Günaydın baharım günaydın sana,
Sevgiyle mutluluğu serdin yollarıma
Şükürsüz olan tüm kullarına
Bir merhaba sundun baharınla
Saklanmış duygular çıksın meydana
Selam olsun benden nazlı sevdama
Bir bahar gelmiş senle solan dünyama
Elveda n olmasın girsem de kara toprağına
Ecelim olsan da hakkındır senin
Sellere katsan da hakkındır senin
Gelişinle ömrümü cennet eyledin
Varlığım senindir bu ömürüm senin
Günaydın her gün yeniden baharım sana
Çiçeklerden bir demek her gece koydun koynuma
En güzel sevdaları yaşadım ben baharımla
Ruhumun baharı sevgilerle yürekten bir merhaba..
Zennehar Yılmaz
Dürtüler olmamalı yalana dair
gerçekçi olmalı bakışlar, gözlere anlam katmalı
solmamalı güller vazolarda dallarda son bulmalı vakitler
yürekler sol yanlarda yer bulmalı, gidenin ardına bırakmamalı, ansızın.
Demode olsun bırak sevdalar, zamane yokuşlardan yuvarlanmamalı
Gözlerim bulanık ellerime yağıyor damlıyor
Örs, e vurulan bıçak saplanır gibi sözler sitemler
Hâlbuki yok oluşlardan çıkıp, yıkıp gelmiştim
Korkular büyüttüğüm gece gün salladığım
Masmavi boncuklarla süslenmiş tahta beşiğimde
Adım atılacak eşik bulamıyorum yıkıntılardan çıkaramadığım
Düşlerim yonga parçası her yontuşunda incelip yok oluşlarda
Kâbussuz korkuların sarmalayışında ruhsuz bedenim
İşte o sendin götürürken sendeki leri mi?
Ufacık boşluklar unutmuş sürdüğün noktalarda
Sürgünler izlerinde, adımının tozunda boyadın
Kat, kat örtüp kaybettin sanmışlığını.
Ay çalası gecelerimi yıldızsız dileksiz koyup
Ateş böceklerinin ışığını çalıp
Baharımı neşesiz koyup örseleyip toza buladın
Sam yeli değdi dalım yaprağıma çatlamış kurak toprağım…
Kanını çekip aldığın kalbim içinde yasını tuttuğu matemleriyle
Avuntuları esen yelden dilenmişti halbuki..
Dilim lanetler yağdırıyor sema ya değecek kadar kudretli ulaşılmaz
Yağdırsa güneş yansıtsa ay söküp alamam,
Yüreğimden, sürgünün terk edişin deki süngüsünü…
Zennehar Yılmaz
Geçtiğim yolları ezber etmiştim
Gül değil uğruma diken sevmişsin
Bu canı candan alıp köle etmişsin
Söyle güler mi daha gönlüm seninle
Var olmak için geldim şu dünyaya
Yok, edip toprak eyledin beni
Sarmalar sarmaşık kollar yerine
Sorarım gönlüme affetmez yine
Yolumun sonu yok durağı yok
Bedenden ayrılan suçsuz mu?
Nedendir ithamı mağduriyeti yok
Seven gönlüme layık olanı alıp gider mi?
Söyle candan kopar her bir parçanın
Varacağı söyle durağımı çok
Ellerimi açmışım her gün bedduada
Yasaklıyorum kalbimi artık sevinsin
Hoşça kal diyecek zamanım yok
Dökülmüyor artık cümleler satırlara
Nefesim yetmiyor anlatımlara.
Bir kapıyı açmadan diğeri çarpıyor yüzüme.
Beklemiyorum artık yarını.
Güneş yarın doğacak mı demiyorum.
Kaybettim artık geçmişimde geleceğimi.
Yanılgılar aldı geleceğimin yarınını.
Dünleri yaşamaktan soluksuz kaldım.
Şimdi oturmuşum bir köşede.
İki elim yanağımda boynum bükük,
Pişmanlığın gölgesinden saklanıyorum.
Kaçmak için attığım her adım
İnatlaşıyor bedenimle
Savaşım dünümden gelecek karanlık,
Bugünümden sorgulu yarınıma..
