Ruhuma haykırış var ki ebedi dinmez sesi çınlar daima
özgürdür sözlerim belki ama acıtır diye suskunluğum var
birikim yaptırdım sevinç hüznü doldurur akmaz yaşlar gözümü
yürekte dinmeyen hasret sızımı sızarak çölleri denize bağışlar
Bilinmedi söylediğim söz önce beni yaktı bilinmez, em-pati kurdukça ruhum çözülmez
acıya sustuğum özlemlerim var. kan ağlıyor gözüm sözüm yarım çıkıyor dilim dönmüyor yutaklarım düğüm düğüm belki dir ondan
Aşka dair cümleler dökülürken kalem akmaz donar o anda
İsimsizler gizemler saklambaç oynar anlamsızca sanılır o anda
Kalbi kin doldurmuş olmak askıya almak değildir şuanda
Yeminler bozuluyorsa başında ekmek kırıp dağıttım duyguları rüzgârı sert
Aşk koyu renk bazen biraz şeffaf temsili olmayandır
Kinaye yatar her cümle esasında tükenişi başladığı o anda
Terk ediş sanılır uzaklaşmaların yağmurlarındaki nemler
Sevgiler güçleşir kelepçelerdeki kilitler azledildiği şu anda
Dur dinle bak bu çalan şarkı bizim olsun değişlerin o anında
Başkalaşmış duyguları kopya yaptığın kalbin bu anda
Benim aşkım başkadır deyişlerdeki başkalık neydi sanalda
Realitesini kaybetmiş yürekler aranıyor bulana ödül var kıyamda
Hazır kıta beklediğimiz aşk vardır ya sanki güneşle, rüzgârla, yıldızla ayda
Gelir sanıldığı anlarda bilmediğin bildiklerinin yanında
Yürek atışı hızlandığında çarpan kaçak elektrik olduğu sanılmasa da
İsim koymakta neden bu kadar cimri oluruz ki
Hayatı aşk üzerine kuran biz değil de ilahi bir mülkiyet kul sahibinin olduğu düşünülmediği bu zamanda aşk, aşk derken basitleştirilmiş cümlelerin noktasında yine aşk…
Zennehar Yılmaz
27.03.2012 21:19:05
Oturup yazacak kelime bırakmadın,
Bir cümle yazda devamı gelsin…
Bir adım atmaya yer bırakmadın,
Gezmediğin yer göster bende gezeyim
Tutmadığın bir el bırakmadın,
Tutmadığın bir el göster,
Üşüyen ellerimi tutup ısıtayım…
Islanmadık bir damla bırakmadın,
Göster bir damlada bende ıslanayım...
Bakmadık bir göz bırakmadın,
Göster görmediğin bir gözde,
Boşluğunda kaybolayım bende…
Gezdim sokak sokak yalnızlığımı
Her köşesini ezberledim hasretinin
Attığım her adım imzam oldu yollara
Sevgin olmadan yaşlandı bu beden
Kaybolmaya yüz tutmuş hayaller düşler
Bir şehir düşledim kendime
Binaları duygulardan yoksun insanlar
Sokakları hasret girdabı
Ağaçları yeşermeden kesilen umutlar
Bankları gelmeyeceğini bile bile bekleyenlerle dolu
Kaldırımlarındaki taşları kalbimin kırıkları
Rüzgârın savurduğu kumlarsa hayallerim
Yine çaresizliğimde sessiz yalnız bir şehir düşledim
Yokluğun böyle bir şey sevgisizliğinde boğuldum bu şehrin.
Zennehar Yılmaz
Geçse de ömrüm nice bahara hasret
Her kışım bahara erecek bir gün
Yaşansa da hüsranlar ayrılıklarla
Bu gönlüm sevecek birini seçecek bir gün
Kararsa da yıldızlar yarınlarıma
Yine gece olup aydınlanacaklar bir gün
Kanlar damalarımda kaynadıkça
Bedenim canlanacak bir damla kan bulur her gün
Gelmez sanıp solan mevsimler
Kapkara ömrümün baharı sendin
Zindanlardaki deli yüreğimi
Bu gece yıldızınla acılık kapılar
Sevgiye kapılma seline karışma
Bu yürek sevgiyle yok olur bir gün…
Özlüyor mu gözlerimi gözlerin sözler düğümleniyor mu aklına düşünce
Sessiz mi bensiz sokaklar duvarlar sanki üstüne yıkılacakmış gibi duruyor mu?
Yine kaşların çatık mı güldürmemi bekliyor mu gözbebeklerin
Soluk mu vazona bıraktığım gülüm kokumu kaybetti mi tenin
Üşüyor mu yüreğin sonbahar yağmurlarının damlalarında
Ben sensizliğe mahkûm bir kenarda mey şişesinin içine düşecek gibi
Yudumlarımda boğuluyorum
Üşüyor dudaklarım sıcaklığını arıyor
Ne kadar çabalasam da unutulmuyor atılmıyor silgisi yok bu kalbe yazılanın
Yine sessiz kalıyorsun ne kadar korksan da incinirim diye ben sensizlikten incindiğimden fazla incinemem ki
Aklıma düştüğünde elem dilim bağla nı veriyor
Gözlerim her bir yanda seni arıyor
Gözlerinin içine dalıp bakışlarıyla yansımak istiyorum hayatına
Yeni sesin çıkmıyor kabul etmiyor beni bakışların
Yoksa sarhoşluktan mı görmüyor gözlerin içimdeki kalbin atış hızını
Özledi mi gözlerin gözlerimi sözlerimin nağmelerini
Neden saklıyorsun içinde içini açıp haykırmıyorsun neden acı veriyorsun bu denli
Yoksa mutlumu ediyor seni beni sürgün görmek kalbinden sürgün etmek kaybolup gitmem…
Geçer mi gönlümdeki daraltı hüznü,
Boşalır mı aniden
Bulutlar bile yağmurunu tüketmezken.
