Yüreğimde gözlediğim özlemim
Sözlerimde dillendirdiğim sevgin
Gözlerimde düşlerimin izleri
Silinmiyor yar olmadan yanımda
Sevgi ektim nefret biçtim bağrımda..
Meyvesiz kaldı ağaçlar kapımda
Hainlere değer biçilmez bilmedim
Yılarlımı hayallerime kefil ettim
Umudu sabrı seninle bir tükettim
Özlemeyen özlenmezmiş bilmedim.
Dağlanmış gözlerim Sevgiyle aşkla
Kurumaz gözyaşım ayrılıkla olan savaşla
Aşka aşkla karşılık beklenmezmiş bilmedim
Beklediğim aşk değildi çok geç öğrendim
Şimdi adımlarım dünden kıdemli
Bilirim giden dönmez ki artık geri,
Sevdalığa tövbe ettim edeli
Kaybım değil kazancım oldu benim
Duvarları kır aydınlık gelsin ömrüne
Aşk sevdası değil dost eli değsin yanan gönlüne
Dosttan gelen yüz güldürür
Aşktan gelen kalp öldürür görürsün
Aldığım kıdemle dimdik yürürüm
Gözümden yaş değil gülücükler dökülsün
Sen gidene değil giden pişmanlığıyla dövünsün
Can canını dinle gönül sende mutlu olursun….
Belki bir gün birleşir ellerimiz
Sakın korkma haykır içinde,
Saklı kalanları…
Gözlerin değerse gözlerime
Dökmekten korkma içine
Canından geçmeye hazır bu beden
Sen hala uzak diyarlardasın
Gel dedikçe mesafeler çoğalıyor
Yüreğim sensizliğin cehennemi
Mavisi alınmış gökyüzünün
Her yanım kara duman
Bir düşte sen kursan
Şimdi düşlerde buluşsak
Verim vermez susuz toprağım
Soluk kaldı dalım yaprağım
Uykular küs boş bekler yatağım
Yastığım kokunu kaybetti sen kokmuyor
Artık martılarda uğramaz limanıma
Selamını kondurmuyor dudağıma
Kokunu kaybediyor mesafelerde
Rüzgârlar koklar seni benim yerime
Rüzgâra mı sitem etmeli
Yoksa martının geç kalışına mı?
Bilinçsizce çoğalıyor
Özlem hasret acı ayrılık fayda vermiyor
Geceler yine siyaha büründü
Gecelerde haykırışlar uğultulu
Duyulmuyor nefes alışlarım
Kilitli kapıların sürgüsü
Ben yine mahküm sen hakim
Yine zindanlarda ağarır saçlarım
Gidişler yokuşlar bayırlar yordu
Karanlık ömürlerimizi…
Dönmüyor gecelerin kara hüsranları sabahlamıyor yorgun yıldızlarım
İçime yağmur gibi akıttığım vasıfsız cümleler sözlerim var
Değmiyorum düğüm, düğüm nefes alışlarım boğulur gibiyim
Kalmıyor kanattığım yaramda kabuklar tırmalar gibi damlıyor her dem
Bocalıyorum yine karartıları üzerime çektikçe
Bırakıyorum süzülen yıldızlara hayalleri birer, birer
Sallıyorum saçlarımı tel, tel kopup savursun kokumu rüzgârlara
Varmak değil varlıkta yokluk aramak boşalırcasına sağanak gibi, boran gibi
Periler görürdüm rüyalarımda ellerinde sihirli değnekler olan
Değdirmesini istedikçe üzerimdeki sihirleri çeker benden
Ağlamaklı uyandığım rüyaları şikâyet ediyorum şimdi kararan gecelere
Bağlıyorum güzellikleri yama, yama yeşeren her fidan çimen çiçek ağaçlarına…
Gözlerimde ne nem kaldı nede sitem
Belki düne dönerim sanmıştım hayal imiş
Acım tazeymiş kanıyormuş hala
Unutup adım atarım sandım
Ama ne çare ki dizlerimin dermanı yitik kayıp
Aptallık beklide saçmalıkmış geriye adım atmak
Mahkûmiyetimin kabul ilanını imzaladın
Sormasan da halimi
Anlayıp dinlemeyişine yoktur sitem gözyaşım
Yorgunum be gardaş
Kaldıracak ağırlık yok omuzlarımda
Çökük yüreğim doğrulmaz eğrilişlerde
Yok, olmak kayıp kalmak daha anlamlıymış
Mazide bir gonca olmak varmış
Bu günde solan bir gül değil
Eyvallah diyor atılan ok geri dönmüyor Yayına
Saplandığı yeri yakıp kapanmaz yaralar açıyor be gardaş
Ne demeli niçin söylenmeli mutluyum cümleleri
Jilet kesiği attım geri adımlarıma
Nasıl acıtır bilir misin hiç izi kaldı mı sendede gardaş
Çok acı veriyor içimi kanatıyor kaybolmuyor yok olmuyor
Ne dünüm bu günden razı bu günde de dünden değil
Bu fani dünyanın çemberinde dönüp tükenmekteyim be gardaş….