En sert rüzgârları dinliyorum ama.
Dalımda bir yaprak salınmıyor. Korkuyorum
Yağmurlarda sırılsıklam gezmeyi seven ben
Hançer gibi delik teşrik saplanıyor bedenime damlalar.
En acısı kaybettim artık deyip kabullenişler
Son kurşunu ben sıkıyorum o zevki tattırmadan yarınıma.
Ve bugün ölüyorum… Güçlük çektirmeden
Can bedenden çıkarken buz tutmayacak.
Bedendeki can yarınına buz kesmiş zaten,
ELVEDA ölümün SOĞUK ATEŞİ…
Zennehar Yılmaz
21.12.2009
Bu akşam türküleri katacağım çayıma
vardığım nokta belli düşmem yar tuzağına
var elimde yarının dersi aldım dünden hevesi
kandım yalan dostlara tükeniyor nefesim
İnce telli sazımın çıkacak sesi nazlı
yüreğimin kederini serecek güne karşı
geceleri yar eyledim gündüzü dar
sevdaya türkü yaktım bu gönlü pay eyledim pay
Koyunda yatar meşe dağının
yeşiline türkü yakar bağırır
acılı sofrada türkü desem dağılır
şerbet içtim sanırken zehirlere bürünür
arala şu perdeyi rüzgârıma izin ver
sevdam yakar belki ama seni
kumpasa gelmez dağına gelen
kucağını açar yeter ki sen sevgi ver
Bilmiyorsa gülmeyi yüzün niye sızlanır yürek…
Zaten öğrenmemiştir kaybın kazandığından büyük…
Zorlama kendini hüzne boğmaya,
öyle bir sevda verir Mevla yüzün doyar gülmeye
döner dünya tersi düzüne kimi güldürür kimi hüzünde
yarını başka doğar kalp güneşi görür güldürür
ya gülene ne demeli bir öldürür küstürür
yanar tebessüm çizik yüzünde izi kalır döner hüzüne
yine başa döner tebessüm umudun bittiği zaman...
Gidene sormuşlar... Bu gidiş neden? Giden önce ilk adımı attım, dur diyen var mı diye!
Sonraki adımı attım, bakan var mı diye! Sonraki adımda, gelen var mı diye! daha sonraki adımı attım. Baktım gelen yok... Anladım ki beni benimle terk edecek kadar kimse sevmemiş. o yüzden hala tek gidiyorum...
Bir yamaçta koca dağ dağın kimi gül bahçesi kimi çayır
ya gelen otlar doyar gider koyun misali
kimide gelir gülleri koklar gider
bu dağda kalıp ömrünü sonuna kadar kalmak isteyen bulunamadı!
Yine bam teline dokundum gecenin bir başka karalı
dilimden düşmeyen bir mırıltı kıskanırcasına
sözlerim yaralıyor geceyi sanki bitsin
bu ızdırab aralansın gün diye bekler
uğultularını üzerime sürmekten korkar şimdi
bilir ki dayanılmaz olur gözyaşlarım
derin denize döner yansıtır ay parıltılarını
korkar. Hüznüm de boğulmaktan. Acele eder gibi
güne seslenir yeter gel kurtar gel der gibi
zennehar yılmaz
09.05.2012 23:45:56
ZENNO: bir söz söyle sana satırlar dökeyim bir ses ver sana türküler söyleyeyim, bir tebessüm et seni kahkahayla bekleyeyim
ZENNO: demlerim seni ada çayım gibi yudumlarım gıdım, gıdım şekeri sen olursun mühür gözlüm, sar saçlarına dola sallandır beni her tene değdiğimde bin edayla okşarım seni
ZENNO: ruhumu toprak bildim ektim seni lale sümbül
gözlerimde saklamışım kederi uyutmuşum geceleri kalemimde sükûnet seni, seni hecelerim
ZÜBEYDE: lale sümbül diyince bir ara lale yetiştirecektik hatırladın mı :) ?