Benim gözlerimin damlaları kurur mu bir gün.
Nefes bile tükeniyor bedeni toprak çağırınca
Benim gönlümdeki sancısı tükenmek bilmiyor…
Yüreğimin sevgi bağı artık boz kır kayalıklarla doldu
Her yürekten damla, damla sevgi beklerken,
Sancılı sağanaklar yağıyor yüreğime.
Yeşermeye başlarken dalım bir anda,
Ayaz vurup donup kalıyor tomurcuklarım.
Şimdi iki mevsim arasında sıkışmış ruhum,
Ne baharı yaşaya biliyor nede kışından geçebiliyor
Umut yelkenlerim delik teşik..
Boranlar sürmüyor beni hayat yokuşundan..
Kırık dökük hayaller umutlarla yüklü sandalımı! ,,
Limanlardan kopan halatım tutunacak bir kanca bulamıyor..
Günlerim bile gecelerimin gölgesinde,
Nehirlerin gölgesinde umut yelkenimi yamar dururum…
Demeni almış bir bardak çay ile
Çıktığım ahşap vakit çardağa,
Seslenirim kuşa dalda konmaya,
Yürek mürekkebi yoktur akmaya,
Gözlerimdeki sevdayı bir görsen,
Yüreklere iner nağmeli çisem,
Duman olup yüce dağları gezsem,
Sevda yükü omuzum da canlanır,
Yürek sevdalandıkça marazlanır...
Zennehar yılmaz
15.04.2012 22:45:49
Yürek geçer dereden yanar tüter ıslanmaz
Ayrılık ateşi küle döner lafı yutmaz
Ecel olsun ayıran belki yürek alışır
Gözden yaş düşer ama yine ölüm ayırır
El değmez değdiremez ha bu sol yanıma
Yağmurlar düşürecek güneşli bayırına
Aç olsun da doymasın senin hain yüreğin
Bir gün sende seveceksin geleceksin oyuna
Sanma yapılan bir çekilmeyi içlerini yakmayı
Böylesi çektirene kimse dönüp bakmayı
Ateşli yangınları Allah sersin kalbine
Bedduamı aldın sen dünya gülmez yüzüne
Edeceğim bir yemin inşallah yüreğin sevsin
Bin sevdayla bulansın delice yaralansın
Gözlerindeki yaşlar akıttıkça kana bulansın
Yakmayaydın garibi zaten sevmişti seni
Sevmesini bilmeyen yüreğin kara delik
Kayboldu ona düşen, senide düşürsün Mevla derim...
Zennehar yılmaz
12.05.2012 18:40:22
Yüreğime sordum seni
Beni bana anlat diye
Gözyaşımdan akıttım seni
Yanağımı ıslat diye
Bana ilham sensin
Satır satır yazayım diye
Ayağıma terlik yaptım
Toprağımda izim olasın
Seni taşıdığım her yere
Benimle varasın diye
Şarkı olup seslendim seni
Kulağıma nağme ol diye
Delice sevmedim seni
Aklım çıkmasın diye
Hastanelere düşüp
Hasta olmayasın diye
Kalbime kilit yaptım
Açıp giresin diye
Ben seni senden aldım
Eşim olasın diye
Çay yapıp içmedim seni
Acı olursun diye
Çayıma şeker yaptım
Tadını bir ömür tadayım diye
Gönül görür göz görmez
Saklısın hep içime
Kimse görmesin seni
Belki yakan olur seni diye
Cümleme nokta yapmadım
Sonum olup cana kıymasın diye
Bin yemin etmişim ki
Ömrüm oldukça hep benimle kal diye
Balıma limon yaptım
Hep benim şifam ol diye
Geceden yıldızı çaldım
Seni aydınlatsın diye
Gözlerinden nemi aldım
Üzülüp ağlarsın diye
Sana ömür adadım
Ben sensiz yaşayamam diye




-
Mustafa Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
Tüm Yorumlarsayın zennehar hanım
geçmişten günümüze giresunlu şairler Antoloji adlı eserimizin son aşamasındayız. Eğer Giresunlu iseniz 1 adet resim,5 adet şiir, ile 5 satırırı geçmemek üzere zgeçmişinizi ([email protected])
adresine atarsanız. antolojide yer almış olursunuz.
Musta ...
Yüreğine darbeler değil, kalbimi vurayım. senin sevgine layık değil, karşılığında sunulayım her zerrede aşk, her aşkta sen varsın. kanda canda cansız bedene can veren ruhsun senı oylesı sevdim ki ölüm bile bana acı değil en büyük hediyedir sevdiğimsin can damarım sın ruhumsun kalbimden akan bir nehi ...
gerçekler. biz nasıl bir yapıya sahibizki gerçeklere göz kapayıp hayali büyütüp yaşıyoruz sonrada kırılınca yıkıma uğruyoruz. sevgiyi bile kat kat artırmak yerine karşımızdaki hata yapsada diyecek söz hakkımız olsun diyerek pusuda bekliyoruz. yaradan kadar kudretli olamasakta hatalarımızı örtmesini ...