Özlemimsi bir günün havasında
Sözlemsi bir suskunluğun çığlığında
Karamsarlığın çıkış noktasında
Yine senler var uğraklarda
Tatminsiz yürek yarenlerinin sızılarında
Nice sitemler, bencillikler, küçümseyişler, yükselişler,
Özümsenmeyişler, kabullenilmeyişler, iticiler, inciticiler,
Bir söze kanıp, dağ devirenler, kendini kral görenler,
Cenneti kendinin bilenler, bunların içinde bende varsam
Bu söz bana da gelsin...
Örnek olmadıktan sonra öğrenmek neye yarar,
Körlük ile bakarak hayata görmek neye yarar,
Bunca yazılan kısa sözlerde hep kendini haklı yerde arar,
Bir kez olsun kendini karınca kadar görüp anlamayanlar,
Büyüklüğünüz Ağrı dağı olsa bile hükmün kıyamet kopana kadardır
O gün yerle bir olmak seninde hakkındır…
Ya büyük ol küçüğe eğilmesini de bil
Ya küçük ol gerektiğinde boyunun kat, kat fazlası lafının ağırlığı olsun...
zennehar yılmaz
23.04.2012 10:35:05
Dönmüyor geri git dediklerim artık bende gitmiyorum ileri
Soldan say geleni sağdan yol ver ardına bakmadan gideni
Kırmızı halılar sermiyorum gelenin yoluna umut vaat etmiyorum
Kaldırdım başımı yere bakardı eskiden gözlerim
Sitemler vardı dilimde artık umut yok düşlerimde kayıp
Silik duvardaki resimler perdeli gözlerimdeki hayaller
Yumuk, yumuk duaya kalkan her geceki avuçlar eller
Kaldırdım başımı, yere bakardı hep eskiden gözlerim
Küçücük bir kafese sığdırdığımız kuş gibiydi umutlar
Kapısını açmak istedikçe kaçıp gidecek korkusu sarardı benliğimi
Şimdi yokluklar bekleyişler var parmaklarımın ucunda
Kararsız gözlerim aralamaktan aciz kafesimin kapısını…
Kanıma dokunuyor yine dönüşü olmuyor gitti dediklerimin kokusu
Esaretle bekleyişler var oluyor gözüm önüme damlayanlarda
Bir bakmışın yokmuşum açıp bakmışın kaybolmuşum hep
Kaldırdım başımı, yere bakardı ya eskiden şimdi gidene değil gelene bakar gözlerim…
Çabamı kimse bilmez
içimdeki mahkemenin tek sanığıyım
verdiğim emeği kalbe serpiştirdim
vakti geldiğinde hasat etmeli
düşlemem zenginlik olsun parayla
içimi dolduran sevgiler varken
Sevdim köle oldum düştüm eline
Bunca zülüm hakkım değil derdin ne
Yangınlara düştüm de kopamadım
Sevginin hayrına ben varamadım
Uzak oldum annem den kardaşım dan
Tuzak kurdun ekmeğimden aşımdan
Ettin beni memleketimden aşkımdan
Al canımı evinden ocağından
Yetim kaldım gurbet ele darıldım
Yılan diye tek boynuna sarıldım
Göremedim sen ne kadar haindin
Al canımı evinden ocağından
Yakan sendin yandıran ben anladım
Yavrularımı kanadıma aldım
Kurşun sıktın el kaldırdın ağladım
Başıma kara yazmalar bağladım
Al bu candan bedenimi diyemem
Yoluna can sana canım diyemem
Yavrumun babasısın kötü diyemem
Dilerim al canımı evinden ocağından
Yine yasaklıyorum benliğimde ne varsa
Hayallerimi umutlarımı tutsak ediyorum ansızın
Buruklukları eziklikleri kıyafet gibi giyip gidiyorum
Kinayesiz sitemler alınganlığın olmasın kendime her gelen sitemler
Kanıyorsa da bırak kanasın yürek pınarım damladıkça can bulacaktır
Sessiz kal içimden her nerdeysen sakın ses verme sesime
Unutmak isteyişime isyanın olmasın bırak saklı kalsın ruhumda
Sitemlerden soyunup hayallerden kurtulup umut yelkenimi açarım bir gün
Ne çok sevmiştim ne çok ağlamışım derim inceden inceye
Sezinliyor yüreğim deliksiz uykuları olmadan göz kapaklarımı kapadım
Yeniden uyanıyorum geleceğe sanki seni uyutmuşum gibi içimde
Senide kendimle taşıdığımı bilmeden varmışım son noktaya yine seninle
Ey aşk kulağın sağır sesin kesik dokunmuyor sanırken sarmalayanmışsın
Çocukça oyunlar oynamışım seninle sen aşk beni çürütmüşün yalan sevginle
Kurumuş sitemler kırıldıkça elimi kanatır gibi şimdi
Anlıyorum sessiz kalışındaki arsız gizemi şimdi geç kalmışım gibi
Kurmuyorum tuzaklar artık sana, vereceğin ceza kabulümdür
İnat etmiyorum artık ey aşk yalanda olsa yüreğimi kandıracağım seninle
Çocuk gibi görsen de oyunlarınla oynatsan da itirazım olmayacak ey aşk
Yine kanacağım sana tüm kalbimle yansam da yağmalansam da
Mübarek gecelerde vur kalbe Allah desin
Geçene değil gelene boyun eğsin
İman doldur kalbimi dilim hep Allah desin
Göğsümden gece gündüz iman nefse uyup düşmesin
Elim her an duada ulaşınca Allaha kalkan el boş kalır mı daha
Ey yüceler yücesi verirsin evime bereketi
Geçtiğim ateş çemberinden rabbim korur herkesi
Dilim susma Allah de kalbim titrer yerinde
Elimi açtım sana devası yine sendedir
Ey resulün ek beri yoluna döker herkesi
Yolum İslam yoludur geri gelmez kimsesi
Dile ses ver Allah desin yer gök birden dinlesin
Elim resulü göstersin merhamet isteyen peşimden gelsin
Bu yol Allah yoludur demez herkes gelmesin
Girdim hakkın yoluna kimse yokuşsuz düşmesin
Rabbim sen hep korursun git sonra gel diyemezsin
Ne kolaylıklar sundun görmeyen gözlerden eylemezsin
Sen haramdan uzak tut iftiraya uğratma
Açtım sana ellerim sen kötülükten korursun
Kapıların açıktır gecen yok gündüzün yok
Affına sığınacak kuldan başka kulun yok
Sen bizleri affeyle cennetine yol eyle
Nurundan mahrum etme sana yöneldim rabbim
Sen bizleri affeyle.. aminnnnn….