Hüzünler kaşlarımın gülüşüne engel
Hüzünler kalbimin atışına engel
Hüzünler yarının doğuşuna manidar
Boğarcasına boynuma dolanan ah şu hüzün
Özlemler çoğaldıkça ağlatan
Özlemler mesafelerle uzayan
Özlemler gözlerime çizik, çizik iz bırakan
Bu denli ruhumu yaşlandıran ah şu özlemler
Korkular sardıkça ürpertilerle uyanışlarım
Korkular kimsesizliğin feryadı
Korkular sevgiden kopup gitmek gibi
Kâbus gibi gece üstüme çöken ah şu korkular
Vedalar ardına bıraktıklarına bakmadan giden
Vedalar her gece koynuma doladığım
Vedalar her güne doğan günümü boğan
Beni sen yapan içimi yakan ah şu vedalar
Umutlar kararsa da dünya ışık tutan
Umutlar düştüğüm yerden tutup kaldıran
Umutlar ölüme kadar son bulmayan
Yıldızlı gece gibi bir yıldız kayar diğeri doğar işte umutlar
Gez görsen de dünyayı
Ne garip insanlar var
Sevdalı yüreklerde
Dertten büyük kahır var
Kuzu saldım çayıra
Yedi lahanaları
Uşağa gönül verdim
Kilitler kapıları
Esme dalım kırılır
Kalbim narin incedir
Gözüme yaş konmasın
Sözün kötü olmasın
İçime şerbet döksen
İçim kuru kalmasın
Yağmurum ıslak olsun
Karda kalksın ayazın
Çatıya çaktım çivi
Çatı başa vurmasın
Sevdalık etmiş idim
Yaşım küçük tutmasın
Yarım kaldı yine soluğum tükeniş deyim
Özleyişler tek hazinem sakladığım mahzenin de
Kararan geceler gündüzüme çarşaf olurken
Söyle kader nasıl gülecek bu yüzüm
Özlemek; Ansızın gidişlerin miras bıraktıklarından başka bir şey değil.
Ağlıyor yine gözlerim boşluklara
Damlalarında idamlar var mahkûmlar var
İçimi acıtan çaresiz çarelerim mi var
Kurduğum hayalleri siteme kefen yapıp gömenim var
Yıkılır dünya sanki üstüme ben küstüm candan dostuma
Ne geldiyse felek verdi başıma
Dağıma kar olan sevgiye küstüm
Seyirsiz kaldı baktı kaderim sevene gidene yine küstüğüm
Bedenim canını sende bulmuştu ya hani oda yalan çıktı
Küstüğüm yüreğim sancı içinde gözlerim ağlıyor dağlar biçimde
Yürüdüğüm yollar pranga biçimde ayağıma dolanan yola küskünüm
Dev oldu karınca engel yoluma sevgiye su dökme çürür dalımda
Nerden çıktıysam birden karşına sevdiğim güne aya küskünüm
Yemeğim sevdaymış şimdi karnım aç kapılar kapalı çatılar ayaz
Yağmurlar değdiği yerleri yakar açılan yaraya merheme küskünüm
Duymuyor sesimi yücedir dağlar
Akıtır gözlerim denizler çağlar
Yoluna döktüğüm güllerim solar
Ben benden beni alana küskünüm…




-
Mustafa Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
Tüm Yorumlarsayın zennehar hanım
geçmişten günümüze giresunlu şairler Antoloji adlı eserimizin son aşamasındayız. Eğer Giresunlu iseniz 1 adet resim,5 adet şiir, ile 5 satırırı geçmemek üzere zgeçmişinizi ([email protected])
adresine atarsanız. antolojide yer almış olursunuz.
Musta ...
Yüreğine darbeler değil, kalbimi vurayım. senin sevgine layık değil, karşılığında sunulayım her zerrede aşk, her aşkta sen varsın. kanda canda cansız bedene can veren ruhsun senı oylesı sevdim ki ölüm bile bana acı değil en büyük hediyedir sevdiğimsin can damarım sın ruhumsun kalbimden akan bir nehi ...
gerçekler. biz nasıl bir yapıya sahibizki gerçeklere göz kapayıp hayali büyütüp yaşıyoruz sonrada kırılınca yıkıma uğruyoruz. sevgiyi bile kat kat artırmak yerine karşımızdaki hata yapsada diyecek söz hakkımız olsun diyerek pusuda bekliyoruz. yaradan kadar kudretli olamasakta hatalarımızı örtmesini ...