Köz düşürdüm gönlüme
Zarar verdim ahir ömrüme
Belalı bir sevda ettim
Yazık geçen her günüme
Elimde altın iğne
Nakış dokur satarım
Sevdalık başa bela
Sevmeyene laf atarım
At meşede kişnesin
Sen ne güzel bişesin
Sevdin seveceğin yok
Artık yakamdan düşesin
Yüzüne gece ay doğsa
Güneşin her gün batsa
Yinede gönül vermem
Bu dünya hep senin olsa
Dermanı olmuyor sevda yüreğimin
Mutsuzluk sarıyor yine yüzümü tebessümü mü?
Gülemiyor sevgiyle umutlanmak yetmiyor
Açılan kapılardan adımlarım korkuyor adım atmaya
Yorgun düşüyorum farkında olmadan
İçimde bir cehennem yanıp duruyor sönmüyor
Acılar boğuyor sevdayı gönlümde nefesim kesiliyor
Durmadan akan gözyaşımın sonu tükenmiyor bitmiyor
Sümbüller açıyor sanırken dallarımda dikeni sarmalıyor gülün
Boynumu büküyor sevda yükleri
Kalbimi daraltıyor acılı kaçışlarım aşktan
Gidişler var ardıma bıraktığım hiç bir şey tamamlanmıyor
Yarım kalıyor boyadığım resimler çizdiğim çizgiler
Koşarken yolum birden uçuruma varıyor
Serap görür gibi olurken çöllerde hayal kırıklığında buluyorum kendimi
Parçalıyor güle dokunurken sanıyor ellerim kaktüs dikenlerine sarmalıyor
Böyle olmamalı diyorum durup düşününce sevda ancak
Geçmiş kalıcı sevdalara bir bakış atınca
Hangi sevgili bir ömür mutlu olmuş sevdasıyla
Aslılar keremler Leylalar mecnunların kanıyla yazılmış tarihteki aşkı memnular
Nerde oluru nerde kavuşmanın sevinci
Yok, yok inancımı kaybettim gerçek değil sevgiler
Bir saplantı gibi yürekte
Çekip çıkarınca kan gövdeyi yüreği alıp götürüyor
Ne yalan dünyada buluşması ne gerçek âlemde
Kim bile bilir ki sevgiliden az günahı cennette buluşsun yüreği
Kandırmaca yalan sözlerle bağlanır sanılır sevgiliye yürek
Ancak oda günün birinde uyanır yalan sevdadan
Elinde avucunda kalan kazancı sadece gözlerinin yağmur misali
Gözlerinin suyunun son damlaları oluyor
Ve anlıyor ki aşk yalan sevda yalan
Kazancı oluyor dünyada cehennemi tek başına yaşayan
Kalbime koymuşum bende sevdadan en büyük yalanı
Gözlerime yüreğime bağladım idam ipini
Çekiyorum çektikçe biraz daha kesiyorum nefesimi…
Göklerin taşını alıp vurma başına
İmanı kaybetmiş düşmez peşine
Gün olur girince o dar kabre
Pişmanlık döşüne volkanlı lavdır
Kış günü yağar karlar dağlara
Karşı koyabildi mi açan bahara
Eriyip karıştı kar koca pınara
Geç kalış döşüne yağlı urgandır…
Hiç kaldı mı meyve ebedi dalında
Yol vermedi mi söyle solan yaprağına
O yaprak düştü mü yer yatağına
Çürüyüp kokarsın vaktin dolduğu VAKİT
Zennehar Yılmaz
25.04.2012 22:40:45
Özlemimsi bir günün havasında
Sözlemsi bir suskunluğun çığlığında
Karamsarlığın çıkış noktasında
Yine senler var uğraklarda
Tatminsiz yürek yarenlerinin sızılarında
Nice sitemler, bencillikler, küçümseyişler, yükselişler,
Özümsenmeyişler, kabullenilmeyişler, iticiler, inciticiler,
Bir söze kanıp, dağ devirenler, kendini kral görenler,
Cenneti kendinin bilenler, bunların içinde bende varsam
Bu söz bana da gelsin...
Örnek olmadıktan sonra öğrenmek neye yarar,
Körlük ile bakarak hayata görmek neye yarar,
Bunca yazılan kısa sözlerde hep kendini haklı yerde arar,
Bir kez olsun kendini karınca kadar görüp anlamayanlar,
Büyüklüğünüz Ağrı dağı olsa bile hükmün kıyamet kopana kadardır
O gün yerle bir olmak seninde hakkındır…
Ya büyük ol küçüğe eğilmesini de bil
Ya küçük ol gerektiğinde boyunun kat, kat fazlası lafının ağırlığı olsun...
