Zennehar Yılmaz Şiirleri - Şair Zennehar ...

Zennehar Yılmaz

Doyamam sana dolup ta taşamam sana, Korkar yüreğimin selleriyle Yolunu bulup gitmenden çok korkuyorum İçimdeki seni yok etmekten Bilsen bu aşka ne kadar muhtaç olduğumu, Bir Dakka durmaz koşardın yanıma, Sana muhtacım sesine ihtiyacım Aşkınla yanıyor kalbim sen benim canımdasın Damarlarlarımdaki kanıma işledin Artık dönüşü yok bu sevdanın Doyasıya yaşanacak tüm duygusu Özlemiyle hasretiyle seninle Seviyorum dünyam seviyorum Gözyaşlarım dinleyin boşa akıp gittiniz Hayrınız olmadı bana ama şimdi aşkım var yanımda, Akmıyor gözyaşlarım Mutluluğa bir adımla SEVDANIN EN SON DIVANINDAYIM… Zennehar Yılmaz

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Bir özlem uzanırken yüreğimin taa derinlerinden ellerime Sımsıkı kapanıyor avuçlarım sakınıyor Salı vermekten çok korkuyorum Dile getirip çığlık yapamıyorum özlediğimi anlatamıyorum hissiz san yinede Dağladığım başım sancılar içinde merhemi yalnız sensin Ulu fak etmek istediğim yüreğim taarruza geçmişçesine yüklemini sunuyor Yine uyanışlar gözlemliyor gözkapaklarım ürküyorum kaybedişimi görmekten Dilime doladığım ismin sanki kor gibi eritiyor git gide göremiyorsun Belki aynı azaplar vardır seninde yüreğinde belki gözler değse yağarız yine Sevincimi bıraktım veda adresinde birde diğer yarımı bıraktım canım yarım Alışkanlık sandığımız duygu meğersem aşkmış anlamamışız hevesli değildi Dostlukta bütünleşti yürek sonrası alev olup yaktı yüreklerimizi Yağmur gibi kar gibi tane, tane düştü yüreklerimiz iç içe bilemedik Korkuların tehdidine maruz kaldık göz göze bakıp ağlayamadık Dehşet bir felaket gibi çöktü üstümüze hayat ben bu haldeyim ya sen aşk Anlatımım eksildikçe yürekteki artıp volkanlaşıp lavları damlarken çok canımı yakıyor be Ahım nı almadığım zamanın korkularını taşıdığım aşk adına sevda imitasyon sanki boynumda Bir nokta vardır hayal edilen sonrasının görüntüsü belirsiz olan Kavuşur yürek sevinci yaşar bir anlık özlem son bulsa ya sonrası diye düşlerken Yorgunum be can ürkek adımlar yoruyor koşmak istiyorum engellerim var Mutlu sonlarda kaybolmak var yok olmak var hayalsiz kalışlar var Aşkı aşk yapana haksızlık yapmak var kavuşmalarda bitecek olan birikintiler var Sensizliği anlatmaktan ziyade seninle yok olmakta en büyük pay Bilirim ki sensiz nefes alamasam da seninle hayalini noktalamak var… Ben Izdırabını sevdim aşkın sanırım, kavuşmalarında yok olmayı değil… Zennehar Yılmaz 29.02.2012 11:49:48

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Gömülü kaldı hüzün içimde Açsan a yeşersen birden diyorum Eğiktir dalları ağaç içinde Kalksa da karları doğrulsan diyorum Ne var ki çelimsiz olmuş yaprağın Ne yağmur gördü ne su toprağın Sevgisiz budanmış dalın yaprağın Gözyaşımı döküp ıslansan diyorum Beyzade gezdiğim dağın ormanı Tükenmez başından sisi dumanı Gelemez kesiktir sevgi güm manı Ölümü çağırıp ölsem diyorum Kuş konmaz üzgündür kesik dalın Esen yele değmez açan yaprağın Açmadan solmuş meyvesiz dalın Bir sobaya odun olup yansam diyorum 28 Nisan 2011 Perşembe, 11:50:17

