Doyamam sana dolup ta taşamam sana,
Korkar yüreğimin selleriyle
Yolunu bulup gitmenden çok korkuyorum
İçimdeki seni yok etmekten
Bilsen bu aşka ne kadar muhtaç olduğumu,
Bir Dakka durmaz koşardın yanıma,
Sana muhtacım sesine ihtiyacım
Aşkınla yanıyor kalbim sen benim canımdasın
Damarlarlarımdaki kanıma işledin
Artık dönüşü yok bu sevdanın
Doyasıya yaşanacak tüm duygusu
Özlemiyle hasretiyle seninle
Seviyorum dünyam seviyorum
Gözyaşlarım dinleyin boşa akıp gittiniz
Hayrınız olmadı bana ama şimdi aşkım var yanımda,
Akmıyor gözyaşlarım
Mutluluğa bir adımla SEVDANIN EN SON DIVANINDAYIM…
Zennehar Yılmaz
Bir özlem uzanırken yüreğimin taa derinlerinden ellerime
Sımsıkı kapanıyor avuçlarım sakınıyor Salı vermekten çok korkuyorum
Dile getirip çığlık yapamıyorum özlediğimi anlatamıyorum hissiz san yinede
Dağladığım başım sancılar içinde merhemi yalnız sensin
Ulu fak etmek istediğim yüreğim taarruza geçmişçesine yüklemini sunuyor
Yine uyanışlar gözlemliyor gözkapaklarım ürküyorum kaybedişimi görmekten
Dilime doladığım ismin sanki kor gibi eritiyor git gide göremiyorsun
Belki aynı azaplar vardır seninde yüreğinde belki gözler değse yağarız yine
Sevincimi bıraktım veda adresinde birde diğer yarımı bıraktım canım yarım
Alışkanlık sandığımız duygu meğersem aşkmış anlamamışız hevesli değildi
Dostlukta bütünleşti yürek sonrası alev olup yaktı yüreklerimizi
Yağmur gibi kar gibi tane, tane düştü yüreklerimiz iç içe bilemedik
Korkuların tehdidine maruz kaldık göz göze bakıp ağlayamadık
Dehşet bir felaket gibi çöktü üstümüze hayat ben bu haldeyim ya sen aşk
Anlatımım eksildikçe yürekteki artıp volkanlaşıp lavları damlarken çok canımı yakıyor be
Ahım nı almadığım zamanın korkularını taşıdığım aşk adına sevda imitasyon sanki boynumda
Bir nokta vardır hayal edilen sonrasının görüntüsü belirsiz olan
Kavuşur yürek sevinci yaşar bir anlık özlem son bulsa ya sonrası diye düşlerken
Yorgunum be can ürkek adımlar yoruyor koşmak istiyorum engellerim var
Mutlu sonlarda kaybolmak var yok olmak var hayalsiz kalışlar var
Aşkı aşk yapana haksızlık yapmak var kavuşmalarda bitecek olan birikintiler var
Sensizliği anlatmaktan ziyade seninle yok olmakta en büyük pay
Bilirim ki sensiz nefes alamasam da seninle hayalini noktalamak var…
Ben Izdırabını sevdim aşkın sanırım, kavuşmalarında yok olmayı değil…
Zennehar Yılmaz
29.02.2012 11:49:48
Gömülü kaldı hüzün içimde
Açsan a yeşersen birden diyorum
Eğiktir dalları ağaç içinde
Kalksa da karları doğrulsan diyorum
Ne var ki çelimsiz olmuş yaprağın
Ne yağmur gördü ne su toprağın
Sevgisiz budanmış dalın yaprağın
Gözyaşımı döküp ıslansan diyorum
Beyzade gezdiğim dağın ormanı
Tükenmez başından sisi dumanı
Gelemez kesiktir sevgi güm manı
Ölümü çağırıp ölsem diyorum
Kuş konmaz üzgündür kesik dalın
Esen yele değmez açan yaprağın
Açmadan solmuş meyvesiz dalın
Bir sobaya odun olup yansam diyorum
28 Nisan 2011 Perşembe,
11:50:17
Yine güneş doğuyor ve bekli son kez göreceğim bu günü
Belli belirsiz bir ömrün kurumaya yüz tutmuş fidanıyım
Elbet o gün gelecek tek, tek düşecek yapraklarım toprak olacak belki de
Yarına göz açmaya senet yoktur kimsenin elinde tabi benim elimde de
Belki son geceyi perdeleyeceğim bu gece son kez çekmeden aralayıp bakacağım sokağına
Islıklarını son kez duyacağım rüzgârın her uğuldayışında
Temkinli yaklaşımlar olmadı basık bir ruhun üşümesine yenilgiler düştü
Sahipsiz kalışlarımdaki sarmalanışı düşünmek hep ertelenme
Bir bardak su aldım susuzluğumu gidermek için sımsıkı tutarken sanki tuzla buz olacakmış gibiydi… Acır mıydı bilmem elime değse kırıkları tenim soğuk buz gibi sanki