Şiirsel özüm
ZENNO: ben ektimdi saksıya yeşerdi ama çiçek açmadılar
Senin dokunuşunu beklediler tek teni kabul etmediler
Sevgi yüreklerinin birleşimine hasretlermiş
Gül yüzlü meleklerden koku isterlermiş
Beni beğendiler ama seni daha çok özlerlermiş
ZENNO: dün pencereden bakıyordum bir bayan geçiyor saçını senin gibi yapmış inan içim gitti çok özledim şuradan geçse bas, bas bağırsam aşkım diye içimden geçti
ZÜBEYDE: iki gün önce
Çarsıda geziyoruz
Yiğit yanımda
Bir kadın geçiyor anne bak zenno teyzem dedi
Aslında kadın benzemiyor bile
Ama boylu poslu ya
O bile iç geçiriyor demek ki
Çocuklar aramıyor diyoruz ama
Onlar bile özlemiş belli
ZÜBEYDE: senii yerimmmmmmmmmmmmm
eşşekkkk
Ağlarım bak hee
ZENNO: aşkım tutamıyom ne bilim çok özledim
Ben ağlıyom bile
ZÜBEYDE VE ZENNO
bu dostluğun en sıcak resmidir
Kız ben sana dostça
Kız ben sana Lazca
Ben sana arkadaşça
Kız sana milyonlarca
Sevgilerle sevdalıyım
Bir çiçeğe bir böceğe
Kucakta nazlı bebeğe
Hem yıldıza hem de aya
Yüceler yücesi Mevlana
Kalbimde açan sevdaya
Kız sana milyonlarca
Sevgilerle sevdalıyım
Bir anneye bir babaya
Gönlümde yatan Mevla ya
Edilen bütün dua ya
Kız sana milyonlarca
Sevgilerle sevdalıyım
Kalbi pas tutanları
Nice gönül yakanları
Gözleri ağlatanları
Kız sana milyonlarca
Sevgilerle sevdalıyım
Ey deli gönül benden aman dilenme
Benim dert çekmeye dermanımı var
Kötü kula gönül verip sevda dilenme
Sanma ki beni seven bir sevdiğim var
Fayda gelmez yüreği yaralıdan
Doktor değil yar gelsin der ardından
Geldiği uçurum kenarından can değil
Sevdam kopsun gitsin yanan bağrımdan
Acı çekmemeye tek çare sevmemek
Sevmek demek dünya yükü yüklenmek
Ölümden sonra değil mi dirilmek
Sevdan gitse umut gelse yüzün gülse ne çare
Çöller aşıp serap görürüm diye sanma
Her çölde kuruyan serap yağmuruyla ıslanmaz
Yüreğine dur de sevgiden yanandan aman dilenmez
Bir umutla bir kurşunu seç ölümün karanlığında
Destan olsun sözlerim yazılarım
Acı verir güldürür gözleri bazıları
Suya gider susuz gelir izi kalanların
Kalbi olan kulun sevdadır tek pınarı
Gözünde yaş dolu ağlar seyreder duvarları
Hırçın olur terk edilişte kalp atışları




-
Mustafa Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
Tüm Yorumlarsayın zennehar hanım
geçmişten günümüze giresunlu şairler Antoloji adlı eserimizin son aşamasındayız. Eğer Giresunlu iseniz 1 adet resim,5 adet şiir, ile 5 satırırı geçmemek üzere zgeçmişinizi ([email protected])
adresine atarsanız. antolojide yer almış olursunuz.
Musta ...
Yüreğine darbeler değil, kalbimi vurayım. senin sevgine layık değil, karşılığında sunulayım her zerrede aşk, her aşkta sen varsın. kanda canda cansız bedene can veren ruhsun senı oylesı sevdim ki ölüm bile bana acı değil en büyük hediyedir sevdiğimsin can damarım sın ruhumsun kalbimden akan bir nehi ...
gerçekler. biz nasıl bir yapıya sahibizki gerçeklere göz kapayıp hayali büyütüp yaşıyoruz sonrada kırılınca yıkıma uğruyoruz. sevgiyi bile kat kat artırmak yerine karşımızdaki hata yapsada diyecek söz hakkımız olsun diyerek pusuda bekliyoruz. yaradan kadar kudretli olamasakta hatalarımızı örtmesini ...