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Yine güneş doğuyor ve bekli son kez göreceğim bu günü Belli belirsiz bir ömrün kurumaya yüz tutmuş fidanıyım Elbet o gün gelecek tek, tek düşecek yapraklarım toprak olacak belki de Yarına göz açmaya senet yoktur kimsenin elinde tabi benim elimde de Belki son geceyi perdeleyeceğim bu gece son kez çekmeden aralayıp bakacağım sokağına Islıklarını son kez duyacağım rüzgârın her uğuldayışında Temkinli yaklaşımlar olmadı basık bir ruhun üşümesine yenilgiler düştü Sahipsiz kalışlarımdaki sarmalanışı düşünmek hep ertelenme Bir bardak su aldım susuzluğumu gidermek için sımsıkı tutarken sanki tuzla buz olacakmış gibiydi… Acır mıydı bilmem elime değse kırıkları tenim soğuk buz gibi sanki Hayatı hayıflanarak yaşamaktan kör olan gözler buğulu yağmur gibi Sefil zadeyim birazda iç krallığımda başkalığım vardı daimi benzersiz olan Ruh halimi sorma anlatamam belirsiz bütünselliğinden ziyade sessiz Kalkıp adım atarken üçüncü adımda düşmeyeceğime kim garanti verebilir ki Garip anam kendine hep dikkat et derken bana neden her tadışın bir sonrası yok demedi ki Bu günü dolu yaşa yarının boşluğu hayat değil hayatın boşluğu sen olursun niye söylemez Sakin olacağım düşüncelere dalacağım yine son kez pişmanlığa geç kalışa ağlayacağım Belki kurtarışım olmaz ama bir köz sönsün yeter diyerek abdestimi alıp namaza duracağım Dünü yok etmiş olabilirim ama belki bu günü kurtarabilirim yalan dünyanın gerçek hesabında Hasadı geldi koca çınarım solma vaktidir bırak ne varsa üzerinde bir ten bir beden yolculuğun var olanıdır… Zennehar Yılmaz 23.02.2012 11:37:33

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Köhne kalmış kalbimin duvarları Ne gölgesi ne rüzgârı ne yağmuru Savurganlığı kaplamış dört duvar Ezgisiz söz gibi sazım ansızım kuru Tarumar oluşum terk edişler Sefilliğim cesaretsiz ürkekliğimden Korkularım hep terk eden oluşlarım Yankısız haykırışlardan kaçışıyorum Benek, benek karartılar var kalbimde Berraklığını silip süpürmüşüm hainlikle Kızgınlığım kime niye neden sorgularım Bencilliğimin kurban bayramını kutluyorum Nevruz ateşlerinden atlar gibi sevgiler Çalı çırpı edinmişim sevgi dallarını Tutuşturan sevdaları es geçmişim Külü kalacak olandır avuçlarımda Yorgun bıraktım yürek limanımı Kancaları koparmış atmışım artık Tutunmalara yer bırakmamışken Nasılları sorgularım hak edişlerimde… Zennehar Yılmaz 19.03.2012 08:19:09

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Değmiyorsa ruhuna iman şerbeti Bilme ki bu senin gerçek cennetin Arzular içinde geçirdiğin vakit Sanma ki ebedi gelip geçendir Hakiki hak yolu iman dilenendir Yarabbi sen büyüksün Ruhuma şerbet döktürürsün Acımazsın sen zalim yaşına Sen gözlerimden yaşım silen kadimsin Özlüyüm sözüm var dışa vurulmaz Cümleler kurarım dile uğramaz Senden dileğim ses ver kalbime İmanım duyursun gelsin dilime... Zennehar Yılmaz

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Tufanlar koparken soğuk buzlu limanlar ayazlı sessiz Eskimsi bir rüzgârın kokusunda nihavendini dinliyorum Dileklerim tükense de kesik ağaçlar, çaputsuz kabulsüz değildir Değil yürek hazımsız her ayrılığı hazmederken çözülecek aniden Tarumar olmuş tepeleri mutluluk merdiveninin yavaşça düşüşte Korkuluk olmuşum sanki hissizliğin tarlasında darbelendikçe eskirim Kutupların soğuğunu sarmalarken yüreğim içime aksa da yangını Temkinli değilim bilirsin yine kendime benzemeleri hazmetmekteyim Yalın kalmıyor artık tek bir yürek çocukluğu bile büyütürken beşikte Artık bembeyaz değil sarmalandığım kundak saflığını kaybettik Sefillikte afililiği özlerken düşlerken sefilliliği arzular iteklerim aykırılığı Serzenişlerim var yine sayfa, sayfa karalarken berraklığın hasretini hazmetmekteyim Terimi yok sanki yaşanılanın duygunun, hissin sitemin, kinin, Bağırtılar yiyor her gece gün ömrüm yorgundur tarumardır özlemcedir Bağına domuz inmiş çiftçiye benzer bir elimde tüfek tarlalarda tuzak Boynumda bir urgan ya öldür ya öl ya güldür ya gül sistemi istemsiz hazmetmekteyim Soğuk yine parmak uçlarım hafif bir morartı var ısıtmaktan korkarım Allı morlu sevdaları unutup tekrar yol alırım unutur tekrar dağılırım belki Dirayetini kaybetti yürek halatlar kopuyor limanlardan buz kütlelerine aldırmadan Hazmetmeye çalışmak zayıflıktan azmettiriyorum artık seni yürek şahlan engelsizsin… Zennehar Yılmaz 15.03.2012 18:27:47