Hayatı hayıflanarak yaşamaktan kör olan gözler buğulu yağmur gibi
Sefil zadeyim birazda iç krallığımda başkalığım vardı daimi benzersiz olan
Ruh halimi sorma anlatamam belirsiz bütünselliğinden ziyade sessiz
Kalkıp adım atarken üçüncü adımda düşmeyeceğime kim garanti verebilir ki
Garip anam kendine hep dikkat et derken bana neden her tadışın bir sonrası yok demedi ki
Bu günü dolu yaşa yarının boşluğu hayat değil hayatın boşluğu sen olursun niye söylemez
Sakin olacağım düşüncelere dalacağım yine son kez pişmanlığa geç kalışa ağlayacağım
Belki kurtarışım olmaz ama bir köz sönsün yeter diyerek abdestimi alıp namaza duracağım
Dünü yok etmiş olabilirim ama belki bu günü kurtarabilirim yalan dünyanın gerçek hesabında
Hasadı geldi koca çınarım solma vaktidir bırak ne varsa üzerinde bir ten bir beden yolculuğun var olanıdır…
Zennehar Yılmaz
23.02.2012 11:37:33
Köhne kalmış kalbimin duvarları
Ne gölgesi ne rüzgârı ne yağmuru
Savurganlığı kaplamış dört duvar
Ezgisiz söz gibi sazım ansızım kuru
Tarumar oluşum terk edişler
Sefilliğim cesaretsiz ürkekliğimden
Korkularım hep terk eden oluşlarım
Yankısız haykırışlardan kaçışıyorum
Benek, benek karartılar var kalbimde
Berraklığını silip süpürmüşüm hainlikle
Kızgınlığım kime niye neden sorgularım
Bencilliğimin kurban bayramını kutluyorum
Nevruz ateşlerinden atlar gibi sevgiler
Çalı çırpı edinmişim sevgi dallarını
Tutuşturan sevdaları es geçmişim
Külü kalacak olandır avuçlarımda
Yorgun bıraktım yürek limanımı
Kancaları koparmış atmışım artık
Tutunmalara yer bırakmamışken
Nasılları sorgularım hak edişlerimde…
Zennehar Yılmaz
19.03.2012 08:19:09
Değmiyorsa ruhuna iman şerbeti
Bilme ki bu senin gerçek cennetin
Arzular içinde geçirdiğin vakit
Sanma ki ebedi gelip geçendir
Hakiki hak yolu iman dilenendir
Yarabbi sen büyüksün
Ruhuma şerbet döktürürsün
Acımazsın sen zalim yaşına
Sen gözlerimden yaşım silen kadimsin
Özlüyüm sözüm var dışa vurulmaz
Cümleler kurarım dile uğramaz
Senden dileğim ses ver kalbime
İmanım duyursun gelsin dilime...
Zennehar Yılmaz
Tufanlar koparken soğuk buzlu limanlar ayazlı sessiz
Eskimsi bir rüzgârın kokusunda nihavendini dinliyorum
Dileklerim tükense de kesik ağaçlar, çaputsuz kabulsüz değildir
Değil yürek hazımsız her ayrılığı hazmederken çözülecek aniden
Tarumar olmuş tepeleri mutluluk merdiveninin yavaşça düşüşte
Korkuluk olmuşum sanki hissizliğin tarlasında darbelendikçe eskirim
Kutupların soğuğunu sarmalarken yüreğim içime aksa da yangını
Temkinli değilim bilirsin yine kendime benzemeleri hazmetmekteyim
Yalın kalmıyor artık tek bir yürek çocukluğu bile büyütürken beşikte
Artık bembeyaz değil sarmalandığım kundak saflığını kaybettik
Sefillikte afililiği özlerken düşlerken sefilliliği arzular iteklerim aykırılığı
Serzenişlerim var yine sayfa, sayfa karalarken berraklığın hasretini hazmetmekteyim
Terimi yok sanki yaşanılanın duygunun, hissin sitemin, kinin,
Bağırtılar yiyor her gece gün ömrüm yorgundur tarumardır özlemcedir
Bağına domuz inmiş çiftçiye benzer bir elimde tüfek tarlalarda tuzak
Boynumda bir urgan ya öldür ya öl ya güldür ya gül sistemi istemsiz hazmetmekteyim
Soğuk yine parmak uçlarım hafif bir morartı var ısıtmaktan korkarım
Allı morlu sevdaları unutup tekrar yol alırım unutur tekrar dağılırım belki
Dirayetini kaybetti yürek halatlar kopuyor limanlardan buz kütlelerine aldırmadan
Hazmetmeye çalışmak zayıflıktan azmettiriyorum artık seni yürek şahlan engelsizsin…
Zennehar Yılmaz
15.03.2012 18:27:47
Çıktım dağın başına el vurmuşum sisine
Gelmişti geçen zaman aklıma eski günler