zennehar yılmaz
23.04.2012 10:35:05
Dönmüyor geri git dediklerim artık bende gitmiyorum ileri
Soldan say geleni sağdan yol ver ardına bakmadan gideni
Kırmızı halılar sermiyorum gelenin yoluna umut vaat etmiyorum
Kaldırdım başımı yere bakardı eskiden gözlerim
Sitemler vardı dilimde artık umut yok düşlerimde kayıp
Silik duvardaki resimler perdeli gözlerimdeki hayaller
Yumuk, yumuk duaya kalkan her geceki avuçlar eller
Kaldırdım başımı, yere bakardı hep eskiden gözlerim
Küçücük bir kafese sığdırdığımız kuş gibiydi umutlar
Kapısını açmak istedikçe kaçıp gidecek korkusu sarardı benliğimi
Şimdi yokluklar bekleyişler var parmaklarımın ucunda
Kararsız gözlerim aralamaktan aciz kafesimin kapısını…
Kanıma dokunuyor yine dönüşü olmuyor gitti dediklerimin kokusu
Esaretle bekleyişler var oluyor gözüm önüme damlayanlarda
Bir bakmışın yokmuşum açıp bakmışın kaybolmuşum hep
Kaldırdım başımı, yere bakardı ya eskiden şimdi gidene değil gelene bakar gözlerim…
Çabamı kimse bilmez
içimdeki mahkemenin tek sanığıyım
verdiğim emeği kalbe serpiştirdim
vakti geldiğinde hasat etmeli
düşlemem zenginlik olsun parayla
içimi dolduran sevgiler varken
Sevdim köle oldum düştüm eline
Bunca zülüm hakkım değil derdin ne
Yangınlara düştüm de kopamadım
Sevginin hayrına ben varamadım
Uzak oldum annem den kardaşım dan
Tuzak kurdun ekmeğimden aşımdan
Ettin beni memleketimden aşkımdan
Al canımı evinden ocağından
Yetim kaldım gurbet ele darıldım
Yılan diye tek boynuna sarıldım
Göremedim sen ne kadar haindin
Al canımı evinden ocağından
Yakan sendin yandıran ben anladım
Yavrularımı kanadıma aldım
Kurşun sıktın el kaldırdın ağladım
Başıma kara yazmalar bağladım
Al bu candan bedenimi diyemem
Yoluna can sana canım diyemem
Yavrumun babasısın kötü diyemem
Dilerim al canımı evinden ocağından
Yine yasaklıyorum benliğimde ne varsa
Hayallerimi umutlarımı tutsak ediyorum ansızın
Buruklukları eziklikleri kıyafet gibi giyip gidiyorum
Kinayesiz sitemler alınganlığın olmasın kendime her gelen sitemler
Kanıyorsa da bırak kanasın yürek pınarım damladıkça can bulacaktır
Sessiz kal içimden her nerdeysen sakın ses verme sesime
Unutmak isteyişime isyanın olmasın bırak saklı kalsın ruhumda
Sitemlerden soyunup hayallerden kurtulup umut yelkenimi açarım bir gün
Ne çok sevmiştim ne çok ağlamışım derim inceden inceye
Sezinliyor yüreğim deliksiz uykuları olmadan göz kapaklarımı kapadım
Yeniden uyanıyorum geleceğe sanki seni uyutmuşum gibi içimde
Senide kendimle taşıdığımı bilmeden varmışım son noktaya yine seninle
Ey aşk kulağın sağır sesin kesik dokunmuyor sanırken sarmalayanmışsın
Çocukça oyunlar oynamışım seninle sen aşk beni çürütmüşün yalan sevginle
Kurumuş sitemler kırıldıkça elimi kanatır gibi şimdi
Anlıyorum sessiz kalışındaki arsız gizemi şimdi geç kalmışım gibi
Kurmuyorum tuzaklar artık sana, vereceğin ceza kabulümdür
İnat etmiyorum artık ey aşk yalanda olsa yüreğimi kandıracağım seninle
Çocuk gibi görsen de oyunlarınla oynatsan da itirazım olmayacak ey aşk
Yine kanacağım sana tüm kalbimle yansam da yağmalansam da
Mübarek gecelerde vur kalbe Allah desin
Geçene değil gelene boyun eğsin
İman doldur kalbimi dilim hep Allah desin
Göğsümden gece gündüz iman nefse uyup düşmesin
Elim her an duada ulaşınca Allaha kalkan el boş kalır mı daha
Ey yüceler yücesi verirsin evime bereketi
Geçtiğim ateş çemberinden rabbim korur herkesi
Dilim susma Allah de kalbim titrer yerinde
Elimi açtım sana devası yine sendedir
Ey resulün ek beri yoluna döker herkesi
Yolum İslam yoludur geri gelmez kimsesi
Dile ses ver Allah desin yer gök birden dinlesin
Elim resulü göstersin merhamet isteyen peşimden gelsin
Bu yol Allah yoludur demez herkes gelmesin
Girdim hakkın yoluna kimse yokuşsuz düşmesin
Rabbim sen hep korursun git sonra gel diyemezsin
Ne kolaylıklar sundun görmeyen gözlerden eylemezsin
Sen haramdan uzak tut iftiraya uğratma
Açtım sana ellerim sen kötülükten korursun
Kapıların açıktır gecen yok gündüzün yok
Affına sığınacak kuldan başka kulun yok
Sen bizleri affeyle cennetine yol eyle
Nurundan mahrum etme sana yöneldim rabbim
Sen bizleri affeyle.. aminnnnn….




-
Mustafa Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
Tüm Yorumlarsayın zennehar hanım
geçmişten günümüze giresunlu şairler Antoloji adlı eserimizin son aşamasındayız. Eğer Giresunlu iseniz 1 adet resim,5 adet şiir, ile 5 satırırı geçmemek üzere zgeçmişinizi ([email protected])
adresine atarsanız. antolojide yer almış olursunuz.
Musta ...
Yüreğine darbeler değil, kalbimi vurayım. senin sevgine layık değil, karşılığında sunulayım her zerrede aşk, her aşkta sen varsın. kanda canda cansız bedene can veren ruhsun senı oylesı sevdim ki ölüm bile bana acı değil en büyük hediyedir sevdiğimsin can damarım sın ruhumsun kalbimden akan bir nehi ...
gerçekler. biz nasıl bir yapıya sahibizki gerçeklere göz kapayıp hayali büyütüp yaşıyoruz sonrada kırılınca yıkıma uğruyoruz. sevgiyi bile kat kat artırmak yerine karşımızdaki hata yapsada diyecek söz hakkımız olsun diyerek pusuda bekliyoruz. yaradan kadar kudretli olamasakta hatalarımızı örtmesini ...