapanmaz olur açtığım yaralar Ruhum mu suçlu yoksa hayaller mi? Bereketi olmaz lokmam doyurmaz Ekmeğim küf tutar gönül doldurmaz Yüreğe ekilen ekin ebedi solmaz Ruhum mu suçlu yoksa hayaller mi? Noktasız bırakmışım kalbimi sende Sevdanın destanı tükenmez kalemde Öyle ki gelirsem kapına günün birinde Söyle ben mi suçluyum yoksa aşk mı? Sokak kapını kapatma sakın açık kalsın Kalbindeki güller den goncan olmasın Yürümem uzak yollar dar uzamasın Söyle ben miyim suçlu yoksa kalbin mi?

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Yine düşünceli bir haldeyken bu günü dünü sorguluyorum Belki siz yaşayabilir miydim acaba diyerek Belki öyle değil böyle, böyle değil şöyleler Bitmiyor cümleler son noktalar koyamıyorum Anlıyorum derken bile anlamsızca bir bakış atıyorum Gel oturup iki sohbet edelim derken sitemler başlıyor Haksızlığı yüklüyorum sırtına haklılıklar benden yana sanki Çok mu bencilce düşüncelerim ya da tek gerçekçi ben miydim? İllakiler vardı satır aralarında ama yine noktasızdı sitemim Anlam yüklemekten kaçındığım cümleler çıkmak istemezken Ellerim sitemkâr diliyle harekete geçiyordu Yoruluyorum nefesim kesiliyor artık hakkaniyetler bitiyor Haksızlığı düne terk ediyorken hak ettiğim mutsuzluğu avuçluyorum Ekmeksiz yediğim katık gibi sanki dünü unutup bu güne yorulmak Kendi infazımı yasalaştırmaktır belki de tek hakikat Sorgularım sana düşerken ben paylandım zaten üzülme Kendime dönmeyen dilim sana dönüşünde duyumlarını algılıyor Zorluğu başkasına yüklerken hep, hep kolaylıklara yöneldim haksızca Tükenişler… Bitişler noktasız, virgüllere konmuyorsa Sebebi konusuzluğumun başlık bulamayışındandır Tercümeyi sana bıraktım payımı aldığım sorgu ekmeğinden düşüşleri sevgilerim oldu karıncaların payına düşen kırıntılarla doyarken ruhumun tükenişiydi… Zennehar Yılmaz 23.03.2012 19:41:42

Devamını Oku