Şimdi başım karalı sevmezdim böylesini
Yukarıdan ayarlı oldu yeni sevdalar
Eskisine evlada dedim gelsin yeni elalar
Kurumuş bir yaprağa kuş konmaz güneş vurmaz
Sevdaluk yürek yakar bilemez sevdayla kavuşan
Kim dedim kime dedim ne dedumda dinlemedun
Bu yürek delilenmiş sevme derim sözümü dinlemez
Yenisi gelsin dedim yol verdum hayırsuza
Başuma neler geldi anlatun siz uşaklar
Kum olup savrulayım gel son kez sarılayım
Ayrılık ölüm dersun yoluna kefenun ben olayım
Sarmalayıp seni bir ömür saklayayım
Ötmez gül dalında bülbülüm senden benim sümbülüm
Sarhoş değilim içmedim sevdim seni kuş dillim
Yolları dolambaçlı sevdaluk dağlarinun
Gaza basma gidersun iter sevda hepumuzi
Bastuğun çimenin tırpani ben olaydım
Dalından kesmeyip yoluna paspas olayim
Kıymet ettim sevdamı beş parada etmeyi
Al sevdani başumdan ömrüm boşa geçeyi
Kıravatım kırmızi oldum yarin hırsızı
Ben çalmadım koynundaki sevdayı
Sen aldun kaçtun bendeki yürekli deryayı
Kuruttun yüreğimi şimdi yaş dala bile basamayi
Dereler geçtim bozulsun sevda muskaları
Fayda bile etmedi gözümün deli akan yaşlari
Giyemedim bir türlü sevdaluk hırkasini
Giydirdiler hep bana yalanın postasını
Kömürlerin karali yürek vardur yarali
Ebedi ömrüm olsa olmam sevda orali
Güne merhaba dedim
Sana ise elveda
Yarına umut dedim
Sana ise unut
Dünüme tövbe ettim
Sana ise küfür
Gönlüme yangın döktüm
Sana ise kül
Aşklara isyan ettim
Sana ise zehir
Elimde kalan acı
Sen ise tam yabancı
Gözlerimde ince sızı
Seni kovdum kalp hırsızı
Zennehar Yılmaz
Yine ağlamaklı yüreğim sessiz sedasız boğuluşunda
Kalır mıydı hiç bu kadar umarsız
Acıtmazdı gözlerin sözlerinle dalışında
Aldanışı vardı her bir adımında
Her kopuşunda biraz ağlamaklı biraz sitemkârdı her daim
Yanılışı vardı biraz da…
Yine dolgun bakışlar atıyorum gidişinin hoşça kalına
Yeşiline doyduğum, gözlerinin doğasında
Şimdi yangınının yok edişi,
Dumanı isi bürümüş
Dallanıp budaklanmıyor tomurcuklaşmıyor
Yeşilinde gözlerinin.
Külünden doğmuyorum, alevlenmiyorum
Sadece yıkım yiyorum hoşça kalında
Engebeli olmayan bu yolda
Son sürat gidiyorum varışları gözlemeden, hayal etmeden
Yıkık sevdaların enkazına sığınıp yağmalamıyorum
Ne varsa yüreğimin ucrasında tozu dumana katıp
Son sürat gidiyorum
Duyuyor musun bilmem
Ağlıyor mu gözlerin kururcasına
Bağlıyor musun yüreğini bilmem ardımdan koşar diye
Ama biliyor musun merakta etmiyorum
Öylesi toz duman ki kıyılar sahiller limanlarım…
İçi sökük bir sevdanın içine düşmekten artık korkum yok.
Biliyorum her çakılışın yaralayıp acıttığını
Ben yine ağlamaklı sessizliğimin tırmanışında
Çakılışının seyrinde gözyaşlarımdaki çiseler…
Zennehar Yılmaz




-
Mustafa Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
Tüm Yorumlarsayın zennehar hanım
geçmişten günümüze giresunlu şairler Antoloji adlı eserimizin son aşamasındayız. Eğer Giresunlu iseniz 1 adet resim,5 adet şiir, ile 5 satırırı geçmemek üzere zgeçmişinizi ([email protected])
adresine atarsanız. antolojide yer almış olursunuz.
Musta ...
Yüreğine darbeler değil, kalbimi vurayım. senin sevgine layık değil, karşılığında sunulayım her zerrede aşk, her aşkta sen varsın. kanda canda cansız bedene can veren ruhsun senı oylesı sevdim ki ölüm bile bana acı değil en büyük hediyedir sevdiğimsin can damarım sın ruhumsun kalbimden akan bir nehi ...
gerçekler. biz nasıl bir yapıya sahibizki gerçeklere göz kapayıp hayali büyütüp yaşıyoruz sonrada kırılınca yıkıma uğruyoruz. sevgiyi bile kat kat artırmak yerine karşımızdaki hata yapsada diyecek söz hakkımız olsun diyerek pusuda bekliyoruz. yaradan kadar kudretli olamasakta hatalarımızı örtmesini ...