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Çıktım dağın başına el vurmuşum sisine Gelmişti geçen zaman aklıma eski günler Şimdi başım karalı sevmezdim böylesini Yukarıdan ayarlı oldu yeni sevdalar Eskisine evlada dedim gelsin yeni elalar Kurumuş bir yaprağa kuş konmaz güneş vurmaz Sevdaluk yürek yakar bilemez sevdayla kavuşan Kim dedim kime dedim ne dedumda dinlemedun Bu yürek delilenmiş sevme derim sözümü dinlemez Yenisi gelsin dedim yol verdum hayırsuza Başuma neler geldi anlatun siz uşaklar Kum olup savrulayım gel son kez sarılayım Ayrılık ölüm dersun yoluna kefenun ben olayım Sarmalayıp seni bir ömür saklayayım Ötmez gül dalında bülbülüm senden benim sümbülüm Sarhoş değilim içmedim sevdim seni kuş dillim Yolları dolambaçlı sevdaluk dağlarinun Gaza basma gidersun iter sevda hepumuzi Bastuğun çimenin tırpani ben olaydım Dalından kesmeyip yoluna paspas olayim Kıymet ettim sevdamı beş parada etmeyi Al sevdani başumdan ömrüm boşa geçeyi Kıravatım kırmızi oldum yarin hırsızı Ben çalmadım koynundaki sevdayı Sen aldun kaçtun bendeki yürekli deryayı Kuruttun yüreğimi şimdi yaş dala bile basamayi Dereler geçtim bozulsun sevda muskaları Fayda bile etmedi gözümün deli akan yaşlari Giyemedim bir türlü sevdaluk hırkasini Giydirdiler hep bana yalanın postasını Kömürlerin karali yürek vardur yarali Ebedi ömrüm olsa olmam sevda orali

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Güne merhaba dedim Sana ise elveda Yarına umut dedim Sana ise unut Dünüme tövbe ettim Sana ise küfür Gönlüme yangın döktüm Sana ise kül Aşklara isyan ettim Sana ise zehir Elimde kalan acı Sen ise tam yabancı Gözlerimde ince sızı Seni kovdum kalp hırsızı Zennehar Yılmaz

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Yine ağlamaklı yüreğim sessiz sedasız boğuluşunda Kalır mıydı hiç bu kadar umarsız Acıtmazdı gözlerin sözlerinle dalışında Aldanışı vardı her bir adımında Her kopuşunda biraz ağlamaklı biraz sitemkârdı her daim Yanılışı vardı biraz da… Yine dolgun bakışlar atıyorum gidişinin hoşça kalına Yeşiline doyduğum, gözlerinin doğasında Şimdi yangınının yok edişi, Dumanı isi bürümüş Dallanıp budaklanmıyor tomurcuklaşmıyor Yeşilinde gözlerinin. Külünden doğmuyorum, alevlenmiyorum Sadece yıkım yiyorum hoşça kalında Engebeli olmayan bu yolda Son sürat gidiyorum varışları gözlemeden, hayal etmeden Yıkık sevdaların enkazına sığınıp yağmalamıyorum Ne varsa yüreğimin ucrasında tozu dumana katıp Son sürat gidiyorum Duyuyor musun bilmem Ağlıyor mu gözlerin kururcasına Bağlıyor musun yüreğini bilmem ardımdan koşar diye Ama biliyor musun merakta etmiyorum Öylesi toz duman ki kıyılar sahiller limanlarım… İçi sökük bir sevdanın içine düşmekten artık korkum yok. Biliyorum her çakılışın yaralayıp acıttığını Ben yine ağlamaklı sessizliğimin tırmanışında Çakılışının seyrinde gözyaşlarımdaki çiseler… Zennehar Yılmaz

Devamını Oku