Döner dünya kendi haline
Ne verdi söyle giden eline
Gün olurda kendi haline
Ağlayıp yanma pişmanlık edip
Kalp kıranda gözün yaşlanır mı?
Şeytan olmadan insan taşlanır mı?
Gözün açık toprak hiç alır mı?
Ağlayıp sızlanma mahşer gününde
Kopmuş kalbin gider bedenden
Ruhun terk edişte canı bedenden
Kurduğun yuvalar işler haramı elden
Ağlayıp sızlanma iş işten geçtikten sonra
Günahı öğretir anan ve baban
Kulağında ezanın verilirdi her doğan
İçinden şeytanı söküp de atmadıkça
Ağlayıp sızlanman boşu boşuna gitmedi mi söyle dünya en çok hoşuna
Vesvese etmiştin günahın çoksa
Cennet kapısı ya gelir darsa
Ruhunu arındır kirinden pastan
Evvelin ahret olduktan sonra rahat yum gözünü öldükten sonra
Zennehar yılmaz
15.05.2012 12:13:22
Geri baktıkça için yanmasın
Gözlerin ağlayıp yaşlar akmasın
Kalbine bir güneş doğacak
Bir gün sabreden meyvesini toplayacak
En doyulmaz tadı alacak sevgiden
Çiçek açacak bir gün hayatına
Labirentinde yolun şaşsa da
Kalbinin kapısını açan bulunur
Yıldızlarla sana selam yolladım
Kalbine bir sevda ateşi yaktım
Onu söndürecek bir yürek bulunur…
Bilmeden atmışım seni deli yangınlara
Sevdirmişim kendimi farkında olmadan
Ürkek bir kuş gibi korktun kanat çırpmaktan
Korktun içini açmaktan
Yanmasın yüreğin kurban olduğum
Ağlamasın gözlerin karışmasın kirpiklerin
Boğulmasın sesin içine haykırmasın
O güzel yüreğine bir sevda düşüren olur elbette
Mutluluklar senin hüzünler beni bulsun
Farkında olmadan çektirdiklerim mezarıma gül değil diken olsun…
Anlam oldun gözlerimden ışıttım
Sevgi oldun yüreğimden taştırttım
Ne aşklar gördüm aklım şaşırttım
Güler yüzü dikeniyle sevmek zor mu?
Derman ettim sevgi merhemini
Serdim üzerine aşkın meltemini
Gezdim dünya ıssız köşesini
Gülen yüzü dikeniyle sevmek zor mu?
Acı geldi biber yine yedin tasından
Saltanatı sürdün gönül harından
Alıp başını gittin zoru gördün yarından
Güler yüzü dikeniyle sevmek zor mu?
Zennehar yılmaz
29.04.2012 21:19:42




-
Mustafa Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
Tüm Yorumlarsayın zennehar hanım
geçmişten günümüze giresunlu şairler Antoloji adlı eserimizin son aşamasındayız. Eğer Giresunlu iseniz 1 adet resim,5 adet şiir, ile 5 satırırı geçmemek üzere zgeçmişinizi ([email protected])
adresine atarsanız. antolojide yer almış olursunuz.
Musta ...
Yüreğine darbeler değil, kalbimi vurayım. senin sevgine layık değil, karşılığında sunulayım her zerrede aşk, her aşkta sen varsın. kanda canda cansız bedene can veren ruhsun senı oylesı sevdim ki ölüm bile bana acı değil en büyük hediyedir sevdiğimsin can damarım sın ruhumsun kalbimden akan bir nehi ...
gerçekler. biz nasıl bir yapıya sahibizki gerçeklere göz kapayıp hayali büyütüp yaşıyoruz sonrada kırılınca yıkıma uğruyoruz. sevgiyi bile kat kat artırmak yerine karşımızdaki hata yapsada diyecek söz hakkımız olsun diyerek pusuda bekliyoruz. yaradan kadar kudretli olamasakta hatalarımızı örtmesini ...